SON DAKİKA
escort mersin

Acı bir gerçeği vurgulayan sanatçı

Bu haber 24 Aralık 2018 - 14:42 'de eklendi ve 3.532 kez görüntülendi.

Ünlü şarkıcı Mazhar Alanson geçtiğimiz günlerde “Adam papağanı ezmiş, öldürmüş. Kaç gündür bu mesele. Neler oluyor orada. Genç, babayiğit çocuk şehit olmuş, 6 aylık hamile karısı. Hayır, o öyle sayfada geçiyor. Papağan öldü, 1 haftadır Türkiye konuşuyor, konuşuluyor” sözleriyle bir gerçeğe dikkat çekti. Bu sözleri medyada da büyük ilgi gördü. Bu gösterilen ilgi, bu manzaraya bir etki yapacak mı bilmiyoruz. Ama maalesef Mazhar Alanson çok acı bir gerçeği toplumun yüzüne vurmuştur.

Elbette bu sözlerden “şehitlerimize, gazilerimize sahip çıkılsın, hayvanlara eziyet edilsin” mantığını çıkarmamak lazımdır. Zaten inancı, imanı olan insanlar için “Yaratılanı severiz, Yaradan’dan ötürü” sözü bir ölçüdür.

Bir ruh hastasının, Papağan’ın ölümüne sebebiyet veren eziyeti sonrası büyük ağıtlar yakanların bir gün olsun bu vatan için şehit olan asker ve polislerimiz için, onların geride bıraktığı canlar için ağıt yaktığına, bir cümle dahi onları andıklarına şahit olamamak zaten bu sitemin ana sebebi…

“Türkiye Cumhuriyeti bölünmesin, millet parçalanmasın” diye şehit olan, mücadele ederken yaralanan gazilerimiz bu toplumda o kadar sıradanlaştı ki, bir papağanın öldürülmesi onlara daha ilginç gelmektedir.

Bu toplumda “Askerlerin görevi hayatını vermek, bunun için maaş alıyorlar, bana ekstra bir iyilik yapmıyorlar” diyen Muhsin Kızılkaya gibiler milletvekili yapılıyorsa, “Ne yapayım Allah Allah şehitler mehitler aman yeter” diyen Nur Yerlitaş gibiler sanatçı-modacı diye ekranlardan indirilmiyorsa, şehitlere hakaret eden Itır Esen gibiler Miss Turkey World güzeli seçiliyorsa, “Hayatta hiçbir laftan tiksinmedim ‘şehitler ölmez vatan bölünmez’den tiksindiğim kadar” diyen Sera Kadıgil gibiler milletvekili oluyorsa, “PKK birkaç Mehmet’i şehit etti diye Meclis’i toplayacak değiliz.” Diyen Hüseyin Çelik gibiler milletvekili ve bakan yapılıyorsa, “iktidarı ayakta tutmak için ölene şehit değil … yoluna giden Niyazi’ denir” diyen Tuncer Yığcı gibiler Ankara Devlet Tiyatrosu oyuncusu yapılıyorsa elbette toplum içinde bunlardan etkilenip şehitlere karşı duyarsız bir kitlede oluşur.

Mazhar Alanson sadece bu gerçeğin üzerinden yorum yapmıştır. Bu gerçeği inkâr edebilecek kimse de yoktur.

Milleti için kendi canını feda eden, geride gözlü yaşlı ana, baba, evlat ve eş bırakan bir şehitlerimiz bir papağan kadar ilgi, alaka görmüyorsa burada vicdanların tekrar tekrar kanaması ve kendine çeki düzen vermesi gerekiyor.

Canını ortaya koyan şehitler karşısında sağırlaşanın, dilsizleşenin, körleşenin bir papağan karşısındaki ağıtları da inanın sahtedir.

Şehitlere, gazilere üzülmeyen bir kişi ölen Papağan’a niçin üzülsün?

Mazhar Alanson’un yapmış olduğu tespit, hepimizin sorumluluklarını, önceliklerini hatırlatmalıdır.

Şehit olan asker ve polislerimiz, milletin çocukları yaşasın diye, kendi çocuklarını yetim bırakan yüce bir makamda oturmaktadır.

Bunun karşılığı unutulmak, yok sayılmak, sıradanlaştırmak olmamalıdır.

Geride bıraktıklarına devlet olarak, millet olarak sahip çıkmak hepimizin görevidir.

Şehit yakınlarının ne ihtiyacı varsa karşılamak, yerine getirmek, onlara “of” bile dememek herkesin sorumluluğudur.

Şehit babalarının ardından tabutu başında “baba” diye ağlayan yavrular sizde hiçbir duygusal etki oluşturmuyorsa zaten size insan demek bile mümkün değildir.

Şehitler bu ülkenin tapusunun gerçek sahipleridir. Onların kanı bu ülkenin bölünmez bütünlüğünün çimentosu olmuştur.

Hayvan sevgisine moda olarak bakanlar, şehit sevgisi ve onlara sahip çıkmak geçici bir moda değildir. Kıyamete kadar yaşayacak kutsal bir görevdir.

Papağan Bahattin ile şehit Bahattinler arasındaki farkı anladığımız gün zaten ihanet bu ülkede nefes bulamayacaktır.

Bir sanatçının ayakkabısının topuğu kırıldığında kendi parçalayan toplum fertleri, şehidin vücudu paramparça olduğunda tepki vermiyorsa o toplumun şuuru ölüyor demektir.

“Ben Gaziyim, Güneydoğu’da bacağımı, kolumu, gözümü kaybettim” diyen bir vatan evladı karşısında, “Banane benim için mi gazi oldun?” diye hiç umursamadan saldıranların yaşadığı toplum maalesef bizim toplumumuzdur.

Yarınlarda büyük felaketlerle karşılaşmak istemiyorsak, bu ülke için bedel ödeyenlerin kıymetini, değerini anlamalı ve bilmeliyiz.

Bugün şehidine, gazisine yeterince sahip çıkmayan, hatta onları aşağılayanlara nefes aldırılan bu toplum yarın kendi için fedakârlık yapacak yiğit bulamaz.

Mazhar Alanson’un yerinde ve zamanında yapmış olduğu bu sitem umarım toplumun uyanışına sebebiyet verir. Sanatçılar toplumun önderleri durumundadır. Onların ortaya koyacağı bu gibi hassasiyetlerin yerine daha çabuk ulaşması, sosyal bir gerçek olmuştur. Mazhar Alanson şimdi bunun öncüsü olmuştur.

Kıymetli sanatçımız Mustafa Yıldızdoğan’ın çok anlamlı bir eserinde belirttiği “Şehitler Ölmez diyen birileri” var dendiğinde bu ülkemizdeki milyonları kapsamalıdır.

Gerçi bunu söyleyen Mustafa Yıldızdoğan gibi çok değerli bir sanatçı bile, pkk ve apo paçavralarının sallandığı, pkk sempatizanlarının doldurduğu konser alanında, arkasına apo posterini asarak “Vallahi apo’yu özledim, vallahi dostu özledim” diyen pkk’lı Ahmet Kaya kadar bu medyada değer görmüyorsa kime ne anlatacağız ki?

Devletin yetkililerinden tutunda sanatçısı, futbolcusu, siyasetçisi, işadamı Ahmet Kaya’nın doğum ve ölüm yıldönümünü kutlamak için birbiriyle yarışıyor.

Türkiye’de bazı şeyler artık değişmeli… Bölücüye, teröriste hayat hakkı tanıyan her yol tıkanmalıdır.

Bölücü terör örgütleriyle mücadele uğrunda bedel ödeyen, katkı sunan herkeste bu ülkenin en büyük değeri olmalıdır.

O yüzden şehidine, gazine sahip çık Türk milleti… Onlar senin uğrunda bedel ödedi ve ödemeye devam edenler var…

YILDIRAY ÇİÇEK

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.