DOLAR 5,7333
EURO 6,3130
ALTIN 275,8
BIST 102.590
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 27°C
Az Bulutlu

AKP Cebir Ve Şiddet Kullanmadan Türk Devletini Yıkıyor

07.02.2013
53
A+
A-

MUSTAFA BİROL CEVİZOĞLU

Türk devleti mi daha önemlidir, AKP hükümet mi?

Bu sorunun tek cevabı vardır: Türk devleti!

Aksi; gerçek dışıdır, yalandır, yanlıştır! Türk devletinin yanında AKP hükümetinin esamisi bile okunmaz, okunmamalıdır. Türk devletinin bekası için binlerce AKP hükümeti yıkılır, binlercesi yeniden kurulur…

Bu bağlamda her vatandaşın hükümeti yıkma, yok etme, düşürme, itibarsızlaştırma (ya da adına ne derseniz deyin) hakkı vardır. Demokratik kurallar çerçevesinde hükümetlere yapılacak her hamle mubahtır, haktır ve helaldir. Hele hele AKP hükümetine yapılması farzdır… AKP hükümetine yapılacak eylemlerde demokratik kuralların yanı sıra, kendisinin şu an muhaliflerine yaptıklarının aynısını yapmak daha farzdır…

Gelgelelim ki bunlardan birini devlete yapmaya kalkanın kafası, bazen tam manasıyla, bazen de mecazi olarak kopartılır. Kimse devlet ve milletin birlik ve bütünlüğü aleyhine bir eylem ve söylem geliştiremez! Geliştirirse kendisi bilir, sonucuna katlanır! Yeri gelince ağzına biber sürülür, dili kopartılır, yuvası yıkılır, huzuru bozulur…

Zaten böyle bir tehlikenin varlığını önceden tahmin eden devlet, buna karşı önlem almış ve TCK’nın “Beşinci Bölüm, Anayasal Düzene ve Bu Düzenin İşleyişine Karşı Suçlar” başlığı altında 309, 311 ve 312 maddelerle bu düzenlemeleri yapmıştır. İlgili maddeler “Anayasa’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye, Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesini” düzenlemektedir.

Yukarıdaki eylemleri yapanlara ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilmesi için bu eylemleri yapanların “cebir ve şiddet” kullanması gerekmektedir. Burada aklımıza şöyle bir soru gelmektedir: Yukarıdaki eylemlerde “cebir ve şiddet” yoksa tüm bunlar serbest midir?

Sorunun cevabını gerçekten bilmiyorum. Ancak, sanki “cebir ve şiddet” kullanılmadan Anayasa’nın öngördüğü düzene karşı bir suç işleniyormuş gibi bir his var içimde. Üstelik “cebir ve şiddet” kullanmadan bu suçu işleyenin nedense AKP hükümeti olduğunu düşünüyorum. PKK bu suçu “cebir ve şiddet” kullanarak işlerken, AKP (belki de şimdilik-Erbakan zamanı: Kanlı mı kansız mı?) “cebir ve şiddet”e başvurmadan işliyor! Devletin Anayasal düzenini ortadan kaldırmanın cezası bellidir ve bebek katiline bunu yapmaya kalktığı için “ağırlaştırılmış müebbet hapis” cezası verildi.

Kanunlar önünde herkes eşittir! AKP’li ya da PKK’lı, fark etmez! Hakimler “sen AKP’lisin geç, sen PKK’lısın dur” diyemez! (Habur hariç) Derse o da suç işlemiş olur. O halde ortada işlenmiş bir suç varsa AKP’lisi de PKK’lısı da aynı muameleye tabi tutulur, haberiniz olsun! En azından Tayyip, bakanlar ve şimdilik koruma altına aldığı kişiler olası bir iktidar değişikliğinde TCK’nın “Suça İştirak” ile ilgili düzenlemeleri kapsamında hakim karşısına çıkartılır. Madde 315’i de unutmamak gerekir…

Benden söylemesi!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.