DOLAR 5,7838
EURO 6,4475
ALTIN 277,2
BIST 98.420
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 23°C
Parçalı Bulutlu

Acı Verici Bir Durum

17.07.2013
78
A+
A-

Türkiye istisnasız her alanda ağır ve acı bir yıkım yaşıyor. AKP ile ortaklık kuran PKK iyice zıvanadan çıktı. Ülke fiilen bölünmüş durumda. İktidarın gündeminde ise bir Anayasa dayatması var. Meclis tatile girmiş olmasına rağmen, bunu gündemde tutmaya devam ediyorlar.

BEKLENTİLER FARKLI
Daha önce defalarca yazdığımız gibi, ülkenin yeni bir Anayasa’ya ihtiyacı olduğuna hiç kimsenin itirazı yoktur. Bütün mesele yeni Anayasa’dan ne anladığınız ve ne beklediğinizdir. Türk milletinin beklentisi günün şartlarına uygun, hukuku ve demokrasiyi esas alan, milli ve üniter devletin teminatı olan bir Anayasa’dır. Oysa AKP’nin beklentisi çok daha farklıdır. Bütün hesaplar PKK ile kurulan kirli ortaklıkta verilen sözleri yerine getirebilmektir. Nitekim, ikinci aşama dedikleri şey tam olarak budur ve PKK tehdit ve baskılarla AKP’den ihaneti Anayasaya geçirmeye mecbur bırakmaktadır. Başbakanın telaşının altında da, sözcülerin çukura düşmüş siyasetlerinin özünde de bu vardır.

NİYET VE HEDEF

İnsaf ve vicdan sahibi herkes kabul eder ki, yeni Anayasa gereklidir, ancak acil değildir. Ülkenin bir bölümünde devlet tamamen geri çekilmiş ve yok edilmiştir. Kontrol dağlardan inen eli silahlı katillere bırakılmış, bölünme bir fiili duruma dönüştür. İhanet ete-kemiğe börünmüş ve hayal bile edemeyeceği mesafeler kat etmiştir. Katil teröristler şehirlere yayılarak zafer kutlamaları yapmakta ve bölge halkını canından bezdiren bir baskı oluşturmaktadırlar. Vergi topluyor, yok kontrolü yapıyor, ceza kesiyor ve hüküm veriyorlar. Ülkenin hükümeti bütün bunları sadece seyretmekle kalmıyor, yaptığı açıklamalarla bu ihanet güruhunu daha da azdırıyor. Bütün bu olanların mevcut anayasa ile ilgisini ve ilişkisini kurmak imkansıdır. Gafletin, teslimiyetin, ihanetin Anayasa ile ne ilgisi var? Bütün bu yaşananları getirip bir anayasaya bağlama gayetinin altında ancak ve ancak bu ihaneti meşrulaştırmak ve kalıcı hale getirmek gayreti olabilir. Zaten AKP’nin niyeti de, hedefi de tam olarak budur.

AKP İLE PKK BAŞBAŞADIR

MHP’nin böyle bir ihanetin yakından geçeceğine ihtimal vermek bile en hafif şekliyle terbiyesizliktir. AKP son dönemde ihanetlerini gizlemek ve bu millete yutturabilmek için MHP’ye yakın durmaya çalışıyor veya bir şekilde işin içine dahil etme oyunlarına başvuruyor. MHP lideri Bahçeli’nin kararlı duruşu bu oyunları başlamadan bitirmiş ve AKP’yi kirli ortağı PKK ile baş başa bırakmıştır. Bazı zavallıları akıl, şuur, ahlak ve insanlık dışına iterek çıldırtan ve ağızlarından salyalar akıtarak MHP’ye ve liderine saldırmalarına sebep olan şey, işte bu kararlı duruştur.

TÜRK MİLLETİ AYAN BEYAN GÖRÜYOR

AKP eğer isterse ortağı BDP ile birlikte Anayasa değiştirebilir. Hatta yeni bir Anayasa’da yapabilir. MHP lideri sayın Bahçeli’nin dediği gibi sayın Başbakan arzu ederse uzlaşma masasından kalkmasına bir mani hal yoktur. Oslo’dan beri PKK’yla anayasa yapma hedefini kimse unutmamıştır. Şayet AKP-PKK arasında anayasa konusunda tam bir söz ve fikir birliği sağlanmışsa, Başbakan’ın kimseyi suçlamadan, kimseyi töhmet altında bırakmadan Uzlaşma Komisyonu’ndan ayrılmasında bir sakınca olmayacaktır. Böylelikle Türk milleti her şeyi ayan beyan görecek ve anayasa üzerindeki karanlık hesapları fark edecektir. Zaten Başbakan’ın kafasının bir köşesinde BDP-PKK’yla anayasa hazırlayarak ilk etapta referanduma götürme gayesi fazlaca yer etmiştir.

EMNİYET SUPABI

MHP dün ne söylemişse, bugün de aynı noktadadır. Tutarlılığından ve prensiplerinden asla ayrılmamıştır. Sayın Bahçeli, Anayasanın ilk üç ve emniyet supabı niteliğindeki dördüncü maddelerinden ödün verilmesinin, başlangıç kısmındaki ruhtan geri adım atılmasının, Türk kimliğinin sulandırılmasına rıza gösterilmesinin hiçbir şartta kabul edilmeyeceğini ilan etmiştir. Türk milletini tahrip edecek ve etnik kimliklere çağrı olacak her değerlendirmeyi, siyasi ve hukuki meşruiyet sağlama çabalarını geri çevireceklerini bütün dünyaya duyurmuştur. Bugün de aynı çizgi, aynı kararlılık, aynı irade devam etmektedir.

İMRALI CANİSİNİN İNSAFINA KALDILAR

Türk milleti üçüncü defa iktidarı AKP’ye vermiş olsa da, referandum yoluyla dahi anayasa yapmasına müsaade etmemiştir. AKP bu iradeye saygılı olmak zorundadır. Kaldı ki, kendi içinde bile bu konuda çok farklı görüşler olduğu bilinmektedir. PKK’nın beklentilerini yerine getiren, bunun karşılığında da başkanlığı koparan bir düzenlemeye AKP grubunun ittifakla destek vereceği kuşkuludur ve sayın başbakan bunun farkındadır. Bir tarafta PKK ve verilen sözler, diğer tarafta Türk milletinin gazabından duyulan endişe ve ülkenin sürüklendiği derin uçurum. AKP kendiyle birlikte ülkeyi de bir felaketin eşiğine getirmiştir. Çaresiz biçimde kıvranmakta ve İmralı canisinin insaf ve inisiyatifine teslim olmaktadır. Türk milletinin üçüncü defa tek başına iktidar verdiği bir partinin, bugün PKK ile başkanlık beklentileri arasında sıkışıp kalması, İmralı canisinin eline bakar olması çok acı vericidir.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.