DOLAR 5,8932
EURO 6,5044
ALTIN 280,6
BIST 95.258
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 25°C
Parçalı Bulutlu

Akp’de Eriyiş Başladı, İktidar Çöküyor

18.12.2013
63
A+
A-

İsmail Özdemir

Geride bıraktığımız haftanın son günü “Çöküşün Yansımaları ve AKP’nin Hesapları” başlıklı yazımda AKP’nin içinde bulunduğu açmazları sıralarken “Bir taraftan PKK, diğer taraftan cemaat AKP’yi öyle sıkıştırmış durumda ki nasıl bir adım atacaklarını kendileri dahi zor kestirir oldular… Fişleme belgeleriydi, kasetlerdi derken, AKP’yi büyük bir korkunun sarmaya başladığını görmeyen yoktur…Bunu özellikle Recep Tayyip Erdoğan’ın hal ve hareketlerinden anlamak mümkün. Herşeye, herkese “kabadayı” edasıyla laf yetiştiren Erdoğan bugünlerde sanılanın aksine süt dökmüş kedi gibi… Bu ruh haliyle AKP öyle bir yere doğru gidiyor ki, emin olun bir zaman sonra üfleseniz yıkılacak hale gelecekler. Hele ki AKP’den bazı milletvekillerinin istifa edeceğine yönelik haberler, Recep Tayyip Erdoğan’a karşı daha şimdiden başka grupların AKP içerisinde oluşmaya başladığına yönelik gelen yorumlar, bunun en belirgin göstergesi oluyor.” tespitlerinde bulunmuştum.

Bu tespitlerimizden çok değil birkaç gün sonra eski milli futbolcu Hakan Şükür’ün AKP’den istifa ettiği haberinin gelmesi kimilerine göre sürpriz olarak değerlendirilse de, bize göre malumun ilanından başka bir hali ifade etmiyor. Birkaç haftadan bu yana yaşanan gelişmelerin böylesi bir sonu işaret ettiği her haliyle ortadaydı çünkü.

Hakan Şükür’ün istifasını anlamlı kılan, üzerinde düşünülmesi gereken mesele, gerekçesini sunduğu açıklamasında kendisini ifşa ediyor. Açıklamasında vurgu yaptığı temel dayanak AKP ve cemaat arasında son dönemde yaşanan dershanelerin kapatılması ile ilgili tartışmalar ve AKP iktidarının cemaate karşı takındığı kendince olumsuz tavır olarak kendisini gösteriyor.

Hakan Şükür’ün AKP ve cemaat arasında açıkça bir tercihinde bulunup, seçimini cemaatten yana kullandığı kendi açıklamasıyla beraber ortada bulunuyor. Bu istifa gerekçesiyle beraber doğru okunduğunda, cemaat ile AKP’nin kesin bir kopuş yaşadığı ve artık bu kopuşun sonuçlarının ortaya çıktığı anlaşılıyor.

Bir konuya dikkatinizi çekmek istiyorum, az çok Hakan Şükür’ü futbolculuk yıllarından beri tanıyan, konuşmalarına şahit olanlar istifa gerekçesini sunduğu mektubunda kullandığı kavram ve cümlelere baktığında bir yerlerden “destek” aldığını kolaylıkla fark eder. Belli ki Hakan Şükür’ün istifa etmesine neden olan çevreler, bu istifanın anlamını da beraberinde hazırlayarak, kamuoyuna sunmuşlardır. Kendilerinin açık açık söyleyemediklerini Hakan Şükür aracılığı ile söylemiş, kamuoyuna sunmuş oldular.

Dershanelerin kapılmasının gündeme gelmesiyle başlayan gelişmelerin İdirs Ba’ın ardından Hakan Şükür’ün de AKP’den istifa etmesiyle, önümüzdeki dönemde nereye doğru gideceği konusunda işaretleri bünyesinde barındırıyor. Bundan sonra AKP’de yaşanılan kopmaların bundan sonra git gide artacağını söylemek mümkün ve doğal, aksini söylemek ise anormaldir.

Her geçen gün AKP içerisinden 30’a yakın milletvekilinin daha istifa edeceği söylentisinin artmaya ve Erdoğan karşıtı bazı kesimlerin gruplaşarak Erdoğan kesimi karşısında duruşunu belirlemeye başladığına yönelik haberlerin artarak gelmesi “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” tezini güçlendiriyor.

Belli ki Hakan Şükür’ün istifası bazı şeyleri de beraberinde getirmeye başlayacak. AKP’den istifa sonrası bir biri ardına gelen mesajlardaki “masumiyete, acziyete” ve “izahat yapma mecburiyetine” bakılırsa düne kadar küçücük bir kıvılcım olan korku, git gide AKP’nin tüm odalarını sarmış, herkesi etkisi altına almıştır.

Emin olun başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere, bakanlar, milletvekilleri, diğer AKP’lilerin hepsi ve medyada bir anda “üç beş kişiye düşen” kalemşor grubu, artık her yeni sabaha uyandıklarında “acaba bugün bizi ne bekliyor, bugün neyi kaybedeceğiz?” sorularını sürekli kendilerine soracaklardır. AKP’nin dengesi bu sebeple git gide bozulacağa benziyor. Bu sorular her geçen gün cevabını bulmaya başladıkça da AKP’nin eriyişini daha da artan bir hızla gözlemleyeceğiz.

Geride kalan yıllarda AKP’de istifalar gündeme geldiğinde, en değme aktörlere taş çıkaracak bir rol oynayarak “bu trenden inan bir daha binemez” şeklinde dikleşen ve istifa etmeyi düşünenlere göz dağı veren Erdoğan’ın şimdilerde dut yemiş bülbül misali sesini soluğunu çıkarmadan bir yerlerde beklemesi size de garip gelmiyor mu?

AKP’nin sıkıntısının esas nedeni bu zamana kadar iktidarının milletten değil, çıkar amaçlı kurduğu ortaklıklardan, teslimiyet karşılığı aldığı desteklerden ve yalanlara dayalı vaatlerden kaynaklandığını düşünmesidir.

Geldiğimiz noktada “suni ve gayrı samimi” ortaklıkların AKP’yi terk etmeye başladığı bir dönemde “milletin sesi” olmaktan dem vurmaları geç kalınmış ve dertlerine asla derman olmayacak bir çağrışımdır.

Millet herşeyi görmüşken AKP’nin beyhude çabası, eriyen kadrolarıyla beraber, umutlarını da tüketecek ve en nihayetinde “ecel korkuları” haline gelen “iktidarı kaybetme” kaçınılmaz sonları olarak önümüzdeki seçim dönemlerinde birer birer gözlemlenecektir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.