DOLAR 5,7381
EURO 6,3545
ALTIN 278,1
BIST 103.072
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

4 Parmak mı? 5 Parmak mı?

09.07.2016
172
A+
A-

 

 

2 yıl önce TRT’de, Rabia işareti diye sembolize edilen o dört parmağını havaya kaldırıp şöyle demiştin: “Bu hareketin anlamları içinde Esma‘nın da bulunduğunu kesin… Ama aslında bu işaretler; tek millet, tek bayrak, tek vatan, tek devleti işaret eder…”

 

Ve zamanla gördük ki, gerçekler hiç de öyle değilmiş… Tüm mitinglerinde, Rabia’yı da, o sahte söylemlerine alet ederek, yalancı timsah gözyaşlarınla bu işaretleri kullanarak milyonları aldattın ve kirli siyasetine alet ettin!

 

Şimdi de gelelim fevkalade ve safderun halka gösterdiğin o meşum dört parmağın şifrelerine…

Birincisi işaret parmağın: Bunlar vazgeçemediğin hırsızlık ve yolsuzlarınmış. Zira tüm iktidarın boyunca, İBBB dahil hep bunu işaret ettin… Meğer bu parmak, yakınlarına yedirdiğin haram kupon araziler ve hakkın olmadığı halde halifelik safsatasıyla cukkaya indirdiğin sözde humuslarınmış.

 

Orta parmağın ise: Masum ve günahsız insanlara attığın iftiraların ve bu yolda sana biat etmeyenlere gösterdiğin o malum şekilmiş(?)

 

Yüzük parmağın ise: İktidarını sağlama alma yolunda, sahte dostluklarında kullandığın yalanlarınmış. Zira sen o parmaktan çıkardığın yüzükle şöyle demiştin: “İşte bütün servetim bu yüzük! Bir gün duyarsanız Tayyip Erdoğan çok zengin olmuş, bilin ki haram yemiştir…”

 

Serçe parmağın ise: Yalancı büyüklüğün ve sahte mehabetinle, devletin tüm imkanlarını kullanarak, kalleşçe ve kancık bir korkak gibi arkasına sığınıp, mazlum ve masumlara uyguladığın baskı,şiddet ve gasplarınmış…

 

Biz senin yalancı dört parmağını bilmeyiz ve bunu çok da umursamayız.

 

Ama biliriz ki, onlara mukabil İslam’ın da hakiki BEŞ parmağı vardır. Onlar senin, kara ve kanlı o dört parmağının aksine güneş gibi nurlu ve zemzem gibi temizdirler…

 

Bizler, milyonlar o sürü halkın senin kirli dört parmağının boğumlarında secde edip, yalamalarına karşın, o parlak BEŞ  parmaktan gıdalanır, su içer ve daima onda yıkanırız… Zira onlar senin aksini söylerler ve ruhlarımıza ab-ı hayat gibi bir iksir sunarlar…

Onlar ise şunlardır:

Bir: Namaz kılmak… Çünkü bu parmak, fuhşiyat ve her türlü kötülüğü yasaklar… Sen ise sahte namazlarınla aldattın milyonları ve utanmadan her türlü kötülüğü irtikâp ettin, ettirdin…

İki: Oruç tutmak… Hasılı oruç, şeytanları zincire vurmanın yanında, nefsi gemler, günahlara fırsat vermez… Sen ise değil Şeytanı zincire vurmak, onun ağzıyla konuştun…Nefsin ne istediyse; yatsa yat, saraysa saray, gemiyse gemi, paraysa para…hepsini verdin…Doymadan hem de pervasızca…

Üç :Hacca gitmek… Hac, umumi kardeşliği ve tevhid birliğini yeğler… Kardeşlik, uhuvvet ve dayanışmayı sağlar… Sen ise bunun zıddına, iftira oklarınla kardeşler ve Müslümanlar arasına iftirak ve fitne tohumları saçtın… İnsanların akıl ve ruhlarını zehirledin…Dinin ruhuna kastettin…

 

Dört: Zekat vermek… Bu hakikat ise, fakire yardım etmeyi, zengine ise vermeyi emreder… Zenginden fakire rızık gelirken, fakirden de dua akar zengin evine, zengin gönlüne… Sen ise o parmağınla bunun aksini gösterdin… Himmet adı altında burs veren, yardım dağıtan insanları hapsettin…Hayırlarına mani oldun…Kimsesizlere yetişen hayır kurumlarını kapattın…Zengini hasenatsız, fakiri de duasız bıraktın…

 

Şimdi sen söyle ey sahte Herkül! Nerede senin o siyah dört parmağın, nerede İslam’ın bu revnaktar BEŞ parmağı…

 

Kırılsın senin dört parmağın ve bir gün kırılacak…!

Başını yesin o boş söylemlerin ve de bir gün yiyecek…!

Hasılı ne demişse büyük Üstad, biz de öyle deriz vesselam : ‘’Her şey akar, su, tarih, yıldız, insan ve fikir; Oluklar çift; birinden nur akar; birinden kir.’’

 

Önder Aytaç

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.