DOLAR
EURO
ALTIN
BIST
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Sağanak Yağışlı

ABD malı ile ABD’ye tepki-Fatih Altaylı

03.08.2018
3.158
A+
A-

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, bugünkü yazısında ABD yönetiminin papaz Brunson bahanesiyle Türkiye’ye yaptırım kararı almasını değerlendirdi. ABD’ye gösterilen tepkilere değinen Altaylı, tartışmanın farklı bir boyutuna dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı:

“ARTIK iPHONE KULLANMAYACAKSINIZ” DENSE TELEFONLARINDAN HANGİ HIZLA VAZGEÇERLER

“Türkiye de ABD’ye yaptırım uygulayacakmış. Uygulayabilir elbette. Mütekabiliyet ilkesi gereği ABD’de hakkında karar çıkarılan iki bakanımızın mevkidaşları için Türkiye de aynı yönde bir karar alabilir.

Karşılıklı olarak somut etkisi olmayacak iki karar alınmış ve mütekabiliyet sağlanmış olur. Vatandaşlarımız ise sosyal medyada ABD karşıtlığını körükleyen bir tavır içindeler. Bunu da makul bulmak gerek.

Benim merak ettiğim ise bu ABD’ye öfkeli mesajların ne kadarı Amerikan malı Apple telefonlar üzerinden yazılıyor? Bu öfkeli vatandaşlarımıza “Artık iPhone kullanmayacaksınız” dense telefonlarından hangi hızla vazgeçerler.

Tabii işin bir diğer ironik tarafı ise ABD’ye gösterilen tepkilerin ABD merkezli Twitter ve Facebook üzerinden gösteriliyor olması. Acaba öfkeli yurttaşlarımıza “ABD menşeli sosyal medyayı artık kullanmayın” çağrısı yapılsa bu çağrı ne kadar karşılık bulur!”

Fırsatçılık mı?

ABD ile gerilen ilişkilere “piyasa” denilen şeyin verdiği tepkinin, en azından bu aşamada “abartılı” olduğu çok açık.

İlişkilerdeki “düello” tavrı şu an için “somut” sorun yaratacak düzeyde değil, varolan sorunların üzerine yeni bir şey koymuyor.

Tabii şimdilik.

ABD’nin iki Türk bakanla ilgili aldığı kararın, piyasayı bu kadar etkileyecek bir durumu yok açıkçası.

Çünkü tabiri caizse ABD henüz Türkiye’ye ateş açmadı.

Sadece silahı kılıftan çıkardı.

Ancak ne namluya mermiyi sürüyor, ne de tetiğe basıyor.

Poker yaklaşımı ile sadece el yükseltiyor.

Bunu da Türkiye daha önce el yükselttiği için yapıyor.

Çünkü tam kartlar açılacakken, Türkiye masaya biraz daha pey sürüyor.

ABD de bunu görüyor ve üzerine bir tık daha yükseltiyor.

Henüz iki taraf da rest demiş değil.

Amerikan tarafı, Türkiye’nin önündeki miktarın üzerine çıkabileceğini ve restini görmeye hazır olduğunu anlatmaya çalışıyor.

Delirmiş gibi görünen ABD’de henüz itidal tam olarak elden bırakılmış değil.

Piyasada olan biten ise fırsatçılıktan öte bir anlam taşımıyor şu anda.

Bu aşamadan sonra taraflar için onurlu bir çözüm var mı hala derseniz, var.

Türk yargısı, rahip Brunson’ın davasını bir an önce sonuçlandırır.

Mahkumiyet veya beraat, farketmez.

İkili anlaşmalar gereği cezasını çekmek üzere ABD’ye yollama hakkımız var.

Onlar da Hakan Atilla’yı aynı şekilde cezasını çekmek üzere Türkiye’ye yollarlar.

Bu yolla bu sorun halledilir.

Ama aradaki tek sıkıntı bu değil elbet.

Ama acil olan bu.

Çünkü Cumhuriyetçi Parti’nin, rahibin ABD’ye gitmesine çok acil ihtiyacı var.

YAZININ DEVAMI

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.