DOLAR 5,7795
EURO 6,4395
ALTIN 276,4
BIST 98.551
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Aşağıdan Yukarıdan Yolun Sonu Görünüyor

04.08.2014
101
A+
A-

Fikri Atılbaz

10 Ağustos yaklaştıkça aday Erdoğan saldırganlaşmakta, hırçınlaşmakta, her yalana başvurmaktadır. Her gittiği yerde Ekmeleddin İhsanoğlu’na, Milliyetçi ülkücü hareketin Lideri Devlet Bahçeli’ye, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hakaretler yağdırıyor.

Mevcut durumla ilgili yalanlar dizininde bulunuyor. Yarınlara dair yalanlar atıyor. Geçmişle ilgili de yalan yanlış konuşuyor. 6.Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk de demokrasi dışı yöntemlerle baskı altında seçildi diyor. Asker onu seçtirmiş. Diyor ki biz en kahraman Rıdvan’ız. Biz cesuruz. Daha doğrusu ben ben ben diyor.

Unuttuğu gerçek o günkü şartlarda asker Faruk Gürler’in seçilmesini istiyor, baskı yapıyordu; ancak AP ve CHP’nin uzlaşması ve diğer partilerin desteğiyle Fahri Korutürk Cumhurbaşkanı seçildi. Gerçek buyken niye yalanlara, yanlış anlatımlara sapılır. Tarih kayıtlıdır. Yarın sizin bu yaptıklarınız da tarihe kayıtlanacak.

Çarkçı’ları küçük görerek, onların adıyla hitap ettiği Ekmeleddin İhsanoğlu kendisine Hucurat suresi 11.ayetle öyle bir cevap verdi ki tabiri yerindeyse cuk oturdu. Eğer insanda biraz inanç varsa oturup düşünmesi ve tövbe etmesi gerekir. Ayette şöyle buyruluyor; “Ey inananlar! Bir topluluk bir diğerini alaya almasın, belki de onlar kendilerinden daha iyidirler. Kadınlar da başka kadınları alaya almasınlar, belki onlar kendilerinden daha iyidirler. Kendi kendinizi ayıplamayın; birbirinizi kötü lakaplarla çağırmayın; inandıktan sonra yoldan çıkmış olmak ne kötü bir addır. Tövbe etmeyenler, işte onlar zalimlerdir.”(Hucurat-11) Arkasından ben söylemiyorum, Allah buyuruyor dedikten sonra dün biri bana lakap takmış diye de ekleyerek, Erdoğan’a en güzel cevabı vermiş oluyor.

Evet, aldığı cevaplar, ayetlerin açık ve net oluşu bile onu yalandan, lakap koymaktan, iftira atmaktan alıkoymuyor. Milletin kökenine, inananları mezhep üzerinden tahrik ederek, gündem yaparak ayrıştırmaya devam ediyor. Kılıçdaroğlu’na “Sen Alevi olabilirsin” diyen Erdoğan, Demirtaş’a ise isim vermeden “Sen olsan olsan, kendisi Zaza ama benim Kürt kardeşlerimi aldatıyor.” diyor. Sonrasında da, “Alevisiyle, Sünnisiyle 77 milyon bir olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız. Kılıçdaroğlu sen Alevi olabilirsin. Ben buna saygı duyarım. Bunu açık açık söyleyebilirsin. Ben de Sünniyim. Ben de bunu açık açık söylüyorum. Milleti aldatmaya gerek yok.” diyerek birlik beraberlik mesajı veriyor.

Yahu hemşerim hem insanları sen Alevi, ben Sünniyim diye, hem sen Zaza, öteki Kürt, ben Gürcüyüm diye ayrıştıracaksınız, Türk milleti demekten imtina edeceksiniz sonra da birlik ve beraberlikten söz edeceksiniz. Böyle bir şey mümkün mü? Demirtaş’a kızıyor, tek millete karşı çıkıyor diye; fakat kendisi o tek milletin adını söyleyemiyor. Türk milleti diyemiyor.

Aday Erdoğan’ın bu söylemleri bile hasbelkader Cumhurbaşkanlığını kazanırsa nasıl bir Türkiye oluşacağına yeterlidir. Irak’a, Suriye’ye, Mısır’a benzer bir Ortadoğu ülkesi yapacaktır Türkiye’yi… Etnik köken ve dini mezheplerin revaçta olduğu bir Türkiye, adına ümmet diyecekler. İsrail’e hizmete devam edecekler. Belki o zaman alacakları çok daha önemli madalyalar da vardır.

Evet, yolun sonu yaklaştıkça sağa sola saldıran Erdoğan, Türkten, Kerkük^ten, Urumçi’den söz ederek Lider Devlet Bahçeli’ye saldırmaktadır. Bu söylemlerine en büyük tokadı Lider Bahçeli, “Benim Urumçi’ye hiç gitmediğimi söyleyen bu adamın, sizlerle paylaşacağım şu fotoğraflar yalanlarına kapak olsun” diyerek atmıştır. Ve Lider Devlet Bahçeli diyor ki;

“Ne olursa olsun; Çankaya yalancıya düşmez, Cumhurbaşkanı olmak yalancılar şahına yakışmaz. Son olarak şahsıma olmadık kötü isnatta bulunan adamın özel olarak kaleme aldığım şu dizeleri odasına çerçeveletip asmasını diliyorum: ‘Nehir olmayan yere köprü yaparsın; kuma tohum, kula fitne ekersin. Harama helal, yalan gerçek dersin; çünkü sen aday Erdoğan’sın.”

10 Ağustos tarihi yaklaştıkça, Tayyip Erdoğan ve şürekası için yolun sonu gözükmektedir. Ne diyordu türküde:

“Azrail’in gelir kendi

Ne ağa der ne efendi

Sayılı günler tükendi

Yolun sonu görünüyor”

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.