DOLAR 5,8881
EURO 6,4983
ALTIN 280,5
BIST 94.962
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Aydınlar çetesi,Genel kurmayda toplanacakmı?

08.08.2009
156
A+
A-

Başlıktaki konuya geçmeden, kafamı kurcalayan, sizin de kafanızı en azından karıncalandırmasını umduğum bir meseleye değineceğim, müsaadenizle.
Evet, elbette “Milli irade her şeyin üstündedir ve egemenlik kayıtsız şartsız Milletindir.” Buna yürekten bağlıyız.
Ve fakat beri tarafta da “Milletten aldıkları yetkiyi müstevlilerin emellerine kullananlar…” meselesi ne olacak?
“.. Tüm tersanelerine girilmiş, Millet harap ve bitap düşmüş,… İktidardakiler gaflet hatta hıyanet içerisinde …” durumu varsa o zaman ne olacak?
Böyle bir durumda da yine “Milli irade, Demokrasi…” filan mı diyeceğiz?
Aslında bu soruların cevabını bilmediğimden yazıyor değilim. Sadece bilmeyenler varsa, üzerinde biraz kafa yorsunlar diye yazmaktayım.
Bakınız, memleketin halini size birkaç cümlede özetleyeyim.. de… Hem cevabı bulmanıza yardımcı olsun, hem de yazımızı başlıkla uyumlu hale getirmiş olalım.
Başbakanlık bünyesinde kendilerine aydınlar denen malum zevattan oluşan bir Azınlıklar Komitesi kurulmuştu. Hem Türk devletinden maaş alıp Türk devletinin Başbakanlık konutunu kullandılar, hem de PKK’nın bile cesaret edemediği “Çözüm önerileri” sıraladılar.
Aslında bunlar size çok garip gelebilir. Fakat benim hiç garibime gitmiyor. Çünkü 2002’den beri iktidarda “Ne mutlu Türküm diyene” ifadesinden rahatsız olanlar var.
O yüzden 2002’den beri yapılanları gayet normal karşılıyorum.
Benim asıl merak ettiğim şu.
Çankaya’da, Başbakanlıkta, Polis akademisinde, Dışişleri bakanlığında, İçişleri bakanlığında… PKK çetesinin mensupları da, onların gazete köşelerindeki dolma kalemleri de toplanıp “Devletin parçalanması gerektiğini” demokratik haklarını kullanarak dile getirdiler.
Acaba diyorum, Bu Aydınlar Çetesi, bu demokratik toplantılarını “Genel Kurmay Başkanlığı karargâhında” ne zaman yapacaklar?
Polis akademisindeki toplantılarında aldıkları kararları İçişleri Bakanı not alıp sekreterlik yaptığına göre, Genel Kurmay Başkanlığındaki toplantılarında da sekreterliği…
La havle…
Neyse, olur mu olur. Malum, Asker, sivilin emrinde ya. Sivil kimin emrinde, onu da siz biliyorsunuz.
2002’den önce kim inanırdı ki, PKK’lılar Polis Akademisi gibi pek çok şehidi olan kutlu bir kurumda toplanıp bölücü taleplerini dile getirebileceklerini?
Acaba diyorum, biz PKK’ya karşı yenildik de, haberimiz mi yok?
Özet olarak, Milli irade’ye eyvallah… da… “.. gaflet ve hatta hıyanet mevzusu bir hakikat” ise eğer… o zaman ne olacak?
Merakımı bir kez daha yazayım da arada kaynamasın.
Aydınlar Çetesi, Genel Kurmay binalarında da toplantı yapacaklar mı?
Polis Akademisinin muadili Harp Okulu galiba, ne dersiniz?
“Genç Türkler, Polis akademisinde yapılandan rahatsız olmadılarsa, Harp okulunda yapılacak olandan da rahatsız olmazlar, herhalde?”
Not; Devlete diz çöktürme provası, malum, AKP genel başkanı ile PKK’lılar arasındaki toplantıyla geçen günlerde yapıldı. Yaptığının ne büyük bir gaflet olduğunun farkında ki, Başbakan sıfatıyla değil Genel Başkan sıfatıyla görüştüğünü ısrarla vurguluyor. Bence kendini çok yorma, ötekiler de zaten TBMM’nin yeminine sadık şerefli birer üyesi olarak değil, İmralı’daki alçağın köpekleri sıfatını taşıyorlardı.
Herkes gerçek sıfatında, mesele yok yani.

 

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.