DOLAR 5,7898
EURO 6,4559
ALTIN 277,4
BIST 98.415
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

Allah Millete Rüşvetçinin Hayırlısını Versin Kardeşim

07.02.2014
78
A+
A-

YILMAZ OZDİL

İnsanın sınırları var.

Mesela… Kulağımız 20 ila 20 bin hertz arasındaki sesleri duyabilir. 20’den azsa, 20 binden çoksa, duyamayız. Halbuki, o sırada ses vardır. Algılayamayız.

*

Gözümüz de öyle… Sadece 400 ila 700 nanometre arasındaki ışığı görebiliriz. Sınırlarımızın dışında kalan, kızılötesini, morötesini göremeyiz. Uzaktan kumandanın düğmesine basarız, şak diye televizyon açılır, şak diye kanal değişir, o sırada ışık gidiyor aslında kumandadan televizyona, algılayamayız.

*

Rüşvet ve yolsuzluk skandalı da tıpkı böyle… 87 milyar dolarlık ihale, 100 milyar dolarlık soruşturma, 40 milyar dolarlık karapara, 630 milyon dolarlık avanta gibi rakamlar, asgari ücretle çalışan vatandaşın algılama sınırlarının dışında kalıyor.

*

Gözünün önünde cereyan etsin, bangır bangır bağır, nafile.

*

Günde 12 saatten 30 gün çalıştırılıp, sanki lütufmuş gibi anca bin lira maaş ödenen insana, nakit 100 milyon dolar rüşveti, asla tarif edemezsin, algılayamaz. Zaten algılasa… O çalınan 100 milyon dolarlar yüzünden kendisinin anca bin lira maaş alabildiğini algılar.

*

Dolayısıyla, naçizane, algılanabilir ebatta bi rüşvet hikâyesi anlatayım. İzmir’deki bacanak soruşturması var ya… İşte orada yaşandı.

*

Rüşveti dağıtan kişiyle, rüşvet zincirinin en küçük halkalarından biri, telefonda konuşuyor, Rüşveti alan arkadaş, rüşveti dağıtana “e hani 10 bin lira olacaktı” diye sitem ediyor. Rüşveti dağıtan “e kaç para yatmış ki” diye merak ediyor. Rüşveti alan, kuruşu kuruşuna söylüyor, “hesaba dokuz bin dokuz yüz doksan beş lira gelmiş” diyor. Rüşveti dağıtan “haaa, beş lira eksik öyle mi” diye soruyor. Rüşveti alan “evet, beş lira eksik” diye tasdik ediyor. Rüşveti dağıtan mahcup oluyor, “valla onu demek ki banka kesmiş, havale ücreti aldılar herhalde, neyse önemli değil, sen hiç merak etme, ben şimdi on bine tamamlarım onu” diyor. Rüşveti alan, pek memnun oluyor, “Allah razı olsun” diyor.

*

Rüşvetçi, beş liranın hesabını soruyor, beş liranın… Varsın o kadarcığı da eksik oluversin, canı sağ olsun demiyor, rüşveti dağıtanın yakasına yapışıyor.

*

Hakkını arıyor!

*

Ne diyelim… Allah bu millete, rüşvetçinin “algılama şuuru”nu versin. Amin.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.