ASGARİ ÜCRETLİNİN GÜNDEMİ

Son yirmi yılda asgari ücret 2013 yılında en yüksek değer olan 437 dolara ulaşmış olmasına rağmen ne yazık ki günümüzde 280 dolar seviyesine kadar gerilemiştir.

ASGARİ ÜCRETLİNİN GÜNDEMİ
16.11.2021
A+
A-

Türkiye serbest pazar ekonomisine geçiş yaptığı günden itibaren dünyanın en büyük 10 ekonomisi arasına adına yazdırma hedefine kilitlenmiş durumdadır.

Turgut Özal’dan başlayarak ülkemizi son 40 yıldır yönetenlerin hepsi benzer söylemlerde bulunmuşlardır.

40 yılın yarısında devletimizi sevk ve idare eden Sayın Erdoğan da10.büyük ekonomi hedefini en çok dillendiren kişi olarak tarihe mal olmuştur.

Söz konusu hedefe ulaşmada başarılı olunmuş mudur, ne yazık ki hayır.

Günümüz itibariyle hala yirmili sıralarda bulunmaktayız.

Ayrıca mesele yalnız nicelik bakımından büyüklük olmamalıdır.

Esas olan nitelikli bir büyüklük olmalıdır.

Ekonomide büyüklülüğün rakamların ötesine geçerek daha çok şey ifade edebilmesi ancak ihracatın ithalatı karşılama oranı, dış ticaretin ihracatın lehine fazla vermesi, birim ürünün değerinin yüksek olması, üretim süreçlerine katkı verenlerin kazançları ve hayat standartlarının yüksekliğine bağlıdır.

Ekim ayı sonu itibariyle dış ticaretimiz tarihimizin en yüksek seviyesine ulaşmış olmasına rağmen bu büyümeden geniş toplum kesimlerinin pay aldığını söylemek mümkün değildir.

Bilakis yüksek döviz kuru, dar gelirli vatandaşlarımızı ezen yüksek enflasyon ve dolaysıyla hayat pahalı olarak dönmüş durumdadır.

Türk ekonomisine çalışanlar açısından bakıldığında hiç de iyi bir tablo görünmemektedir.

Modern ve kalkınmış ülkelerle karşılaştırıldığında bırakın dünyanın 10. büyük ekonomisi olmayı bu halimizde bile adil bir ekonomi tesis edebilinmiş değiliz.

Konuya daha yakından bakacak olursak son yirmi yılda asgari ücret 2013 yılında en yüksek değer olan 437 dolara ulaşmış olmasına rağmen ne yazık ki günümüzde 280 dolar seviyesine kadar gerilemiştir.

Ülkemizin son yirmi yılında yaşanan her kırılmanın 2013 tarihine isabet etmesi de son derece dikkat çekici bir husustur.

Malum 2013 yılıyla ilgili olarak belleklerimize 17–25 Aralık olayları kazınmıştır.

Türk ekonomisini insanımız açısından ele alırken temel olarak asgari ücreti almamızın nedeni Türkiye’deki çalışan her 2 kişiden birinin asgari ücretle çalışıyor olmasıdır.

Maalesef günümüz itibariyle asgari ücretin açlık sınırının 3049 lira olduğunu dikkate alırsak onun bile altında bir değer olduğu aşikardır.

Eğer asgari ücretle çalışan vatandaşlarımıza dolar kurunu esas alarak ücret belirlemiş olsaydık bu gün için 437×10 karşılığı 4370 lira ücret veriyor olurduk.

Başka bir veriyi konuya dahil ederek değerlendirmelerimize devam edelim.

Ekim 2021 dış ticaret rakamları

  • İhracat, % 20,17 artarak 20 milyar 807 milyon dolar,
  • İthalat, % 12,97 artarak 22 milyar 270 milyon dolar,
  • Dış ticaret hacmi, % 16,33 artarak 43 milyar 77 milyon dolar olarak gerçekleşmiştir.

İhracatın ithalatı karşılama oranı ise % 93,4 olmuştur.

Bu rakamlar elbette geçmişle karşılaştırıldığında sevindiricidir.

Günümüzde doların paramız karşılığında değer kazanmış olması ihracatımıza önemli miktarda katkı yapmıştır.

Ayrıca pandeminin yarattığı kapanma sonrası dünyada artan talep, ülkemize fazladan bir imkan getirmiş olması da bu tablonun elde edilmesinde yararlı olmuştur.

Kısaca ifade edecek olursak ülke ekonomisi dış ticaret bakımından gelişme göstermiştir.

Bu gelişmenin sonucunda ülke kazanımları dışında sermaye de son derece karlı çıkmıştır.

Neticede tasarruf sahipleri yatırımcılar sanayiciler ve ihracatçılar servetlerine servet katmışlardır.

—Dış ticaretimizde bu gelişmeler yaşanırken genel enflasyon büyük oranda döviz kurunda yaşananlar dolaysıyla %20, gıda ve zorunlu harcamalar bakımında %40lara ulaşmış durumdadır.

—2021 yılı boyunca asgari ücret aynı seviyede kalarak fakirin daha fakir, zenginin ise daha zengin olduğu çıplak gerçeği daha da köklenmiştir.

Başka bir deyişle çalışanlar sırtından birileri daha çok servete sahip olurken ülkemizin yükü daha fazla çalışanlara yüklenmeye devam edilmiştir.

—Bu durumda kaybedenler, çiftçiler, işçiler, memurlar küçük esnaf ve dar gelirlilerin tümü olmuştur.

Geniş toplum kesimlerin milli gelir pastasından aldığı pay küçülmeye devam etmiştir.

Bu tablo toplumsal barış ve huzurumuz açısında adaletsiz ve sürdürülmesi mümkün olmayan bir durumdur.

Çalışanlar başta olmak üzere toplumumuzun büyük çoğunluğunu oluşturan orta ve alt gelir gurupları lehine düzenlemelere acilen ihtiyaç vardır.

Çok kazanandan çok, az kazanandan daha az gelir elde etme yeteneği olmayan devletimiz ücretlerde dişe dokunur artışlar yapmak durumundadır.

Sıradan, dar gelirli vatandaşlarımızın içinde bulunduğu durumu ifade etmede yetersiz kalan enflasyon hesaplamaları yerine gıda ve zorunlu ihtiyaç malzemelerindeki fiyat artışları esas alınarak asgari ücret ve maaşlar belirlenmelidir.

—Asgari ücret rekor ücret olan 437 dolar bir tarafa hiç olmazsa %40 oranında artış yapılarak en az 4000 lira olmalıdır.

—Yapılacak bu düzenlemeler kriz tablosu çizen iç ticaretimize de olumlu katkı yaparak iç piyasaya ürün yapan sanayici ve esnaflarımızı da içinde bulunduğu zor durumdan kurtarabilecektir.

Dış ticaret açığımızı, dolaysıyla cari açığı azaltma uğruna halkımız enflasyon canavarına ve sermayenin doymak bilmeyen hırsına terk edilmemelidir.

Ayrıca çalışanlarımız eğitim, tecrübe ve yeteneklerine göre değerlendirilerek asgari ücret ayıbından kurtarılmalıdır.

—Çalışanlarımıza verilecek olan açlık sınırı üzerindeki ücretler yok olmak üzere olan esnaflarımız ile üretmekten vazgeçmek üzere olan çiftçilerimiz açısından da şüphesiz olumlu sonuçlara vesile olacak, iç piyasadaki talep artışı üretimimize de olumlu yansıyacaktır.

Ahmet Orhan

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.