DOLAR 5,7482
EURO 6,3861
ALTIN 273,2
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

BAHÇELİ’DEN TARİHE DÜŞÜLEN NOT–1

BAHÇELİ’DEN TARİHE DÜŞÜLEN NOT–1
01.12.2019
3.323
A+
A-

Hafta içinde önemli birkaç siyasi olay ve açıklamanın yapıldığına şahit olduk.

CHP’de yaşanan Kemal Kılıçdaroğlu ve Muharrem İnce ile gazeteciler Rahmi Turan ve Talat Atilla’nın başrollerini paylaştığı, “yatçı CHP çetesi”nin karakter rollerinde olduğu, yandaş birkaç eski vekil CHPli ve yandaş gazetecinin de figüranlığını yaptığı skandal artık hepimizi baydığı için onu yok farz ederek diğer gelişmelere birlikte göz atalım.

Türk kamuoyu, günümüzde Türk Milliyetçiliği düşüncesinin en güçlü temsilcisi MHP’deki sevindirici gelişmelere odaklanmıştır.

Söz konusu dikkat kesilmenin nedeni, Sayın Bahçeli’nin büyük oranda sağlığına kavuşmuş olmasıdır.

Bu memnuniyet verici gelişme sonrası Türkgün Gazetesinde yayınlanan, aynı gazetenin genel yayın yönetmeni ve başyazarı olan tecrübeli gazeteci Orhan Karataş’a Bahçelinin verdiği manifesto kıymetindeki röportaj gündemin birinci sırasına yerleşti.

Milliyetçi Hareketin Bilge Liderinin art arda 4 gün süreyle yayınlanan açıklamaları taraflı tarafsız tüm çevrelerde dikkatle takip edildi.

Bu röportajın her cümlesi siyasi çevrelerde didik didik edilerek değerlendirmeye tabi tutulmuş, tartışmaların ana unsuru olarak ele alınmıştır.

Öncelikle böylesine tarihi bir görüşmeyi, çağa ışık tutacak, gelecek tasavvurlarını da bünyesinde barındıran röportajı, başarıyla gerçekleştiren değerli gazeteci Orhan Karataş, ortaya koyduğu çok özel çalışma için tebrik ve alkışı hak etmektedir.

Söz konusu açıklamaların her gün farklı başlıklarla tasnif edilmiş olması, değerlendirilmesinde içsel bütünlük imkanı da yaratmaktadır.

CHP’ye Atatürk’ün ahı tuttu” başlığıyla yayınlanan bölümde Orhan Karataş’ın röportaj talebinin henüz nekahet döneminde olmasına rağmen Bahçeli tarafından kabul edilmiş olmasının son derece ayrıcalıklı bir imkan olarak değerlendirildiğine şahit olmaktayız.

Karataş’ın sahip olduğu birikimle Devlet beyin açıklamalarının büyük yankı uyandıracağını öngördüğü okuyucuyla paylaşılmaktadır.

Bu giriş sonrası ilk mesajların Lider Bahçeli’nin sağlığı üzerinden MHP’de “yarın mühendisliği” peşinde koşanlara verilen cevaplar yer almaktadır.

Özellikle Karataş’ın “Tedaviniz sürerken siyasi gelişmelerle ilgili değerlendirmelerinizde gördüğümüz kadarıyla bir aksama olmadı.” soru yollu tespitine,

Sayın Bahçeli’nin Niye olsun ki, hafızamız yerinde, muhayyilemiz çalışıyor. Muhakememiz faal. Mukavemetimiz faaliyette. Kaldı ki, hayat normal akışı içinde. Elbette bütün olay ve sıcak gelişmeleri yakından takip ettim. Yeri geldiğinde görüş ve kanaatlerimi milletimizle paylaştım.” şeklindeki karşılığı Türkiye’nin aktüel sorunlarındaki hakimiyetini açıklamaya yetecek hüviyettedir.

Sayın Bahçeli’nin “İnsan doğar, büyür, vakti-saati geldiğinde de Hakk’a yürür. Bu manevi nizamdan muaf hiçbir insan yoktur. Bizler imanlı insanlarız. Ömrü veren Allah’tır, alacak olan da Allah’tır. Gerisi boş tantanadır.” ilahi iradeye tam bir teslimiyetle söylediği cümleleri, O’nun kamuoyu tarafından pek bilinmeyen, Müslüman-Türk inanç sistemi olan Anadolu İslam anlayışını ne kadar benimsediğini göstermektedir.

İlk günün ikinci bölümünde, bu içe dönük mesajların ardından Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP konusu ele alınmış.

Türk Milletinin büyük çoğunluğu tarafından önemle dikkate alınan Bahçeli’nin değerlendirmeleri Cumhuriyeti kurduğunu iddia eden bir partide yaşanan büyük savrulmayı gözler önüne sermektedir.

Devlet Bahçeli’nin Kılıçdaroğlu değerlendirmesi yaparken

Düşünebiliyor musunuz, Türkiye’de can ve mal güvenliğinin olmadığını söylüyor.

Bu Kılıçdaroğlu kime hizmet ediyor? Kimlerin hesabına çalışıyor?

Dünyanın hangi demokratik ve medeni ülkesinde devletini/ülkesini karalayan, kundaklayan ve hassasiyetlerini kurcalayan bir muhalefet anlayışı vardır?

İşi gücü, yalan dolan.” şeklinde sarf ettiği sözler çok dikkat çekicidir.

Bahçeli, CHP ve Genel Başkanı üzerine yaptığı değerlendirmelerin devamında ise HDP ile dolaysıyla da PKK ile ilişkisine temas ederek, FETÖ yandaşlığı ve ABD’nin bölge politikalarının destekçisi olduğuna temas etmektedir.

Netice itibariyle Kılıçdaroğlu’nun iktidara kavuşmak için ihanete varan davranışlar içinde olduğu tespitini açıklıkla yapmaktadır.

Dilinin kemiği, boğazının düğümü olmayan CHP liderinin değişik tarihlerdeki “Terörle mücadeleye köstek olan, itiraz eden, devamlı engel çıkaran kendisidir. Fırat Kalkanı Harekâtı başlar, ne işimiz var bataklıkta der.

Zeytindalı Harekâtı başlar,

Sakın Afrin merkeze girmeyin’ diye seslenir.

Barış Pınarı Harekâtı’na karar verilir,

İçim yana yana destek oluyorum’ diye sitem ve şikayet eder.

YPG dersiniz, ‘Bize mi saldıracaklar’ diye çıkışır.

Hendek kazan teröristlerden bahsedilir,

Ne hendeği’ diyerek şaibeli tavır gösterir.

Teröre bulaşmış, terör örgütüyle emel ve eylem birliği yapmış HDP’li belediye başkanları görevlerinden uzaklaştırılır, darbe çığırtkanlığı yapar.” beyanlarına dikkat çekmektedir.

Bilge lider, Kılıçdaroğlu’nun içinde bulunduğu ve sürdürdüğü siyasi anlayışı Türkiye için tehdit oluşturan “Milli Güvenlik Sorunu” olarak itham etmektedir.

Bu bölümde MHP lideri son olarak Kılıçdaroğlu’nun geldiği gibi gideceği ve CHP de yarılmalar olacağını öngördüğünü Karataş ile paylaşmaktadır.

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.