DOLAR 5,7498
EURO 6,3891
ALTIN 272,8
BIST 108.659
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

AKP’nin ahlakla imtihanı

12.12.2012
94
A+
A-

Muharrem Bayraktar
Dokunulmazlık dosyaları bu defa ciddi olarak meclisin gündeminde. BDP’li vekillerin PKK’lılarla kucaklaşması, bu sürecin zahirdeki tetikleyicisi olmakla birlikte, perde arkasında İmralı ile yapılan pazarlıkların gereğini yaparken diğer taraftan “halkı, PKK’nın üzerine şiddetli bir şekilde gidiliyor” gazıyla rahatlatmaya yönelik bir operasyon bu.

Meclisteki vekiller arasında en çok dosyası olan parti AKP. Hüseyin, Çelik bu durumu ört bas etmek için “Oransal olarak baktığınız zaman en az dosyası olan milletvekilleri AK Parti milletvekilleridir” diyor. Her halükarda kendilerini aklamak peşinde olan iktidar partisi “EN ÇOK KENDİ PARTİSİNİN MİLLETVEKİLLERİ HAKKINDA” suçlama olduğunu gizlemek için “ dosyalardaki oran olarak en azız!” diye övünüyor. “Vekil olarak en fazla biziz” diyemiyor.
Ülkeyi yöneten bir partinin vekillerine yönelik suçlamalara bakınca insanın dudağı uçukluyor. Çete kurmak, kalpazanlık, sahtecilik, ihaleye fesat karıştırmak ve daha neler neler.
Çocuklarımızın eğitimini teslim ettiğimiz Ömer Dinçer, “ihaleye fesat karıştırmakla, sahte belge düzenlemekle, ihtisalen nitelikli zimmetle” suçlanıyor.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu hakkındaki suçlama “ihaleye fesat ve zimmet.”
Birçok AKP’li vekil ve bakan hakkında benzer suçlamalar yer alıyor.
Başbakan Erdoğan’ın dosyasında ise “kalpazanlık, örgüt kurmak” gibi suçlamalar var. Aydınlık gazetesi geçtiğimiz günlerde hâkim adayı Tolga Onur’un sarsıcı bir haberini aktardı. Tolga Onur, Ankara adliyesinde stajyer hâkim olarak çalışıyordu. HSYK, tam üç buçuk yıl adliyede çalışan Onur’un görevine bir anda son verdi. Gerekçeler arasında “hâkim adayı Onur’un su faturasını geç ödemesi ve borcun icraya düşmesi” de vardı.
Bu ülkede hâkimlik yapacak birinin “su borcundan dolayı icraya düşmesini” bile “sorun” kabul eden anlayış, ülke yönetiminde bulunanların “kalpazanlık, çete kurmak, zimmet, dolandırıcılık, ihaleye fesat karıştırmak” gibi vahim suç isnatları ile karşı karşıya olmasına sessiz kalıyor.
“BDP’lilerin dokunulmazlığı kalkmazsa Allah bizi affetmez” diyen Başbakan, devlet malına tasallutla suçlananların dokunulmazlığının kalkmamasının acaba “Allah tarafından affedilip affedilmemesi konusunda ne düşünüyor?
Zimmet ciddi bir suçlama. Devlete ait olan maddi bir değeri şu veya bu şekilde üzerine geçiren kişi bu suçu işlemiş olur ki İslam fıkhı buna “gulul suçu “adını veriyor. Peygamber efendimiz gulul suçu işleyenlerin cenaze namazını kıldırmamıştır.
Böyle suçlamalara maruz bir kişi nasıl dokunulmazlık zırhına bürünür ve nasıl “iktidarın gücü ile koruma altına alınabilir?”
İşlerine geldiğinde dine referans verenler bunu nasıl izah edecekler?
Hakkaniyetli bir şekilde, hiçbir ayırım yapmadan, hiçbir vekili kayırmadan, hiçbir bakanı korumadan gerçekten “Allah’tan korkarak” bütün dokunulmazlıkları kaldırırsalar ne ala.
Yok, eğer böyle yapmazsalar her zamanki gibi şov peşinde oldukları ortaya çıkacak.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.