DOLAR 5,9043
EURO 6,5206
ALTIN 281,3
BIST 93.695
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Anlaşma yürürlükte abluka yerli yerinde

01.09.2016
69
A+
A-

31 Mayıs 2010 tarihinde Gazze’ye yardım götüren Mavi Marmara gemisine baskın gerçekleştiren İsrail askerleri 9 yardım gönüllüsünü katletmişti. Bu hadiseden sonra kopan Türkiye ile İsrail ilişkilerini normalleştiren 6743 sayılı Türkiye Cumhuriyeti ile İsrail Devleti Arasında Tazminata İlişkin Usul Anlaşması Resmi Gazete’nin dünkü sayısında yayımlanarak yürürlüğe girdi. İsrail ile yapılan anlaşmaya göre, İsrail, 31 Mayıs 2010’daki Mavi Marmara olayında yakınlarını kaybeden ailelere tazminat olarak, Türkiye tarafından açılacak hesaba 20 milyon dolar ödeme yapacak. Bu meblağ, defaten ödenecek.

 

Türkiye, bu meblağın havale edileceği banka hesabını İsrail’e diplomatik kanallardan bildirecek. İsrail, anlaşmanın yürürlüğe giriş tarihini takip eden 25 iş günü içinde parayı hesaba havale edecek.

 

Söz konusu meblağın dağıtımı, benimsenebilecek dağıtım yöntemlerine uygun şekilde münhasıran Türkiye’nin yetkisinde olacak ve bu konuda İsrail Hükümeti için herhangi bir sorumluluk doğmayacak.

 

Açılan davalar düştü

 

Anlaşmadan kazançlı çıkan taraf İsrail oldu. Anlaşmayla Türk mahkemelerinde Mavi Marmara’da katledilenlerin yakınları tarafından İsrail aleyhine açılmış bütün davalar düşmüş oldu.

 

Söz konusu anlaşmaya göre Türkiye ve İsrail, diğer tarafa veya diğer taraf adına hareket edenlere hukuki veya başka bir sorumluluk yüklemeyecekleri ve bu anlayışın, taraflardan herhangi birinin ya da taraflar adına hareket edenlerin cezai veya hukuki sorumluluğu kabul ettiği veya üstlendiği şeklinde yorumlanmayacağı hususlarında mutabık kaldı.

 

Anlaşma, İsrail’in, İsrail adına hareket edenlerin ve İsrail vatandaşlarının, Türkiye Cumhuriyeti veya Türk gerçek veya tüzel kişileri tarafından Mavi Marmara hadisesiyle ilgili kendilerine yönelik doğrudan ya da dolaylı olarak Türkiye’de yapılmış veya yapılacak her türlü hukuki ya da cezai talebe ilişkin her türlü sorumluluktan tamamen muaf tutulmalarını sağlayacak.

 

Bundan sonra davaların muhatabı Türkiye

 

İsrail ile Türkiye arasında varılan mutabakata göre bundan sonra Mavi Marmara olayından ötürü İsrail hükümeti ve olaya karışan İsrail askerleri hakkında tüm taleplerin muhatabı Türkiye hükümeti olacak.

 

Buna göre herhangi bir Türk gerçek veya tüzel kişisi tarafından veya bu kişiler adına, İsrail Hükümeti veya gerçek veya tüzel kişilerine karşı herhangi bir para talebi öne sürülmesi veya taleplerin sürdürülmesi halinde, yukarıdaki hükümlere bakılmaksızın İsrail Hükümeti, onun adına hareket edenler veya İsrail vatandaşlarının tüm kayıpları, masrafları, hasarları ve harcamaları Türk Hükümeti tarafından karşılanacak.

 

Bu anlaşma, tarafların yürürlük için gerekli iç hukuk usullerinin tamamlandığına dair birbirlerine diplomatik kanallardan yaptıkları yazılı bildirimlerden sonuncusunun alındığı tarihte yürürlüğe girecek.

 

Gazze’deki abluka anlaşmada unutuldu

 

Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Türkiye ile İsrail arasındaki anlaşma metninde İsrail’in Gazze’ye yönelik ablukanın kaldırılması veya hafifletilmesine dair bir ibâre yer almadı. Oysa Türkiye, anlaşma metninde mutabakat sağlanmasının ardından Türkiye, Temmuz ayı başında Gazze’ye yardım gemisi göndererek, Gazze’ye ablukanın kalkacağı izlenimi vermişti. İsrail Şubat 2006’da yapılan Filistin seçimlerinin ertesinde, Gazze’ye bir dizi siyasi ve ekonomik yaptırım uygulamaya başladı. 2007’den itibaren bu yaptırımlar daha da sertleştirildi. Gazze havadan karadan ve denizden ablukaya alındı. İnsan ve ticari mal giriş çıkışı tamamen sınırlandı. İsrail’in Aralık 2008 – Ocak 2009’da 22 gün boyunca sürdürdüğü Dökme Kurşun Operasyonu’yla da tüm yaşam kaynakları kurutulan Gazze’de tarım arazileri, okullar, iş yerleri ve evler yerle bir edildi. Halen Gazze’de 1.5 milyon Filistinli bir açık hava hapishanesinde yaşam mücadelesi veriyor. Gazze halkının yüzde 72’si açlık sınırında yaşıyor, bunların yüzde 65’i çocuk. Birleşmiş Milletler ise bu durumu “katlanılamaz” olarak tarif ediyor.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.