DOLAR 5,6934
EURO 6,3069
ALTIN 269,4
BIST 106.785
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 20°C
Sisli

“485 Kurtarma” Nasıl Gerçekleşti?..

20.05.2014
72
A+
A-

Şükrü Alnıaçık

Soma faciasında bir yandan ocağın ağzına duvar örülüyor.Bir yandan datoplumsal tepki söylemleridurağanlaşıyor. Hatta normale dönüş, infialin yarattığı “kahraman”ları da sıradanlaştırıyor.

Türkiye’de hayat “olağanüstü”den “olağan”a geçiyor. Hükümeti protesto olayları sırasında “Başbakan bana vurdu” diyen Somalı genç, lafı “vurmamış, benikorumuş”a çeviriyor.

Olaydaki korkunç ihmali vurgulamak için “müstahaktır bile denilebilir” diyen Yılmaz Özdil,

“Cadı” ilan edilince “öyle demedim, başbakanın sözlerini tekrarladım” diyor.

Yani “normal”e dönüyoruz. Ancak benim merak ettiğim çok “hayati” bir konu var.

“485 hayatın ne kadarı gerçekten kurtuldu?” sorusu beynimi kemiriyor.Aynı soru “devlet vatandaşına ne kadar yalan söylüyor?” şeklinde de sorulabilir.

Toplam işçi sayısı, kurtarılan, ölen, içeride kalan sayısı belirsizliğini korurken birden bire Sayın Bakan, 16 Mayıs Cuma günü, “en fazla 18 kişi kaldı” sayısını icat ediyor. Sonra da bunu 24 saattir değişmeyen 285 sayısına ekliyor.”En fazla 301’le kapatırız” dedikten saatler sonra kurtarma çalışmaları tamamlanıyor. Ocağın ve medyanın ağzı “301’le” kapatılıyor.

O kalabalık merdivenden ne zaman indiklerini göremesek de… Bakan Taner Yıldız, “485 işçinin kurtarıldığını söylüyor.” Millet de hiç hesap yapmıyor, sorgulamıyor.

İnsanlara siz bilgi vermezseniz, böyle bir olayda sükut etmek de mümkün olmadığından onları, kendi ellerindeki bilgiyle baş başa bırakırsınız.

Merak edilen konu şu:”Bu 485 kurtarma olayı ne zaman gerçekleşti?..”

Kaza 13 Mayıs Salı günü oldu. İlk açıklamalarda “kazanın vardiya değişimi sırasında gerçekleştiği ve ocakta 785 işçi olduğu” söylendi.

Ocaktan akın akın insan çıkabileceği bir “ilk kurtuluş anı” tablosu medyaya hiçbir zaman yansımadı.

Oysa 13 ve 14 Mayıs günlerinden sonra canlı çıkma ihtimali “24 saatte 1 kurtarma” seviyesine düştüğüne göre ilk 48 saatte yaklaşık 480 kurtarma gerçekleşmesi için saatte 10 kurtuluş vak’ası yaşanması gerekiyordu. Bu da 6 dakika’da bir “canlı sedye” demektir.

Haber Canlı yayınını Soma’dan yapan haberciler de dahil olmak üzere herkese soruyorum. Bu tempoda, böyle “harıl harıl” bir “kurtarma” operasyonuna şahit oldunuz mu?

“Cesetlerin çıkarılmasını” bile bir başarı olarak gördüğümüz bu karbonmonoksitli yangın ortamından ilk saatler dışında canlı çıkabilen işçi sayısı bir elin parmaklarını ne zaman geçti de biz görmedik?

Bakan, bugün “485 kurtarma vakası”ndan bahsettiğine göre “301 + 485= 786” rakamını benimsemiş görünüyor.

Şimdi soruyoruz:

13 ve 14’ünde kurtarma çalışmaları devam etti.

15’inde canlı kurtarma olmadı sadece 1 cenazeye ulaşıldı.

16’sında ocaktaki 8 cesede daha ulaşıldığı söylendi.

Aynı gün, cumaydı ve artık Türkiye çapında dua faslı başlamıştı.

17’sinde “kurtarma” sona ermiş; Ocak kapatılmaya başlanmış ve bakan bölgeden ayrılmıştı.

Öyleyse bu 485 kişi ne zaman kurtarıldı?

İçerideki küflü maskelerle ve en babayiğidi 45 dakika dayanan “şef maske”lerle bu ocaktan mucizeler hariç canlı çıkma ihtimali, ilk yarım saat içindeki kaçışlardır.

13 Mayıs saat 15:00 itibariyle yarım saat içinde 480 kişinin ocaktan çıkması için o kapıdan 1 dakikada 16 canlı işçinin çıkması gerekiyor. Bu da 4 saniyede bir işçi demek. Sedyeyle mümkün değil.

Koşarak, kendi ayakları üzerinde çıkması gerekiyor. Hiç kimse 13 Mayıs saat 15:00 itibariyle bu tempoda bir kaçışa şahit olmadı.

Her iki bakanlık da, “küflü gaz maskesi, eğitimsizlik, bozuk dedektör, sıcak kömür, eli kamcılı ‘dayıbaşı’lar, 400 TL’lik maske kullanım cezası, 200 TL’lik hastalanmama primi…” gibi konulardan başka bu “akıl almaz” kurtarma operasyonuna da açıklık getirmek zorundadır.

Elimizi katillerin iki yakasından çekmeye hiç niyetimiz yoktur.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.