DOLAR 5,7117
EURO 6,3040
ALTIN 276,2
BIST 102.397
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

Araplar Kadar Türklerle De İlgilenebilseler

23.08.2013
70
A+
A-

Necdet B. Sivaslı

Bazı konuları açık biçimde tartışmakta yarar var. AKP Hükümeti, Mısır’daki askeri darbeye şiddetle karşı çıkıyor. Biz de buna karşıyız ve konu ile ilgili yazdığımız hemen her yazıda da bunu kınadık ve karşı olduğumuzu söyledik. Hiçbir zaman da darbe savunucusu olmadık. Türkiye’de de hemen herkesin aynı görüşte birleştiğini düşünüyoruz.

Ancak, şunu da söyleyelim:

Başbakan ve Dışişleri Bakanı her gün Mısır ile yatıp, Mısır ile kalkıyorlar. Sanki Türkiye’nin hiçbir sorunu yokmuş gibi hareket ediyorlar. Bizi çok yakından ilgilendiren olayları görmezden geliyorlar. Bugün Arap milleti için gösterdikleri çabayı Türk ve Türk soyları için göstermiyorlar. Bu da hiç kuşkusuz toplumun çok büyük bir kesiminde hem de çok büyük bir rahatsızlık yaratıyor.

DIŞ TÜRKLER YALNIZ BIRAKILDI

Uzun zamandır her noktadan mailler geliyor. Bu mailler arasında Başbakan Erdoğan ile Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun izlediği dış politikalardaki yanlışlara dikkat çekiliyor. Türk ve Türklüğün göz ardı edildiğine vurgu yapılıyor. Mısır’daki olaylardan önce PKK ile yatıp, PKK ile kalkanların, şimdi buna Mısır’ın eklendiği ifade ediliyor.

Biz, zaman zaman geniş kesimlerin de sesini duyurmaya çalışıyoruz. Bazen bize yazan okurlarımızın mesajlarından kısa alıntılar yapıyoruz. Son günlerde konu ile ilgili olarak bize gelen maillerde ortak görüş şöyle:

” Mısır’daki askeri darbenin karşısındayız. Başbakan ve Dışişleri Bakanı’nın bu konudaki duruşu ve açıklamaları doğru olabilir, buna bir şey demiyoruz. Ancak, bizim çok daha önemli sorunlarımız var. Özellikle de dış Türkler bugün bulundukları ortamda çok zor şartlar altında yaşam mücadelesi veriyor. Uygur Türkleri, Çin zulüm altında inletiliyor, Kerkük Türkmenleri birer birer ortadan kaldırılıyor, kitlesel sabotajlarla yok ediliyor. Dağlık Karabağ toprakları Ermeni işgali altında, 1 milyon Azeri Türk’ü sefilleri oynuyor. Diğer bölgelerdeki Türk soylarının da bu saydıklarımızdan farkları yok. Başbakan ve Dışişleri Bakanı, Mısır’a gösterdikleri özeni acaba zulüm altındaki Türklere niye göstermiyorlar? Niye Türkleri korumuyorlar, onların ezilmesine göz yumuyorlar. Bunlar da bizde rahatsızlık yaratıyor.”

DARBEYE HERKES KARŞI AMA

Bir başka okurumuzun gönderdiği mesajı da sizlerle paylaşalım:

“Mısır’daki darbe ve katliamlar Türkiye’nin her tarafında lanetleniyor. İnsanlar Mısır için sokaklara meydanlara çıkıyor. Bunların çoğunu bugünkü AKP iktidarı da hem destekliyor, hem teşvik ediyor. Mısır için sokaklara, meydanlara çıkanlar, protesto eylemlerine imza atanlar, yurt dışında zulüm gören, işkence gören, kahpece öldürülen Türkler için neden sessiz kalıyorlar? Neden sokaklara, meydanlara çıkıp Türk milletinin, Türk soyunun arkasında durmuyorlar? Nedir bu Arap milliyetçiliği? Bunun bize getirisi ve faydası nedir?”

Şimdi dikkat edilecek olursa, bize yazan okurlarımızın hepsi de Mısır darbesinin karşısında yer alıyor. Hiçbiri de bu darbeyi ve yapılan katliamları savunmuyor. Söyledikler tek şey, Başbakan’ın ve ekibinin Mısır’a gösterdiği özeni Türk milletine ve dış Türklere göstermemesidir. Bundan da çok büyük bir rahatsızlık duyduklarını açık biçimde ifade ediyorlar.

ARAPLARLA DA TERS DÜŞTÜK

Bir başka okurumuzun görüşleri de şöyle:

” Bu Arap milliyetçilerine şunu söylemek isterim: Mısır’daki darbeye bugün en büyük desteği Suudi Arabistan, Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri veriyor. Yani bu işin arkasında Araplar var. Bizimkiler, Arap milliyetçiliği değil, başka şeyler peşindeler. Ancak, Başbakan’ın da, Dışişleri Bakanı’nın da tuttuğu dallar ellerinde kaldı. Destek verdikleri sistem çöktü. Boşuna havanda su dövüyorlar. Öyle görünüyor ki, Mısır’daki olaylar bizimkilerin dost sandıkları Arapları da ayrı uçlara çekmiştir. ”

Kısa bir alıntı daha:

” Bir Türk olarak Mısır neyse Kerkük’te aynıdır. Filistin neyse Türkistan da aynıdır. Nerede Müslüman Tük kanı aksa acımız aynıdır, üzüntümüz aynıdır. Çünkü ben hem Müslüman’ım, hem Türk’üm. Mısır’da akan kana, Kerkük’te akan kana, Mehmedimin kanına, Çeçenistan’da akan kana sevinemem. Bir kardeşimin tırnağına zarar gelse benim burada yüreğim yanar. ”

Bu noktada karşımıza şu sorun da çıkmış oluyor: Suriye konusunda bütün komşularımızla kavgalı ve sorunla hale geldik. Sıfır sorunlu politikadan çok sorunlu politikalar ürettik. Daha düne kadar aramızdan su geçmeyen Suudi Arabistan, Katar, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri gibi Arap dostlarımızla da Mısır olayları nedeni ile ters düşerek sorunlu hale gelmiş olmuyor muyuz?

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.