DOLAR 5,5773
EURO 6,1735
ALTIN 271,2
BIST 95.734
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 28°C
Gök Gürültülü

70 Yıl Önce Türkçüler’in İpini Çeken Siyasetçi

İsmet İnönü’nün “Vatanımızı ırkçı ve Turancılar’ın fesatlarına karşı kudretle müdafaa edeceğiz” sözüyle düğmeye basıldı. 23 ünlü isme ‘Turancılık’ davası açıldı. Almanya’dan maddi destek almak, gizli örgüt kurmakla suçlandılar. Tabutluklara konuldular. 10 yıl ağır hapisle yargılandılar. Hepsi beraat etti

Türkiye’de zaman zaman her kesimden insan otoriter hükümetlerin baskıcı muamelelerine maruz kalmıştır. İster Türk, Kürt, ister Ermeni, Rum ya da Sünni, Alevi, laik, ateist, dindar olsun fark etmemiştir. Otoriterler kendilerine tehdit olarak gördüklerini önceleri dost gördükleri halde düşman ilan etmekten çekinmemişlerdir.

Tek partinin otoriter yılları

İlginçtir ki, bundan tam 70 sene önce bir zamanların “dost” Türkçüler’i daha sonra “düşman” ilan edilmişlerdir. Aşağıda sizlere bir zamanlar devletin gözdesi olan Türkçüler’in ibretlik hikâyesini anlatacağım.

1930 yılından itibaren iktidar tek partili bir siyasi sistemi benimsedi. Çok partili sistem terk edildi. Başta Serbest Cumhuriyet Fırkası olmak üzere siyasi partiler ve Türk Ocağı gibi üyesi çok olan dernekler kapatıldı.

Muhalefet tamamen susturuldu. Basına ve yayın faaliyetlerine sıkı bir sansür uygulandı. Artık otoriter bir devlet partisi ve rejim vardı.

“Gürem” adlı gizli bir örgüt kurdu

Bu gelişmeler üzerine Türkçüler hükümete karşı muhalefetlerini şiddetlendirdiler. Türk Talebe Birliği etrafında toplanan Türkçüler, iktidara karşı geniş halk kitlelerinin desteğini alan siyasi mitingler düzenlediler. Nihal Atsız bu dönemde Türkçüler’in lideri olarak ün kazandı. Reha Oğuz Türkkan “Gürem” adlı gizli bir örgüt kurarak hükümeti devirmeye teşebbüsle suçlandı.

Orhon Seyfi Orhon ve Rıza Nur gibi kişiler Türkçü oldukları için takibe uğradılar. Tarihçi Zeki Velidi Toğan ve etrafındakiler ise Turancı Türkler olarak anıldılar. Onlar daha çok Türkiye dışındaki Türkler için mücadele ediyorlardı.

Savaş yıllarında hükümet muhalefeti tamamen sindirdi. Hükümet, Türkçü muhalefeti, rejimi devirmek için örgüt kurmakla, milli çıkarlara aykırı hareket etmek, dış güçlerle işbirliği yapmak, Türkiye Büyük Millet Meclisi ve hükümete hakaret etmekle suçladılar.

Türkçüler: Düşmanların hizmetinde olan ırkçı kuklalar

Türkçüler’in dış güçlerin hizmetine giren kuklalar olduğu, masum gençleri kandırdığı ve maceraya attığı iddiası kamuoyuna anlatıldı. Hükümete yakın gazeteler muhalefete binbir türlü iftiralar attılar. Hüseyin Cahit Yalçın, Tanin gazetesinde “ırkçılar Müslüman olamaz” anlamında satırlar kaleme aldı.

Falih Rıfkı Atay gibi yandaş gazeteciler “Türkiye’yi içinden dağıtıp tahrik etmek için gökten bir belâ ısmarlansa ırkçılıktan beteri Türkiye’ye inemez” diyerek, onları kukla olarak yaftaladılar. Hükümet de Türkçüler’i hızla devlet kadrolarından tasfiye etmek için haklarında soruşturmalar açtı. Görevden uzaklaştırdı, tutuklattı ve hapse atarak türlü işkenceler yaptırttı. Bu yıllar Türkçüler için kâbus oldu.

II. Dünya Savaşı’nın seyrine göre düşman değişti

An­cak 1939 yı­lın­dan iti­ba­ren Al­man­ya­’nın sa­vaş­ta üs­tün­lük sağ­la­ma­sı üze­ri­ne dev­let tek­rar Türk­çü­lük ha­re­ke­ti­ne hoş­gö­rü gös­ter­me­ye baş­la­dı. Çün­kü Türk­çü­ler ya­man bir ko­mü­nizm ve Rus­ya düş­ma­nı idi­ler. Ken­di­le­ri­ni Al­man­ya­’ya ya­kın his­se­di­yor­lar­dı. Hoş­gö­rü or­ta­mı hat­ta dev­let des­te­ği sa­ye­sin­de tek­rar Türk­çü ya­yın pat­la­ma­sı ya­şan­dı. Ko­puz, Boz­kurt, Çı­na­ral­tı, Mil­let, Tan­rı­dağ, Gök­bö­rü, Or­hun ad­la­rıy­la pek çok Türk­çü ve Tu­ran­cı der­gi çık­ma­ya baş­la­dı. Baş­ba­kan ve Dı­şiş­le­ri Ba­ka­nı bi­le bu dö­nem­de Türk­çü nu­tuk­lar at­tı­lar.

“En büyük tehlike” Türkçüler’di

Ba­la­yı dö­ne­mi çok uzun sür­me­di. II. Dün­ya Sa­va­şı­’n­da şart­lar de­ğiş­miş­ti. Sov­yet­ler Bir­li­ği ve müt­te­fik­le­ri sa­va­şı ka­za­nı­yor­du. Bu­nun üze­ri­ne pa­nik­le­yen hü­kü­met, Rus­la­r’­ı gü­cen­dir­me­mek için tek­rar Türk­çü ve Tu­ran­cı­la­r’­ı bas­kı al­tı­na al­dı. Tür­ki­ye Ko­mü­nist Par­ti­si­’nin ha­zır­la­dı­ğı mil­li­yet­çi­le­re ve Türk­çü­le­r’­e per­va­sız­ca sal­dı­ran “En bü­yük teh­li­ke­” ad­lı bro­şür­de­ki ya­lan­la­rı da­ya­nak yap­tı. Türk­çü­ler ör­güt ola­rak dış güç­ler­le kir­li iliş­ki­ler için­de bu­lun­mak­la ve Tür­ki­ye­’nin kom­şu­la­rıy­la iliş­ki­le­ri­ni boz­mak­la suç­lan­dı. Ar­tık Türk­çü­ler, ko­mü­nizm, Ya­hu­di­ler ve Ma­son­luk aley­hin­de­ki tu­tum­la­rıy­la ül­ke çı­kar­la­rı için çok teh­li­ke­li ha­le gel­miş­ti.

turkculuk-davasi

turkculuk-davasi2

turkculuk-davasi3

Kamuoyu ve yargıyı basın yoluyla etki altına alan hükümet, tutuklamalara başladı. 23 ünlü bilim adamı ve siyasetçi Türkçü, ırkçı, Turancı oldukları gerekçesiyle tutuklandılar. Hepsi örgüt üyesi muamelesi gördü. Tabutluk denilen beton hücre odalarda günlerce işkence gördüler.

Cumhurbaşkanı İnönü 19 Mayıs 1919 nutkunda “Vatanımızı ırkçı ve Turancılar’ın fesatlarına karşı da kudretle müdafaa edeceğiz” dedi. Bu nutuk, Türkçüler için ölüm fermanı gibiydi. Irkçılık ve Turancılık davası diye kamuoyuna lanse edilen olaylar aylarca sürdü.

Almanya’dan maddi destek almak, ırkçı ve faşist görüşleri yaymak, gizli örgüt kurmak, Turancı görüşleri yayarak komşularımızla ilişkilerimizi bozmak, dış politikamızı maceraya sürüklemek suçlamalar arasındaydı. Sanıklara 10 yıla kadar uzanan ağır cezalar istendi. Temyiz aşamasında 23 sanık beraat etti.

İsmet İnönü’nün 19 Mayıs 1944 nutku:

“Dünya olaylarının bugünkü durumunda Türkiye’nin ırkçı ve Turancı olması lâzım geldiğini iddia edenler, hangi millete faydalı, kimlerin maksadına yararlıdırlar? Türk milletine yalnız belâ ve felâket getirecek olan bu fikirleri yürütmek isteyenlerin Türk milletine hiçbir hizmetleri olamayacağı muhakkaktır.”

İsmet İnönü Türkçüler’in ipini çekti

turkculuk-davasi4

Hükümet, mason, solcu ve komünistleri önemli makamlara tayin etmeye başladı. Konjonktürün değişmesiyle Nihal Atsız ve etrafındaki Türkçüler tutuklandı. Türkçüler devlete değil hükümete karşı olduklarını söylemelerine rağmen rejim düşmanı ve gerici olarak yaftalandı.

3 Mayıs 1944 günü Ankara’da yapılan protesto gösterisi hükümeti çok endişelendirdi. Göstericilerin başbakanlığa yürümesi üzerine olaylar çıktı. Polis gençlere çok sert müdahale bulundu. 165 kişi tutuklandı. Gençlerin çok da şiddet içermeyen bu eylemi Milli Şef’e ihtilal gibi yansıtıldı.

3 Mayıs Türkçüler Bayramı

İktidar 3 Mayıs 1944 tarihinde Ulus’ta yapılan şiddetli protesto gösterileri üzerine, 23 siyasetçi ve bilim adamını Türkçü, Turancı ve gizli örgüt üyesi oldukları gerekçesiyle tutukladı. Tabutluk denilen hücrelere atılan Atsız, Türkeş gibiler günlerce işkence gördüler.

turkculuk-davasi5

Türkçüler’e “her nevi zulüm yapılmış ve yapılacaktır”

Savcı Kazım Alöç: “Biz bunları huzurunuza vatan hainleri, caniler ve katiller olarak getirdik. Bunları Pera Palas Oteli’nde yatıracak değildik. Onlar müstahak oldukları muameleyi görmüşlerdir.”

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.