DOLAR 5,5773
EURO 6,1735
ALTIN 271,2
BIST 95.734
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

Anayasa mahkemesi kapatılmalıdır

115
A+
A-

Demokratik sistemlerde her kurum denetlenebilirdir.
Denetim mekanizması farklı şekillerde çalışsa bile mesela hükümetin denetçisi muhalefettir, Cumhurbaşkanının denetçisi TBMM’dir, TBMM’sinin denetçisi ise millettir.
Anayasa mahkemesinin denetçisi kimdir, hangi kurumdur?
Denetime tabi olmayan bir kurum ne kadar demokratik olabilir?
Totaliter ve Monarşik sistemlerde hükümdarların kararları kesin idi. Bir üst merci yoktu.
Tıpkı onun gibi Anayasa Mahkemesinin de “kararları kesin” ve kararlarını inceleyecek, denetleyecek hiçbir merci yok.
Böyle bir şey bizatihi demokrasinin kendisine aykırı değil midir?
Demokrasinin bizzat kendisi zaten “denetlenebilirlik, şeffaflık” değil midir?
***
Anayasa mahkemesinin son 10 yıldaki önemli kararlarına baktığımızda bile ne kadar keyfi, ne kadar antidemokratik, ne kadar lüzumsuz bir kurum olduğunu anlarız.
PKK’nın partisini kapatırken sadece 2 PKK’lının dokunulmazlığını kaldırmış ve bu kararıyla aslında öteki PKK’lıları aklamıştır. Ne yani öteki PKK’lılar Ahmet Türk ve Aysel Tuğluktan daha mı az suçlu idi de onları akladınız? Bir çobanı da siyasetten men ederek milletle dalga geçmişler, aldıkları kararların ne kadar gayrı ciddi olduğu ispat etmişlerdir.
AKP-kapatma davasında Anayasa Mahkemesi Başkanının, karardan çok önce “Herkesin memnun olacağı bir karar vereceğiz” demesi aslında bu mahkemenin yasalara göre değil “kişilerin memnuniyetine göre” karar aldığını ispat etmiyor mu?
Başörtüsü meselesinde, mecliste büyük çoğunlukla kabul edilmesine rağmen Anayasa Mahkemesi üyeleri hiç de üzerlerine vazife değilken bu kararı iptal etmiştir. (Bu iptali dikkate alıp uygulayan hükümet ise başka bir suç işlemiştir ama şu anda konumuz o değil.)
Şayet Türkiye’de gerçekten bir yargı sistemi olsaydı Başörtüsü kararını iptal ettikleri gün Anayasa Mahkemesi üyeleri tutuklanmalıydı ve Anayasayı ihlal ettikleri için derhal en yüksek cezaya çarptırılmalıydı.
Ben AKP’nin hazırladığı Anayasa değişikliğine karşıyım. Referandumda da “Hayır” oyu vereceğim. Anayasa Mahkemesinin bu referandumu engelleyerek AKP’ye yine bir “mağduriyet alanı” açmasına da karşıyım. AKP anayasası, hiçbir konuda Türk Milletinin lehine karar vermemiş olan 11 kişi tarafından değil, referandumda Türk milleti tarafından reddedilmesi gereklidir.
O sebeple Raportör Osman Can’ın “Anayasa Mahkemesi iptal kararı verse bile Meclis o kararı tanımasın” önerisi doğru bir öneridir.
Meclis derhal Anayasa Mahkemesini kapatmalı, üyelerini de özellikle Başörtüsü konusundaki kararlarından dolayı tutuklamalıdır.
Özetlersek; Anayasa Mahkemesi,
PKK terör örgütünün meclisteki militanlarından sadece ikisinin dokunulmazlığını kaldırması, aslında diğerlerini aklamak anlamına gelmektedir. Anayasa Mahkemesi üyeleri “PKK’yı meşrulaştırarak terör örgütüne yardım etmekten” derhal tutuklanmalıdır.
AKP hakkındaki kapatma davasında mahkeme başkanının “herkesin memnun olacağı bir karar alacağız, ülkenin şartlarını göz önünde bulunduracağız, borsa, ekonomi vs” şeklinde konuşarak, kararlarını Anayasaya göre değil, kişilere göre aldıklarını ispatlamıştır. Anayasal bir kurumu kişilerin keyfine göre yönettiği için mahkeme başkanı derhal “görevi suiistimalden” tutuklanmalıdır.
Hiç de üzerine vazife değilken Başörtüsü meselesinde TBMM’nin kararını hiçe sayarak işlediği Anayasayı ilga suçu sabit olduğundan mahkeme üyeleri derhal tutuklanmalıdır.
Anayasa değişikliğinin referanduma gitmesini engelleyip AKP’ye yeni bir mağduriyet alanı açarsa, bu, Anayasa mahkemesinin bitmiş AKP’ye yeniden hayat verecek bir kararı olacaktır.
Anayasa Mahkemesi, bir darbe ürünüdür.
Darbelerin izini silmek için öncelikle ürünlerini ortadan kaldırmak gereklidir.
Kendisi de bir darbe ürünü olan AKP’den “darbe izlerini silmesini beklemek” elbette abestir.
***
Anayasa Mahkemesinin alacağı en hayırlı karar, kendi kendisini kapatma kararıdır.
Eğer gerçekten demokrasi istiyorsak?{jcomments on}

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.