DOLAR 5,7285
EURO 6,3083
ALTIN 275,9
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

Arınç, PKK’ya sabredin diyor

07.08.2013
68
A+
A-

Neval Kavcar

Merak ediyoruz. Herkesin kendine göre cevabını beklediği soru var. İktidar cevaplamadığı gibi, hakaret ediyor. ‘Bize güvenin’ diyor. Söylediğinin anlamı ‘sizi kale almıyorum. İstediğimi yaparım’ demektir.

Kürt açılımı bunlardan biri. PKK’nın başaramadığı toplumsal gerginlik, Allah muhafaza iktidarın yanlış politikası ile kapıyı çalabilir. Yıllar önce kamuoyu gündemine giren ‘İç Savaş senaryosu’ ABD tarafından, yasal bölünme şartları oluşmazsa’ya karşı hazırlanmış alternatif plan gibi duruyor.

Öcalan’ın 1 Eylüle kadar verdiği süre restine karşı iktidardan cevap geldi mi? Sonra KCK’nın lideri Cemil Bayık ne dedi? 1 Eylüle kadar adım atılmazsa, “Kürt halkı tasfiyeye karşı kendini savunacaktır.”

AKP iktidarı PKK ile müzakere edip, PKK ile Kürtleri bir potaya koyup eritti. İç ve dış kamuoyu algısı, PKK’nın ‘Kürt özgürlük hareketi’ne dönüştüğü. O bakımdan iktidar terörü bitirmek değil PKK’yı terörist yaftasından kurtardı.

Bundan sonra ne olur? Bunu dillendirmek istemiyorum. Fakat AKP aynen diğer stratejilerinde olduğu gibi bunda da yanlış yapmıştır. Milli Eğitimdeki yanlıştan geri dönebilirler de, PKK ile girdikleri çuvaldan nasıl çıkacaklar? PKK’nın önünü açmaya devam etmeyecek olursa iktidar, teröristle müzakere şartlarını açıklayacak.

Bir iktidar için ne utanç verici durum. Cemil Bayık yol göstermiş. Öcalan’ın sekiz komisyon kurulmasını önerdiğini hatırlatıyor. Üçüncü aşamaya geçebilmek için çözüm yasalarının meclise sunulması şart, diyor.

‘Çözüm’ dediler mi korkmak gerek. ‘Değişim, çözüm’ gibi son dönemde yaygınlaşan, isteyenin istediği gibi içini doldurduğu, aslından farklı değişim süreci. KKTC için çözüm nasıl ki devletinden vazgeçip, Rumların baskın olduğu eski Kıbrıs devletine dönüşse, Kürt sorunu çözümü de ‘Kürtleri millet olarak tanımak’ demektir.

4 Kasım öncesi MHP liderliğine oynayan aday ‘Kürt sorununda başımızı kuma sokmayız’ demişti. Partiler gibi milletimizi de dönüştürüp, değiştirmek, ‘vatan toprağını vermeye razı etmenin’ yolu aranıyor yedi düvel tarafından.

İçini Washington’un doldurduğu kelimelerden korkmak gerek.

Kürt açılımı denilen süreç, AKP başta olduğu sürece ilerleyecek. PKK sürekli menzil kazanıyor, 2009’dan beri Bana kalırsa AKP geldiğinden beri.

Habur, oslo, derken PKK ile göstere göstere müzakere. İktidar müzakere şartlarını millete açıklamalı. Hani şeffaf olacaklardı? Milletten gizlediklerine, demek ki kabul edilemeyecek noktalar var.

AKP iktidarı çaktırmadan PKK taleplerini karşılarken, haliyle ağır gidiyor. Netice de 90 yılık oturmuş devlet yapısı var. Ha, deyince ne Anayasası değişiyor, ne de yargısı. Türklerin algısı iyi yönetilmezse, işin sonunun 2. İstiklâl Savaşı olacağının farkında ‘çözüm’ün mucidinin.

***

Bülent Arınç’a soralım: Çözüm gizli mi olur?

Bülent Arınç PKK’ya, ‘siz ne diyorsunuz, Türkiye bölünmez bütündür, siz kimi tehdit ediyorsunuz’ demek yerine “Çözüm istiyorsanız sabrımızı zorlamayın ve susun” mealinde konuşuyor.

Tercümesi ‘siz aşama dedikçe millet üzerimize geliyor. Aşama kaydedemiyoruz. Sabredin, netice istediğiniz gibi olacaktır.’

İktidar PKK’ya konuşup, milleti uyandırmayın diyor. BDP eş başkanı Demirtaş ise “Öcalan’la yaptıkları son görüşmede PKK liderinin kendilerine Türkiye’de yasaların çıkması ve Türkiye’nin demokratikleşmesi halinde dağdaki silahlı PKK’lıların derhal dönebileceğini söylediğini aktardı.”

Hani bir Kürt raporu vardı. ‘PKK’nın Silahsızlandırılması; Hareketinin Sınırlandırılması ve Yeniden Kazandırılması’ Dağdaki PKK’yı güya kazanacaklar. Aslında bu gidişat Türk Milletini sindirmeye de dönük. ‘PKK düze de inse PKK’lıdır. Bırakın istediklerini yapsınlar’ anlamı taşır.

BDP zaten PKK’nın siyaset yapan kolu değil mi? Kandil’deki inip de ne olacak? Bölgede askeri güç mü kurulacak 3. Aşamada?

Velhasıl teröristini kazanmak için vatanın bir parçasını gözden çıkarmaya soyunmuş iktidar tarafından yönetiliyoruz. Evlerde, kahvelerde, camilerde, sokakta bunlar konuşulur oldu.

Yanlıyorsak eğer yapılan mutabakat açıklansın. Ülkede iktidar olanların, attıkları adımı milletten saklama lüksü olamaz.

Türkiye beşbin kişilik çapulcu karşısında, boyun bükecek devlet değildir.

Büktürenlerden de en kısa zamanda kurtulmak umudyla.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.