DOLAR 5,7845
EURO 6,3850
ALTIN 271,5
BIST 108.869
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 11°C
Hafif Yağmur

1938-2016 REKLAM ARASI BİTTİ

29.11.2019
3.121
A+
A-

Bu sabah yolda giderken radyoda Cem Karaca çalıyordu; “İşçisin sen işçi kal, giy dedi tulumları…

Cem Karaca‘yı rahmetle anmakla beraber sözleri yine beni CHP‘nin izlediği siyasete kadar getirdi…

Solcu siyasiler söylemde fakir edebiyatı yapıp kendi hayatlarında elit kesimle yaşarlar…

Alt gelire sahip olanlarla yan yana bir ortamda görünmekten azap duyarlar ve hatta hatta tiksinirler…

*

Onları, seçimden seçime bir fakirin sofrasında görebilirsiniz…

Orada bile tavırları ile eğreti dururlar…

Bu seçimlerde kim oldukları meçhul, aile kılığına sokulmuş, hatta bir erkeğin başında eşarp olan yer sofrasında “İmamoğlu iftarda” fotoğraflarını bile gördük…

Fotoğraflarda yer, insanlar, hatta pencereden gelen güneş ışığından bile iftar saati olmadığı belli yalan dolan resimler…

Söylemler soğan, patates, patlıcan ama kolda 13 bin liralık markalı saat…

İzmir Belediye Başkanı ise şatoda mı villa da mı otursun karar verebildi mi bilmiyorum?

5 aylık icraatlarında diğer CHP‘li belediyelerde olduğu gibi “Halkçı, devrimci” hareket, hiçbirinden göremedim…

Tunceli‘ye seçtikleri en köylü sever(!) komünist bile belediye başkanı olunca hizmetten siyaset yapmaya evrildi…

O da Londra turu atmaktan geri durmadı…

Gelenlerin Mekke’si olan PKK dernekleri ve ajan külüplerini tavaf edip döndüler…

Partide ki üst düzeyde görevli Masonlardan CHP tabanı ne tür bir hizmet bekler, hep merak etmişimdir…

Halkçı Kılıçdaroğlu‘nu bir fabrikada işçinin derdini dinlerken, bir yoksul evinde çay içerken, bir köylünün tarlasında traktör sürerken gören var mı?

Mesela CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak‘ı bir esnafla yan yana hiç gördünüz mü?

Otellerde IMF ile görüşmekten fırsat kalmıyordur…

Atatürkçü ideoloji maskesi hap yapılmış, CHP’li tabana yutturuluyor…

Gizli gündemi olan siyasetçilere en kör bu tabandır…

Okuma oranı yüksekliği ile cahil olma oranı aynı paralelde ilerleyen başka bir oluşum yoktur…

Adeta büyü yapılmış gibiler, aydınlanma çağına ne zaman geçecekler bekliyoruz…

Kılık kıyafetle Cumhuriyetçi olunacağını zannedecek kadar çağdaş değil, çağ dışılar…

Çevremde o kadar CHP‘li var, birinde daha mantık göremedim…

Hayatları yeme, içme, şov…

En refah içinde yaşayan o kesim ve fakir kelimesi bir alet markası olarak bile hayatlarında yer almıyor…

Dolar zengini olup dolar artıyor diye çığlık atmakta tamamen siyasi bir hesaptan kaynaklanıyor…

Ezilen kesim umurlarında değil…

Bütün Dünya’daki işçi partilerine tezat işveren partisi gibi yaşıyorlar…

*

Ecevit yaşasa ne derdi acaba, zaten onlardan olmadığı için siyaset sahnesinden hasta ederek silindi…

Atatürk‘den bu güne Sol tandanslı partiler de fikir ve söylemde yaşamını örtüştüren bir tek Lider oldu, o da rahmetli Ecevit

1938’den beri Mason etkisine girmiş CHP, gerçekte halkçı ideolojiden sapmış kapitalist elitlerden oluşan yöneticilerin yörüngesine girmiştir…

Çok merak ediyorum, CHP bugüne kadar aç, yoksul kesime elini uzatan hangi çalışmanın içinde olmuştur?

Varsa yoksa halkların kardeşliği ile bölücülüğe çanak tutmak…

Birde son seçimlerin favori söylemi cinsiyet eşitliği

Devlet Bahçeli’nin “Askıda ekmek” projesini hayata geçirdiğinde bununla dalga geçecek kadar müptezeller…

O projenin maneviyatını anlayamayacak kadar düşükler…

Hükümet ihtiyaç sahibine kömür, yiyecek dağıtırken makarnacı bunlar diye dalga geçildi…

Onlardan olmayanlara aptal bunlar manasına, “Koyun” diye hitap edildi ve bu kez Cumhur İttifakı’ndan dolayı bizleride içine kattıkları yelpazeyi genişletip küçümsemeye o küçücük akıllarıyla devam ediyorlar…

Kesinlikle halkçı değil elitistler…

Zülfü Livaneli, solcu, devrimci şarkılar yaparken alt kesimin duygularını sömürürken en yakın arkadaşlarının TÜSİAD üyeleri olması ne ilginç değil mi?

Bu arada yıllar önce İmamoğlu’nu TÜSİAD üyelerine, geleceğin siyaset adamı diye ilk takdim eden  Zülfü Livaneli’ymiş.

Siyasette hiçbirşey tesadüf değildir cümlesi aklıma geliyor…

*

Sömürü yoluna parayı da aracı ettiler…

Cumhuriyet kurulduğundan beri ben hiçbir siyasetçinin halktan bağış isteyerek aday olduğunu görmedim. Kesesine güvenen yola çıkardı…

Fakir olanın önünde böylece siyaset kapısı kapatılıyordu, buna da karşıyım…

Benim bahsettiğim ikilem şu, kendisi milyoner olan biri neden halkım patates, soğan alamıyor diye siyaset yaparken yurttaşlarımızdan para ister…

 Muhtemelen amaç FETÖ’den bağış adı altında gelen paraları resmi yoldan aklamak için uydurulmuş bir tezgahtı…

Ama cebi delik fedakar CHP’li taban, bankalar önünde kuyruğa girmişti bile….

Halkçı, fakir ama kendini yetiştirmiş bir vatan evladı çıksın, bende adayım ama seçim çalışmalarını yürütecek birikimim yok, bağışlarınızı bekliyorum desin alkışlayalım…

*

Ülkemizde en çok kandırılan, sömürülen kesim alt gelir grubununa dahil olanlardır ve iddia ediyorum bunu halkçı maskesiyle zekice en çok yapan parti CHP’dir…

CHP bu duruma nasıl geldi tam bir tez konusudur…

Bir üniversite öğrencisinin CHP’nin 1938-2020 hezeyanları ve ideolojik sapmasını tez konusu yapmasını gönlüm istiyor…

*

Atatürk solcu muydu? Hayır

Atatürk kominist miydi? Hayır

Atatürk marksist-leninist miydi? Hayır

Atatürk mezhepçi miydi? Hayır

Atatürk Kürtçü müydü? Hayır

Atatürk  Milliyetçi, vatansever, tam bir Bozkurt’tu…

Ezilen halkının elini tutmuştu…

Sofrasında her kesimden insana yer vardı…

En sevdiği yemek kuru fasulye, pilav, cacıktı…

Halkının hizmetinde bir emekçiydi…

Azınlıkları kendi milletinden üstün hale getiren imtiyazları bitirdi…

Her yurttaşın okuma yazma hakkı olduğunu söyleyerek eğitimi köylere kadar götürdü…

Atatürk, işçisin sen işçi kal, orda seni emperyalizmin dişlisi ezsin, bir adım gelişme sakın, seni işime gelince kullanıcam demedi…

Yoksul halka ufuk oldu, onlara uzayı göstererek hedefini yüksekte tut dedi…

Yüksel Türk! Senin için yüksekliğin sınırı yoktur. İşte parola budur.

Milli hedef belli olmuştur. Ona ulaşacak yolları bulmak zor değildir. Denebilir ki, hiç bir şeye muhtaç değiliz. Yalnız bir tek şeye çok ihtiyacımız vardır: ÇALIŞKAN OLMAK!

Çalışmak demek boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın icaplarına göre ilim, fen ve her türlü medeniyet imkanlarından azami derecede istifade etmek zaruridir. Hepimiz itirafa mecburuz ki, bu husustaki hatalarımız çok büyüktür.

Servet ve onun doğal sonucu olan rahat yaşamak ve mutluluk, yalnız ve ancak çalışanlarındır.

Kendiniz için değil, bağlı bulunduğunuz ulus için elbirliği ile çalışınız. Çalışmaların en yükseği budur.

Yaşamak demek çalışmak demektir.

TÜRK, ÖĞÜN, ÇALIŞ, GÜVEN..!

*

Türk Milleti Atatürk‘den uzaklaştıkça kendi ekseninde dönmeye devam etti…

CHP, Atatürkçü maskesiyle umutlarımızı, hayallerimizi yıktı ve bizi emperyalizmin dişlilerine yem yaptı…

Ben işçi bir babanın kızıyım….

Babam  Türk olduğu için Yogoslavya (MakedonyaAta topraklarından kovuldu. Yılmadı, Türkiye‘de 3 yıl askerlik yaptı, sonra işçi oldu. Çalmadı, çırpmadı sadece vatanı, ailesi için çalıştı yerinde yükseldi, sonra insanlara iş öğretti…

Bize doğruluk ve güzel ahlakı temel al çalış herşeyi başaracaksın dedi…

Benim vazifem ondan aldığım bayrağı daha ileri taşımak oldu…

Yıllarca patronluk, yöneticilik yaptım ama bir işçi gibi çalıştım onlarla aynı karavanadan yedim…

Cumhur İttifakı tekrar insanımıza umut olmuştur…

Türk bu süreçte, bir toplu iğneye muhtaç hale getirildi.

Şimdi bedenindeki zincirleri kırdı…

Atatürk’ün çizdiği hedeflerin de ötesine ulaşma zamanı…

Evet 1938-2016 Reklam arası bitti. Cumhur İttifakı ile sahne Türk evlatlarının artık…

 

Leyla Düzel

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.