DOLAR 5,7672
EURO 6,4005
ALTIN 273,5
BIST 108.472
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Çok Bulutlu

98.Yılında Sarıkamış harekatı ve gerçekler

23.12.2012
130
A+
A-

Türk tarihinin en büyük acılarından olan Sarıkamış harekatının 98’nci yılındayız. Uzun yıllar akıllara dahi gelmeyen bu harekatın son yıllarda hatırlanmış olması bir teselli olsa da, bu defa Türk milleti ve Türk tarihiyle hesabı olanların istismar alanına dönüşmüştür. Bilerek veya bilmeyerek öyle şeyler söyleniyor, öyle iftiralar sıralanıyor ki, bütün şehitlerin kemikleri sızlıyor.

Çok sayıda bilgi ve belge var

En son söyleyeceğimizi en başında söyleyelim. Her kim, Sarıkamış’da tek kurşun atılmadan 60 bin şehit verildiğini (bunu 90 bin olarak söyleyenler de var) ve Enver Paşa’nın Alman çıkarları peşinde Osmanlı’nın en kahraman ordusunu felakete götürdüğünü söylüyorsa, ya zır cahildir veya güdük, zavallı, çağdışı ideolojik saplantılarla tarihi ve gerçekleri değiştirerek, Türk milleti ile hesabı olanların işini kolaylaştırıyordur. Bugün artık Sarıkamış harekatının bütün yönleri gün ışığına çıkmış, birbirinden önemli ve değerli bir çok makale, araştırma, belge, hatıra ve kitap yayınlanmıştır. Rus arşivlerinden çıkan ve yayınlanan görüntüler askerin kıyafeti, teçhizatı, ordunun imkanları ve mevsim şartları açısından bir çok tartışmayı bitirmiştir.

Esas olan Osmanlı’nın ihtiyaçları

Bütün araştırmacı ve tarihçilerin üzerinde ittifak ettiği bazı satır başlarını bir defa daha hatırlatalım. Her şeyden önce Enver Paşa Osmanlı’nın can çekiştiğini görüyor ve son bir çaba ile bir mucize oluşturmaya uğraşıyordu. Almanlarla teması bir hayranlıktan değil, bu çaba çerçevesinde bir arayıştan kaynaklanıyordu. Almanya o dönem dünyanın en güçlü devletlerinden biriydi ve Enver Paşa’nın bu imkandan faydalanmak istemesi son derece anlaşılabilir bir durumdu. Elbette Almanya’nın da hesapları vardı. Ancak, Enver Paşa için esas olan Osmanlı’nın durumu ve ihtiyaçlarıydı. Ayrıca büyük idealleri olan, kahramanlığından kimsenin en küçük bir şüphe duymadığı, son derece zeki ve atılgan bir komutan olduğu da kimsenin itiraz edemeyeceği bir gerçektir.

Plana uyulsaydı tarih başka türlü yazılacaktı

Sarıkamış harekatının zamanlaması bir keyfiyetten değil, mecburiyetten kaynaklanmaktadır. Osmanlı son 100 senede Ruslarla 12 defa çatışmak durumunda kalmıştı. Büyük işgallere uğramış, ağır kayıplar vermişti. Rus ordusunun Kafkas cephesinde en zayıf olduğu an yakalanmış ve bu fırsat değerlendirilmek istenmiştir. Bahar aylarının beklenmesi durumunda bu fırsat kaçabilirdi. Yapılan harekat planının mükemmel olduğu konusunda bütün kurmay kadroları ve strateji uzmanları ittifak etmektedirler. Bütün mesele bu plana uyulmamasındadır ki, bunda da mevsim şartları ve teknik imkanların yetersizliği büyük rol oynamıştır. Kesin olan şudur: Eğer bu plana uyulsaydı mutlak başarı sağlanacaktı ve tarih başka türlü yazılacaktı. Elbette büyük risk vardı. Ancak unutmamak gerekir ki, her büyük başarının arkasında, büyük riskler vardır. Bu riskleri alıp başarı olanları tarih kahraman olarak yazmış, kaybedenler ise her zaman tartışılmışlardır.

Yapılan yanlışlar

Osmanlı, Rus, Alman ve Genelkurmay arşivleri harekat ve sonuçlarıyla ilgili şu gerçekleri ortaya koyuyor: Harekatın en önemli ve temel yanlışı, sebep her ne olursa olsun yapılan plana uyulmamasıdır. Enver Paşa’nın bütün planı Rusları hazırlıksız yakalamaktı. Acele etmesinin sebebi budur. Ancak, ne yazık ki, ordunun bütün komutanları aynı inançta ve kararlılıkta değildi. Özellikle gece harekatı konusunda Enver Paşa’nın bütün gayretine rağmen çok isteksiz davranılmış ve bu da felaketlere yol açmıştır. Kolordular ve birlikler arasında mevsim şartları ve imkansızlıklar sebebiyle meydana gelen kopukluk ağır sonuçlar doğurmuştur. 10. Kolordu’nun yersiz ve çok zaman kaybedilmesine sebep olan manevraları hayati önemde olmuştur. Buna 11. Kolordu’nun yanlışları da eklenmiştir. Ayrıca bölgedeki Ermenilerin Rus kuvvetlerine istihbarat sağlaması önemli bir etkendir.

Şehit sayısı

Harekatla ilgili en önemli bilgi kirliliği şehit sayısı ve savaşın seyriyle ilgili konularda yaşanmaktadır. Bu harekat sırasında donarak ölümlerin olduğu muhakkaktır. Bu sayı öyle abartıldığı gibi değildir ve toplam şehit sayısının çok az bir kısmıdır. Bir tek kişi bile önemlidir. Buna hiçbir itirazımız olamaz. Ancak, “tek kurşun atmadan bir ordu şehit oldu” demek, büyük bir iftiradır. Donarak şehit sayısı 7-8 bin civarındadır. Sarıkamış kuşatması sırasındaki çatışmalarda verilen şehit sayısı bunun birkaç katıdır. Bütün imkansızlıklara rağmen büyük kahramanlıklar gösterilmiş, Sarıkamış’a girilmiş ancak elde tutulamamıştır. Bit salgınının sebep olduğu hastalıklar ve firarlar sebebiyle verilen kayıplar toplam sayıyı arttırmakta ve 60 bin civarına çıkarmaktadır. Sonuçta bu savaşın bedeli ağır olmuştur. 35 bin dolayında şehit verilmiştir. Unutmamak lazımdır ki, savunmada bulunmalarına ve daha iyi imkanlara sahip olmalarına rağmen Rusların kayıpları da 30 bin civarındadır.

Kurtarılmak isten bizim topraklarımızdı

Harekat belki askeri yönden başarısız oldu, ama dünya tarihini değiştiren bir çok siyasi sonuçlar doğurdu. Rusların Kafkas Cephesi’ne yaptığı yığınak sebebiyle dengeler değişti. Bu durum Çarlık Rusyası’nın yıkılmasını da beraberinde getirdi. Her şeyi bir kenara bırakarak şunu söylüyorum: Ben Sarıkamış doğumluyum. Doğduğum topraklar işgal altındaydı. Bölge insanı Rus ve Ermeni zulümlerinden çok çekmiş ve yılmıştı. Dedem o savaşta esir düşenler arasındadır. Enver Paşa’nın kurtarmaya gittiği, yer benim atalarımın memleketiydi. Sadece bu kadarı için bile, Enver Paşa ve kahraman şehitlere minnet ve şükran borçluyum.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.