DOLAR 5,7372
EURO 6,3561
ALTIN 278,0
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

AKP Mısır İçin Yasta

23.08.2013
57
A+
A-

Fikri Atılbaz

Bu ne büyük bir aşk. Meğer AKP iktidarı Mısır’a deli gibi sevdalıymış. Yanlış anlaşılmasın sevdalı olunan Mısır değil. Çünkü Mübarek yıkıldığında da bu olaylar olmuştu. Bu aşk Müslüman Kardeşlere, İhvan’a, Mursi’ye duyulan aşk. Bu ilişki ne kadar derinmiş hiç kimse anlamamış. Ülkesinde 15-20 vatan evladının şehit düştüğü günlerde bile günlük hayatlarında hiçbir değişiklikte bulunmayan, normal hayatlarına planladıkları gibi devam eden AKP, teşkilatına yas genelgesi yollamış. AKP’li Belediyelere festival ve eğlenceleri iptal edin, Mısır’daki kardeşlerimizin yasını tutun demiş.

Ne kadar insani bir davranış demi? İnsanın gözleri doluyor. Yas ilan edip Mısır’daki yandaşlarının yasını tutup acıyı paylaşıyorlar. Sınır ötesi hem de kilometrelerce ötede. Neylersin ki acı mesafe tanımıyor. Kendi ülkesi için katledilen vatan evlatlarından ayrı bir şehitler ordusu oluşmuşken, onların analarına aslında kızım sana söylüyorum gelinim sen anla türden bir söylemle, ne var bunda çok gürültü çıkarmayın, farz edin ki çocuklarınız trafik kazasında öldü deyin geçin diyen zihniyet Mısır için yasta.

Anlaşılan AKP’nin İhvan’a olan deruni bir muhabbeti varmış. Ve onlarda Mısır’da Mursi döneminin bittiğini yavaş yavaş kabulleniyorlar. Ve bu yüzden telaşlı, sinirli, kızgın, kin ve nefret dolu bir halde Davutoğlu’nun Yeni Osmanlıcılık sevdasından iyot gibi ortada kalan AKP o ünlü şarkıyı anımsatan türden, acısından ne yaptığını bilmez bir halde davranıyor. Ne diyordu şarkıda:

Yıllar sonra bile hiç kimseye söylemedim

Bu sevdayı kalbime gömdüm ve sen öldün

Şimdi eşim dostum beni hastayım sanıyor

Yastayım hiç kimse bilmiyor

Şarkıda söylendiği gibi artık yasta olduklarını öğrenmiş olduk. Ne diyelim strateji yalnızlıklarında Mecnunu oynama rolünü kendileri seçti. Tabi” ki şimdi de yasını tutacaklar. Ancak böyle bir sonu Başbakan Erdoğan kendi istedi. Şimdi yalnızları oynuyor. Önce onu destekleyen, bir noktaya çıkaran, beraber yürüdüğü Haçlı Batı, BOP’çu ortağı terk etti. Sıra içeriye geliyor. Onun şahsı için düştüğü duruma üzülmem; fakat Türkiye’yi, Edibali’nin meşhur söyleminde dediği, “Hatırlı iken itibarını kaybeden” durumuna düşürdüğü için kahroluyorum. Buna kendini Türk hisseden, açık yüreklilikle “Ne mutlu Türküm diyene” diyen her Türk vatandaşı kahrolmaktadır.

AKP iktidarı ta en başından, Milli Görüş gömleğini çıkarttık dediği ve yeni gömleğini giyerken düğmeleri yanlış iliklemesiyle en büyük hatayı yaptı ve bunu gördüğü halde sürdürmekle de hatası yanlışa dönüştü. Yanlışlarının toplamı da ne yazık ki ülkemizi uçurumun eşiğine getirdi.

Erdoğan’ın demokrasi anlayışı çok farklı demiştik. Hatta dün bu soruyu bu köşeden yöneltmiştik, “Sizin demokrasiden anladığınız ne?” Bakıyorum da sorun bir tek demokrasi değil, şimdi kendilerine bir soru daha sormamız gerekiyor, “Sizin diktatörlükten anladığınız ne?” diktatörler illa insanları sallandırır mı? Çağdaş diktatörlük nedir? İnsanları yarattıkları korku imparatorluğu içinde baskı altında tutmak neyin nesidir? İnsanların izlendiği korkusuyla yaşamaları nasıl bir ortamda yaşadıklarının göstergesidir. Gazetecilerin bildiklerini yazamaması, yaratılan bazı kutsal inek figürleri hakkında kalem oynatamaması nasıl bir rejimin göstergesidir?

22- 23 yaşında gençlerin gemi filosuna sahip olduğu, mücevher şirketlerine ortak olması, holdinglerde üst düzey yönetici olduğu ve her nedense hep sade vatandaşın çocuklarının KPSS’ye tabi olduğu, işsiz kaldığı, öğretmenlerin atanamadığı, bir çoğunun sözleşmeli kölelik uygulamasına tabi tutulduğu şu günlerde insanların başka türlü düşünmesi mümkün değil. İnsanlar Mısır’da olanlar için üzülüyor, Suriye’de yaşanan vahşet için üzülüyor, Ortadoğu’da akan kan için üzülüyor. Bu gayet normaldir. Ancak kendi evlatları için yas tutmayanlar başkaları için karalar bağlıyorsa biz Türk milleti olarak bu işin içinde yokuz. Bunun yalnızlığını da en kısa zamanda göreceksiniz.

Türk milliyetçileriyle sadece Türk haricinde öldürülen herkese, eziyet gören herkese üzülüp, Türkmenlerin, Doğu Türkistan’da soydaşlarımızın katledilmesine, işkence görmesine üzülmeyenlerle aramızdaki fark:

Biz vahşetin yapanına ve kaybına göre değil her türlüsüne karşıyız. Yüce Dinimizin emrettiği gibi bütün peygamberlere iman ediyoruz.

Ya siz baylar ya siz katledilen Türk olunca niye sesiniz soluğunuz kesiliyor, başlarınız başka yöne çevirip görmezden geliyorsunuz. Yoksa

Biz sizi hasta sanıyorduk; ama öğrendik ki yastaymışsınız!

Sağlıcakla kalın!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.