DOLAR 5,6239
EURO 6,3272
ALTIN 260,9
BIST 101.566
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 29°C
Parçalı Bulutlu

Anıtkabir’e Saygı Göstermeyen, Bizden Saygı Beklemesin

15.07.2017
3.677
A+
A-

“Bugün Ankara’da son günümdü, başkente her gelişimde olduğu gibi yine Atamızı ziyaret etmeden ayrılmak istemedim. Anıtkabir’e gittim. Karşılaştığım manzara kahrediciydi. Atatürk’ün mekanı kendi ordusu tarafından terkedilmişti desem yeridir… Çocukluğumdan beri ne zaman gitsem, Anıtkabir’in her köşesinde muhafız alayının yanısıra, sivil kıyafetli, özenle seçilmiş, boylu poslu askeri personel bulunurdu. Ata’ya ve o mekana saygıda kusur edilmemesi için, özellikle lahitin bulunduğu ana salonda düzensizliğe izin vermezler, gerekirse usulca müdahale ederler, herkesin özenle hareket etmesini sağlarlardı. Bugün o koskoca lahit salonunda sadece bir temizlik görevlisi vardı. İnsanlar öbekler halinde lahitin önünde birikmişti, adeta çarşıda gezer gibi yüksek sesle muhabbet ediliyordu, hatta, salonun köşelerinde yere bağdaş kurup oturmuş, yorgunluk atanlar bile vardı. Hışımla çıktım, ilk gördüğüm askeri personelin yanına gittim, bu saygısızlığa nasıl gözyumulduğunu sordum. Bir dokun bin ah işit derler ya, öyle oldu, ‘maalesef biz de bu durumdan çok rahatsızız ama, artık buraya yeterli personel vermiyorlar, Anıtkabir’in devasa alanında o kadar az kişiyiz ki, yetişemiyoruz, lütfen gerekli yerlere şikayetlerinizi yapın’ cevabını verdi. Anıtkabir’den bu duygularla ayrılırken, hem şaşırtan, hem kahreden bir başka manzarayla karşılaştım. Anıtkabir sınırları içindeki ağaçlık alanlara girmek yasaktır ama, çoluklu çocuklu bazı aileler ağaçların arasına girmiş, yiyecek-içecek, oturmuşlardı, utanmasalar piknik yapacaklardı! Çıkış kapısındaki personele parmağımla işaret ederek gösterdim, görmüyor musunuz dedim, hemen müdahale edeceğiz filan dediler ama, bugün gitsem aynı pespayeliğin devam ettiğinden eminim.”

*

Duyarlı bir Atatürkçü yurttaşın, dün gönderdiği mesaj bu.

*

Son altı aydır tırmanarak, benzeri mesajlar yağıyor. Anıtkabir’i kasıtlı şekilde sahipsiz, kaderine terkedilmiş bir halde bırakıyorlar.

*

Aslanlı yol mesela…

Yürürken başınız öne eğik olsun diye, özellikle farklı büyüklükte taşlarla, asimetrik döşenmiştir, şapşal gibi sağa sola bakınırsan takılır yere kapaklanırsın, çünkü, saygının mimarisidir, hürmetin estetiğidir.

Aslanlı yol’da tarihimizde ilk defa, kullanılıp atılmış kağıt mendiller, pet şişeler görülüyor! Fotoğrafını çekip gönderen yurttaşlar var.

*

Başıboş mesire yeri midir Anıtkabir?

*

Bu yazıyı okuyanlar arasında hulusi bey’i tanıyan varsa, kendisine bu utanç verici tabloyu iletiversin lütfen.

Akp mitinglerinden, 15 Temmuz törenlerinden ve afişlerle destan yazmaktan vakti kalırsa, bi zahmet Anıtkabir’e uğrasın da vaziyeti görsün.

*

Yok ilgilenmeyecekse, defterden sildilerse bilelim…

Biz gider nöbet tutarız Anıtkabir’de.

YILMAZ ÖZDİL

Yazının Devamı

alt
YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.