Atatürk bu CHP’ye kaldıysa, vay hâlimize

03.06.2021
A+
A-

Cumhur İttifakı’na fitne sokmak için akla hayale gelmeyecek yöntemlere başvuranlar, Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e tahammülsüzlük gösterilmesini de ganimet bildiler. MHP’yi Cumhuriyet’imizin kurucusuna yapılan haksızlık ve hakaretlere sessiz kalmakla suçladı, bunun üzerinden karalama yapmak için seferber oldular. Özellikle sosyal medyadan kelimenin tam anlamıyla bir linç kampanyası başlatıldı. İşin dramatik tarafı, zilletin malum unsurlarının da kendi zavallı hâllerine bakmadan bu fitne çabasına büyük bir gayretle destek vermesiydi.

CHP VE YANCILARININ KEPAZELİĞİ

Öncelikle şunu belirtelim, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sahip çıkmak eğer bugünkü CHP zihniyetine ve ucu karanlık İP’e kaldıysa, vay hâlimize. CHP’nin, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet’in varlığının ve devamının önündeki en büyük tehdit hâline geldiğini, akıl ve izan sahibi herkes kabul edecektir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ni yıkmak ve bir terör devleti kurmak için eline silah alıp dağa çıkan hainlerle açık iş birliği yapan bizzat CHP’dir. Atatürk Türkiye’sinin en büyük düşmanı terörist Demirtaş’a ağıtlar yakıp niye hapishanede olduğunu sorgulamak, sonra da dönüp Atatürk’ten bahsetmek eğer bir şaşkınlık değilse, tam bir ikiyüzlülük hatta kepazeliktir. Kaldı ki, bu kadarla da bitmiyor. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e buraya yazmayı edepsizlik saydığım şekilde hakaret edenler bugün CHP’nin Genel Başkan Yardımcılığı, Atatürk ismini ağzına almayı dahi zulüm görenler İstanbul İl Başkanlığı koltuğunda oturmaktadırlar. Anıtkabir’i gereksiz bir yer işgali olarak nitelendiren milletvekili sıfatlı bir başkası da törenle rozet takılarak partiye alınmıştır. CHP’nin ortağı İP’in durumu da farklı değildir ve bunların bu zavallı hâllerine bakmadan Atatürk üzerinden MHP’ye saldırmaları, kelimenin tam anlamıyla kepazeliktir.

EN BÜYÜK TÜRK MİLLİYETÇİSİ

Hiçbir Türk milliyetçisi ve Ülkücünün, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’le bir meselesi olamayacağı gibi, en küçük bir saygısızlığa tahammül göstermesi de asla düşünülemez. Atatürk, Türk tarihinin yetiştirdiği en büyük Türk milliyetçisidir. “Benim hayattaki en büyük farkım, Türk olarak doğmaktır” diyen bir büyük kahramandan bahsediyoruz. “Ben her şeyden önce bir Türk milliyetçisiyim. Böyle doğdum. Böyle öleceğim. Türk birliğinin, bir gün hakikat olacağına inancım vardır. Ben görmesem bile, gözlerimi dünyaya onun rüyaları içinde kapayacağım. Türk birliğine inanıyorum, onu görüyorum. Yarının tarihi, yeni fasıllarını Türk birliğiyle açacaktır. Dünya sükûnunu bu fasıllar içinde bulacaktır. Türk’ün varlığı bu köhne âleme yeni ufuklar açacak, güneş ne demek, ufuk ne demek, o zaman görülecek” diyen bir ülkü devinden söz ediyoruz. Kelimenin tam anlamıyla bir büyük Bozkurt’u anlatmaya çalışıyoruz.

GÜDÜK EMELLERİNE ALET EDİYORLAR

Atatürk, “Ne mutlu Türk’üm diyene” diyerek de son noktayı koymuştur. Hiç kimse Atatürk’e başka sıfatlar yükleyerek, kendi güdük emellerine alet etmeye kalkışmasın. Bugünkü CHP ve yancılarının Atatürk’e bakışı şaşıdır, sahiplenmeleri ise tamamen rol icabıdır. Bu bozuk sicilleriyle MHP’ye Atatürk anlatmaya, hatırlatmaya kalkışmaları ise tam bir siyasi ahlaksızlıktır. Nitekim, Sayın Devlet Bahçeli, grup konuşmasında Atatürk’e açık veya gizli düşmanlık edenlere de, hakaret yağdıranlara da, arkasına saklanarak kendi karanlık emellerini hayata geçirmek isteyen gafillere de anlayacakları dilden, unutamayacakları bir ders vermiştir. Herkes haddini de, yerini de, ne dediğini de bilmek zorundadır.

ATATÜRK DÜŞMANLIĞI HIYANETE HİZMETTİR

Hiç dolandırmadan, uzatmadan net şekilde ve altını kalın şekilde çizerek bir defa daha hatırlatalım: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e tahammülsüzlük, lamı cimi yok Türkiye Cumhuriyeti’ne tahammülsüzlüktür. Bugün varsak, bugün hayattaysak, bunun şeref payesi Türk tarih silsilesinde müstesna bir yeri olan aziz Atatürk’ündür. İdeolojik dogmalarla, ilkel bir taassupla, keskin ön yargılarla Atatürk düşmanlığı yapmak, millete değil hıyanete hizmettir. Özellikle din adamlarının Atatürk’e çok daha saygılı olmaları hem insani, hem vicdani, hem de İslami bir görevdir.

NE ANLARIZ NE HOŞ GÖRÜRÜZ

Bugün güzel ülkede bağımsız, hür ve rahat bir şekilde her türlü dini vecibemizi yerine getirebiliyorsak, camilerimizden günde 5 vakit ezan sesini büyük bir huşu içinde dinleyebiliyorsak, İslam dininin dünyadaki en örnek ülkesi durumunda olmuşsak, bu Gazi Mustafa Kemal Atatürk sayesindedir. Bu kesin gerçeğe rağmen, birtakım saplantılarla Atatürk’e saldırmayı ne anlarız, ne dinleriz, ne de hoş görürüz. Sayın Bahçeli’nin belirttiği gibi, kim Gazi Paşa’ya saldırıyorsa, kimin Gazi Paşa’ya kötü sözü dokunmuşsa, ya soy kütüğünde bir karanlık nokta ya da mazisinde yüzünü kara çıkaracak bir mahcubiyeti vardır. Atatürk, Türk milletinin kırmızı çizgisidir ve Anıtkabir ile Kocatepe arasına çekilmiş çelikten bir halat olan Milliyetçi Hareket Partisi, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e sonuna kadar sahip çıkacaktır.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.