DOLAR 5,7325
EURO 6,3431
ALTIN 271,6
BIST 106.846
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Parçalı Bulutlu

AKP’nin 1 Mayıs’ı

01.05.2014
55
A+
A-

Orhan Karataş

AKP’nin gerginlikten, çatışmadan ve kavgadan beslenen siyasetinin yeni ve tehlikeli bir örneği ile daha karşı karşıyayız. 1 Mayıs karşılıklı inatlaşma ile amacından saptırılmış ve hükümet için gündem değiştirme, belli gruplar için de yeni dayatma ve sonu kestirilemeyen bir çatışma sürecine dönüştürülmüştür.

Emekten başka her şey var

Türkiye’nin önünde daha riskli, daha gerilimli, daha bunaltıcı bir gündem bilerek ve isteyerek oluşturulmuştur. Günlerdir 1 Mayıs’ı konuşuluyor. Ancak bu konuşma 1 Mayıs’ın amacına ve ruhuna uygun olarak işçinin, çalışanın, emeği ile kazanın haklarıyla ilgili olmuyor. Emekten, işçi haklarından, işçilerin yaşadığı problemlerden ve dayanışmanın öneminden başka her şey gündemedir ve sanki meselenin özüymüş gibi konuşulmaktadır. Kutlamanın nerede, nasıl, hangi sınırlarda kutlanacağı bazı sendikalarla hükümet arasında hararetli bir biçimde tartışılıyor. Meselenin gelip düğümlendiği yer ne yazık ki yine Taksim olmuştur. Alan tartışması bütün beklentilerinin, hak taleplerinin üzerindedir.

AKP’yi ganimet sayıyorlar

Bütün dünyada 1 Mayıs denilince akla gelen işçi hakları ve emektir. Bu vesile ile çalışanın hakları, bu alandaki eksikleri gündeme getirmek, konuşmak, çareler aramak, hükümeti bu konularda uyarmak, olması gerekendir. Ancak, ne acıdır ki Türkiye’de 1 Mayıs her zaman yeni gerginliklerin, yeni ihanetlerin gerekçesi olmuştur. Bölücü unsurların AKP dönemiyle birlikte zıvanadan çıktığını defalarca ibretle izledik. Böyle bir iktidarın varlığını ganimet sayanlar, her imkanı son sınırına kadar zorluyorlar. AKP “tedbir” diye, yaptıklarıyla, bu durumu teşvik ediyor ve azdırıyor. Bu vesile ile “çözüm” denilen ihanet sürecinin hangi boyutlara ulaşabileceğini, ülke millet düşmanlarının Türkiye’nin her yerine yayılıp, meydan okuduklarını, hiçbir kural ve kanun dinlemediklerini ve bundan sonra çok daha ileri gideceklerini içimiz sızlayarak görüyoruz.

Kolay yoldan köşe dönme

Çalışma hayatının ağır ve derin sorunları vardır. İş güvenliğinden ücretlere, sosyal haklardan emeklilik şartlarına kadar her mesele masadadır ve çözüm beklemektedir. AKP dönemiyle birlikte emek ve alın teri ile kazananlar yok sayılmış ve görmezden gelinmiştir. Bu yolla geçim sağlamak neredeyse çağ dışı olarak görülmektedir. Bunun yerine kolay yoldan köşe dönmek, ihale takibi yapmak, yüzde almak, ortalığı saçılan rüşvet ve yolsuzluk olaylarının ortaya koyduğu gibi her türlü ahlak ve vicdan sınırlarını zorlayarak kestirmeden zengin olmak tek ve değişmez anlayış haline gelmiştir. Böyle bir zihniyetten emeğe ve alın terine saygılı olmasını, işçi sorunlarıyla uğraşmasını, hak arayışlarını dikkate almasını beklemek beyhudedir.

Sendikalar

Sendikaların asıl üzerinde durması, gündemde tutması ve öne çıkarması gereken meseleler bir kenara bırakılmıştır. Bazı sendikaların tavrı ve tarzı hükümetin değirmenine su taşımaktan ileri gitmemektedir. Bu su taşıma iki yönlü oluyor. Birincisi gerginlik ve çatışma AKP siyasetinin temel dayanağıdır. Dolayısı ile gerginlik üzerinden götürülen her şey iktidar hanesine yazılmaktadır ki, zaten onların isteği ve beklentisi de budur. Bilerek ve isteyerek gerginliği arttırıp, kendi tabanlarını bu yolla angaje tutuyorlar. İkincisi bu dayatmalar AKP’nin korku yayma ve baskı kurma siyasetinin malzemesini oluşturuyor. Bunları göstererek kendilerine haklılık kazandırıyor, bunları göstererek kurdukları düzeni savunuyorlar.

Taksim ettiler

Bugün nelerin olacağı hemen hemen bellidir. AKP ile belli mihraklar arasında yeni bir taksim yapılacaktır. Hükümet polis birlikleri, panzerler, TOMA’lar, gaz ve tazyikli suyla bir savunma hattı oluşturacak, yasa dışı ne kadar örgüt ve militan varsa bunu bir fırsat sayarak kendilerini göstermeye çalışacaklardır. Sonra da hükümet çıkıp, bunun üzerinden ahkam kesecek, kurduğu baskı ve zulüm düzenini bu örnekleri göstererek savunacaktır. Taksim dayatmasının da, Taksim’i kayıtsız şartsız kapatmanın da bu yolu bilerek ve isteyerek açtığını söylemek için kahin olmak gerekmiyor. Ancak, burada unutulan şey, bu gerginliğin ve çatışmanın beklenmeyen ve istenmeyen boyutlara ulaşmasıdır.

İstanbul cezalandırılacak

Bu gidişin sonunun ne olacağı bellidir. En iyi ihtimali bile düşünsek, 1 Mayıs’dan geriye kalan işçi hakları ve emeğin sorunları değil, AKP zihniyetinin yeni ve vahim yansımaları, hainlerin cüreti ve İstanbul’un perişanlığı olacaktır. İhtilal dönemlerinde dahi görülmemiş düzenlemelerin, alınan yoğun tedbirlerin ve tehditlerin hiçbir işe yaramadığın görürsek hiç şaşırmayacağız. Kandil uzantılarının, ihanet yolcularının AKP’yi ganimet sayarak daha da ileri gitmeye çabalayacakları anlaşılıyor. Sonuçta yine koca bir metropol topyekün cezalandırılacak ve mahkum edilecektir.

Bahçeli’nin uyarısı

MHP Genel Başkanı sayın Devlet Bahçeli, her meselede olduğu gibi 1 Mayıs vesilesiyle yaşanacaklar konusunda da çok hayati tespitler yapmış ve uyarılarda bulunmuştur. 1 Mayıs’ın, Taksim Günü olmadığını hatırlatmış ve

özellikle sendikaların yasa dışı marjinal örgütlere prim vermemesini, polisin de kutlamalara katılanlara daha hoşgörülü ve toleranslı muamele etmesini istemiştir. 1 Mayıs bahanesiyle tutuşturulan bir kıvılcımın hangi badirelere yol açacağının, nerede duracağının, neye mal olacağının hiç kimse tarafından kestiremeyeceğinin özellikle altını çizmiştir.

Endişe

Ümidimiz ve dileğimiz endişelerimizin yersiz olması ve 1 Mayıs’ın huzur ve sükunet içinde kutlanmasıdır. Ancak, ülkenin içinde bulunduğu ortam, iktidarın kendinden ve kendilerine destek verenlerden başka herkesi yok sayan ve düşman gören anlayışı ve tavrı endişelerimizi arttırıyor. 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günün bütün işçilerimize, emeği ile çalışan ve geçinen vatandaşlarımıza hayırlar getirmesini temenni ediyoruz.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.