DOLAR 5,9559
EURO 6,6553
ALTIN 289,3
BIST 113.684
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 8°C
Yağışlı

BACA FİLTRESİ VE ELEKTRİK DOSYASI

BACA FİLTRESİ VE ELEKTRİK DOSYASI
08.12.2019
3.376
A+
A-

Geçtiğimiz günlerde TBMM’de çok sayıda düzenlemenin yanı sıra Termik Santrallerin Filtre olmadan çalıştırılmasına izin veren yasa AK Partili 203 ve MHP’li 14 milletvekilinin evet oylarıyla kabul edilmişti.

 

İçinde başka düzenlemelerinde bulunduğu torba yasanın diğer maddeleri göz ardı edilerek getirilmek istenen Termik Santrallerle ilgili düzenleme, kamuoyunda büyük tepki çekmesi sonrası, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Erdoğan tarafından veto edilerek Meclise iade edilmişti.

 

Erdoğan tarafından yeni hükümet sistemi döneminde ilk defa tesis edilen veto işlemi, birçok bakımdan siyasi çevrelerde ve halk nezdinde tartışmayı da beraberinde getirmiş ve hali hazırda da bu tartışma bazı belirsizlikler nedeniyle de devam etmektedir.

 

Tartışmaların merkezinde, 7 yıl süre verilmiş olduğu halde baca filtresini takmayan 2’si kamu’ya(EÜAŞ), 13’ü özel sektöre ait Termik Santrallere “baca filtresi” takma ve “baca gazı kükürt giderme ünitesi” yapmak için iki buçuk yıl daha ek süre verilmesi vardır.

Diğer bir tartışma konusu ise çoğunluk partisi genel başkanı olmasına rağmen söz konusu düzenlemeden Sayın Erdoğan’ın önceden nasıl olur da haber ve onayının olmadığıdır.

 

Tartışmalara konu santral isimleri ve bulunduğu iller aşağıda sıralanmıştır.

  1. Çanakkale / 18 Mart Çanakkale Termik Santrali
  2. Şırnak / Silopi Elektrik Termik Santrali
  3. Kahramanmaraş / Afşin Elbistan A Termik Santrali
  4. Karabük / Kardemir Karabük Demir Çelik Termik Santrali
  5. Kütahya / Tunçbilek Termik Santrali
  6. Kütahya / Seyitömer Termik Santrali
  7. Manisa / Soma A Termik Santrali
  8. Manisa / Soma B Termik Santrali
  9. Sivas / Kangal Termik Santrali (1. ve 2. üniteler)
  10. Zonguldak / Çatalağzı Termik Santrali
  11. Ankara / Çayırhan Termik Santrali
  12. Muğla / Yeniköy Termik Santrali
  13. Muğla / Kemerköy Termik Santrali
  14. Bursa / Orhaneli Termik Santrali
  15. Kahramanmaraş / Afşin Elbistan B Termik Santrali
  16. Muğla / Yatağan Termik Santrali

Tartışmayı alevlendiren ise yukarıda adı geçen santrallerin bulunduğu illerdeki hava kirliliğinin Türkiye’nin Hava Kirliliği Haritasında en üst seviyede alarm vermesidir.

Buna göre en çok Termik santralin bulunduğu Kahramanmaraş hava kirliliği bakımından birinci, Manisa ise Mersin ilimizin ardından üçüncü sırada yer almaktadır.

Kömür yakarak elektrik üreten termik santrallerin hava kirliliğinin yarattığı tehlike, toplum ve insan sağlığı üzerinde göz ardı edilemeyecek kadar büyüktür.

Yapılan bir araştırmaya göre Türkiye’de 2017 yılında hava kirliliği trafik kazalarından 7 kat fazla can aldı.             Aynı yıl hava kirliliği Dünya Sağlık Örgütü’nün tavsiye ettiği en yüksek değerlerde tutulabilseydi Ülkemizde yaşanan ölümlerin tahmini yüzde 13’ü önlenebilecekti.

Genel hava kirliliği konusunda dikkat çekici bir çalışmaya göre ise son üç yıldır hava kalitesi açısından hiçbir düzelmenin yaşanmadığı 16 ilimiz adları ise Afyon, Ankara, Burdur, Bursa, Çorum, Denizli, Erzincan, Mersin, Kahramanmaraş, Manisa, Mardin, Muğla, Niğde, Osmaniye, Sakarya ve Sivas.

Netice olarak, Kömürlü Termik Santrallerin 2.5 yıl daha baca gazı arıtma yatırımlarını yapmaması halinde ortaya çıkacak tablonun vahim olacağını belirten uzmanlar, 2022’ye kadar binlerce erken ölüme, 1 milyon gün iş gücü kaybına, 7 milyon günden fazla hastalık iznine ve çocuklarda 17 binden fazla bronşit vakasına sebep olacağını öngörmektedir.

 

Gelelim termik santrallerin toplum sağlığımız üzerindeki olumsuz etkisini tamamen ortadan kaldırmasa bile en az seviyeye indirecek olan Baca Gazı Filtre ve Arıtma Tesislerinin durumuna.

 

Kamuoyumuzda konunun doğru anlaşılması için bazı yanlış anlamaların giderilmesine ve problemin boyutlarının belirlenmesine ihtiyaç olduğu görülmektedir.

Öncelikli konumuzun kömür kullanan termik santraller olduğunu dikkate alırsak tartışmada geçen terim ve isimlerin tanımlanması faydalı olacaktır.

 

Elektrik üretimi için kullanılan Hidroelektrik, Nükleer ve Termik olmak üzere üç tip santral vardır.

Termik Santraller; Petrol, kömür ve fosil yakıt kökenli gazların yakılmasıyla ortaya çıkan enerjiyi elektrik enerjisine dönüştüren ünitelerdir.

 

Türkiye’de üretilen elektriğin yaklaşık %22’si kömürle çalışan Termik Santrallerde üretilmektedir.

Ülkemizin toplam dış ticaret açığındaki en büyük kalemin enerji üretiminde kullanılan girdiler olduğu dikkate alınırsa bu orandaki bir katkının hiçte göz ardı edilemeyecek bir tutar olduğu aşikardır.

 

Yapım safhasında olanların dışında Ülkemizde henüz elektrik üretmekte olan Nükleer Santral yoktur.

Mevcut elektrik üretim kapasitemizin yaklaşık %32’si Hidroelektrik santrallerden kaynaklanmaktadır.

Termik Santrallerin toplam kurulu gücü ise %68dir.

Yani, Ülkemizin enerji ihtiyacının neredeyse yarısı (%44) ithal petrol ve gazlardan elde edilmektedir

 

Türkiye’nin elektrik üretimi için ithalat giderleri ortalama 45 Milyar Amerikan Doları seviyesinde olup, dış ticaret açığımızın yıllara göre değişmekle birlikte neredeyse yüzde seksen-doksanına tekabül etmektedir.

 

Günümüz toplumlarının vazgeçilmezlerinin başında yer alan enerji kaynakları en az 150 yıldır dünyanın yaşamakta olduğu kargaşanın da birinci nedenidir.

 

Bu genel çerçeve içinde Kömüre Dayalı Termik Santral konusuna dönecek olursak, 2000 yılına kadar kamu kurumları eliyle kurulup işletilen bu santrallerde ilk özelleştirme uygulaması işletme hakkı devri suretiyle Çayırhan Termik Santralinde Ciner Holding’e yapılmıştır.

 

AK Parti iktidar döneminde işletme devri usulünden vazgeçilmiş, doğrudan mülkiyet devri tercih edilmiştir.

17.06.2013 tarihinden itibaren 2015 yılına kadar toplam 35 üniteden oluşan Kömüre Dayalı Termik Santral en fazla Çelikler Holdinge olmak üzere 6 şirkete özelleştirilerek satılmıştır.

Satışlar, Amerikan Doları üzerinden yapılırken üretilen elektriğin yine aynı para birimiyle Devlet tarafından satın alımı garantisiyle yapılmıştır.

 

Mevcut santrallerin ekonomik boyutu böyle olmakla birlikte çevre ilişkisi de anlaşmalarla düzenlenmiştir.

Hali hazırda kamu tarafından yapılıp özelleştirmesi gerçekleştirilmiş olan santrallerin mevcut Baca Gazı Arıtma Tesislerinin tamamı ya satış öncesi ya da satış sonrası devlet tarafından yapılarak şirketlere teslim edilmiştir.

 

TERMİK SANTALLARIN ÇEVRE İLİŞKİSİ

 

Bu santrallerde kullanılan kömürün büyük kısmı düşük kalorili linyitler olmak üzere yarısı yerli kaynaklardan, diğer yarısı ithal edilerek temin edilmektedir.

Başka bir deyişle tükettiğimiz elektriğin beşte biri kömürden elde edilmektedir.

Kömürdeki mevcut kimyasal enerjiyi açığa çıkarıp elektrik elde edilen Termik Santrallerde tüm çevreye ve insan sağlığına zarar veren parçacıklar ve gazlar açığa çıkmaktadır.

Baca gazında katı parçacıklarla birlikte zehirli çeşitli kimyasal bileşiklerde mevcuttur.

Gerek tozlar gerekse gazlar tüm tabiata ve solunması halinde de canlılarda ölümcül hastalıklara neden olmaktadır.

Bu istenmeyen durumun, halk arasında Baca Filtresi olarak bilinen tesis ve teçhizatın kullanımı sayesinde asgari seviyeye indirilmesi zorunluluğu vardır.

 

Baca Filtresi denilince akla sıradan basit bir filtre gelmemelidir.

Termik Santrallerde Baca Gazı Filtreleri ortalama bir Ünite için en az 20 Milyon Amerikan Doları maliyetle kurulabilen tesislerdir.

Bu tesisler, Elektrostatik toz filtreleri ve Baca Gazı Kükürt Arıtma(Desülfürüzasyon) Ünitesi olmak üzere iki bölümden oluşur.

Elektrostatik fitlerlerin maliyeti birkaç yüz bin dolar olmasına rağmen Kükürdün havaya atılmadan tutulup elde üretildiği Desülfürizasyon Ünitelerinin maliyeti milyonlarca dolar ve kurulum süresi en iyi şartlarda

3 yıldır.

 

Ne yazık ki Termik Santral sahibi olan 6 şirketten hiç biri henüz Baca Gazı Kükürt Arıtma Tesisi yapmamıştır!

 

Bundan da daha vahim olanı ise hiçbir bakan, bürokrat veya devlet görevlisi de yapımı en az 3 yıl sürecek olan milyonlarca dolar harcamayı gerektiren tesislerin yapımı için gözünü para hırsı bürümüş patronları ikaz edip zorlamamış olmasıdır.

 

Türk Milletine ait tesisleri genellikle kredilerle sahip olanlar, çevreye ve insan sağlığına hiçbir yatırım yapmadan vahşice para kazanmayı tercih etmişlerdir.

 

NE YAPILMALIDIR

Kamu vicdanının tatmin edilmesi için bu noktada yapılması gereken, sahip oldukları sürede elde ettikleri kar tutarında şirketleri cezalandırıp, söz konusu Termik Santrallere el koyma ve devlet adına görev yapan en küçüğünden en büyüğüne sorumluların cezalandırılması için TBMM tarafından konunun araştırılmasıdır.

 

Araştırmanın sonuçlarına göre de sorumluların cezalandırılmak üzere adalete teslim edilmesi giden canları, kaybedilen doğal varlıklarımızı geri getirmese bile milletimizin devlet kurumlarına olan saygı ve güveni yeniden kazanmasını sağlayacaktır. 

 

Ahmey Orhan

 

 

 

 

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.