DOLAR 5,7490
EURO 6,3855
ALTIN 272,8
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

Arınçgiller

05.02.2013
70
A+
A-

Orhan Karataş
Türk varlığı ve Türk Cumhuriyeti ile hesaplaşma, her gün biraz daha ileri gitmiş ve artık bir intikam almaya dönüşmüştür. Bunu AKP’nin yaptıkları kadar sözcülerinin insanın kanını donduran açıklamaları da ortaya koyuyor.

Cani ne diyorsa, o oluyor

En çarpıcı olan, ancak en çok hazmettirilenden başlayalım. İmralı canisi bugün AKP’nin değişmez ve en itibarlı muhatabıdır. O kadar ki, AKP iktidar olduktan sonra hiçbir partiye, hiçbir lidere, hiçbir siyasete bu kadar ilgi, bu kadar yakınlık gösterilmemiştir. Bebek katili ne diyorsa onu yapıyorlar. Zaten ellerine verilen yol haritasına göre hareket ettiklerini kendileri itiraf ediyor. Adaya kimlerin gideceğine, varılan anlaşmaya göre hazırlanacak Anayasayı kimlerin yazacağına bile bu bebek katili karar veriyor. AKP’de hiç itiraz etmeden alıp hayata geçiriyor. Aralarındaki işbirliği anlaşılmasın diye, biraz oyalıyor, biraz tiyatro yapıyorlar. BDP ile ikizliği, işbirliğini bir kenara bıraktılar ve neredeyse tek parti oldular. Dışarıda kavga eder gibi görünüyor, ancak sıkıştıkları yerde birbirlerinin imdadına yetişiyorlar.

Eli kanlı katilleri evlat ilanettiler

AKP içinde bazı simalar bu süreçte özel misyon üstleniyorlar. Fırsatı ganimet bilerek, yıllardır söyleyemediklerini, yapamadıklarını büyük bir cüretle, hatta meydan okuyarak ortaya döküyorlar. AKP Diyarbakır Milletvekili Cuma İçten’in 22 bin PKK’lı evladı olduğunu ilan etmesi, bunun sadece bir örneğidir. CHP’li Hüseyin Aygün’e nazire yapmıştır. Bu sözler bizi hiç şaşırtmamıştır. Zira, AKP zaten budur. Bunun için vardır. Cuma İçten sadece kendini tutamayıp, ne olduğunu, ne istediğini ele vermiştir. Şehitler, şehit yakınları hiçbir zaman AKP’nin ilgi alanına giremediler. Terörle mücadelede hayatını ortaya koyan kahramanlar bırakın evlat olmayı, terörist ilan edilip hapishanelere tıkıldılar. Ama eli kanlı katiller evlat ilan edildiler. Hala AKP ile Türk milleti ve bu milletin değerleri arasında bir ilgi, bir bağ olduğunu iddia eden varsa, şaşarım. Başbakan her konuşmasında bir milletten söz ediyor, ama o milletin adının ne olduğunu bir türlü söyleyemiyor. Cuma İçten söyledi. Hiç kimsenin şüphesi olmasın ki Hüseyin Aygün karşısında kahraman kesilerek, hazmettirmeye malzeme yapan başta başbakan olmak üzere AKP sözcüleri, Cuma İçten’in sözlerini “demokrasinin zaferi” olarak ilan edeceklerdir.

İçinde kalanları ortaya döküyor

Zaman zaman Cuma İçten misali kendini tutamayıp öne fırlayanlar olsa da, yıllardır söyleyemediklerini, yapamadıklarını, içinde kalanları büyük bir cüretle, hatta meydan okuyarak hayata geçirmeye çalışanların en başında hiç kuşkusuz Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç gelir. AKP tüzüğü gereği önümüzdeki dönem dışarıda kalacak olması, sonrasında da yaşından dolayı böyle bir fırsatı yakalayama ihtimalinin yüksekliği ile bütün hünerlerini, bütün hırsını, hatta bütün kinini bu dönem ortaya döküyor. Artık kaybedecek bir şeyi kalmadığını düşünerek, aklında, niyetinde, hedefinde ne varsa sıralıyor. O kadar coşuyor, o kadar hırslanıyor ki, gözyaşlarını bile tutamıyor.

Hiç unutulmayacak

Hiç şüphesiz ileride AKP döneminin tarihi yazılırken; Türkiye’nin nasıl karanlık ve zor bir dönemden geçtiğinin, hangi büyük badireleri atlatıp bölünmenin eşiğine getirildiğinin örnekleri verilirken, Bülent Arınç ismi ilk sayfalarda yer alacaktır. Fırsatı ganimet bilerek kendi geçmişinin intikamını almak ve kafasındakileri hayata geçirmek için yaptıkları tek tek sıralanacaktır. Hatta bugün en yakınında bulunanlardan bazılarının itirafçı olduklarını ve bizim bilmediğimiz çok şey anlattıklarını görür veya duyarsam hiç şaşırmam. Genellikle böyle olmuştur. Kahraman Türk subaylarına yaptığı yakıştırma ve hakaretler de bunun içinde olacaktır, düzmece suikast iddialarıyla devletin genleriyle nasıl oynandığı da. Şehit analarına yapılan azar da yazılacaktır, bölücü hainlere gözyaşları içinde düzülen methiyeler de. MHP ve milliyetçilere yöneltilen karalama ve iftiralar da tarihe geçecektir, dağa çıkan eli kanlı katilleri yüceltme ve haklı gösterme gayretleri de. Cumhuriyet ve milli değerleri sindirme ve yok etme çabaları belki de ayrı bir kitap olacaktır. Aynı şekilde kendi başbakanı tarafından defalarca azarlanmak ve özür dilemek zorunda bırakılmak Türk siyasetinin unutulmayanları arasında mutlaka yer alacaktır.

Kimin aklına gelirdi?

Arınç’ın siyasi hayatının sonu yaklaştıkça kim bilir daha neler duyacak, neler göreceğiz. Önümüzdeki 2 yıl AKP için olduğu kadar, Arınç için de çok hayati önemdedir. Zira, bir daha bu fırsatı bulamayacaklarını biliyorlar ve ellerinde, eteklerinde ne varsa aceleyle ortaya dökeceklerdir. Çok daha ağır, çok daha vahim, çok daha yakıcı şeyler görmemiz ve duymamız kuvvetle muhtemeldir. Zaten üçüncü iktidarı, ustalık ve sonuç alma dönemi olarak en başta ilan etmişlerdir. Gerçekten de sonuç alıyorlar. İmralı canisinin, bu kadar kutsanacağı, bu kadar itibarlı hale geleceği, Türkiye’nin gündemini belirleyeceği kimin aklına gelirdi? Türkiye’nin federasyona dönüştürüleceği ve parçalanmanın eşiğine getirileceğini kim düşünebilir di? Demek ki Arınçgillerin hep aklındaymış ve fırsatını bulunca hiç vakit kaybetmediler. Unuttukları ve hesaba katmadıkları tek şey, bu milletin son sözünü henüz söylemediğidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.