DOLAR 5,7501
EURO 6,3645
ALTIN 275,7
BIST 101.144
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 22°C
Sisli

1907 Yılındaki Amerika’yı Örnek Verip Soma’yı Aklayamazsın

16.05.2014
51
A+
A-

Fikri Atılbaz

Türkiye karanlıklar içinde, Soma kapkara… Manşetler facia diyecek. Ölüm tüm şiddeti ve yakıcılığıyla geldi. Kimse bir şey anlamadan… Belki de hep oradaydı, hiç ayrılmamıştı, fırsatını kolluyordu. Fırsatını bulduğunda da, darbeyi indirdi. Kaybettiğimiz insanlarımız rakamlarla ifade edilemez. Matematiğin, istatistiğin durduğu gün… Soma yanıyor. Hem de ne yanmak. Soma’daki yangın ciğerimizi dağladı, hasta olduk, yastayız. Çık gel baba diyen kızlar, hüngür hüngür ağlayan analar. Kaybettiklerini tahmin ettikleri halde, maden ocağının önünde bekleşen insanlar…

Sinirlerin gerildiği, gözyaşlarının sel olduğu, kelimelerin isyana dönüşen haykırışta dile geldiği insanların, polis ve asker müdahalesiyle susturulmaya çalışıldığı anda, askerlerce yerde sürüklenen gence, Başbakanın danışmanı, penaltı çeker gibi tekme atıyor. Neden? Yüreği yanan genç isyan etmiş, o zaman ne kaybettiği, kimi kaybettiği, nasıl kaybettiğinin önemini düşünmede, hiç empati yapmadan, ellerinden tutulan gence tekme atıyor. Bakalım Başbakan Erdoğan, bu görüntü üzerine, danışmanını görevden alacak mı? yoksa hiçbir şey olmamış gibi birlikteliklerine devam mı edecekler?

XXXXXXX

Soma sokaklarını pis bir gaz kokusu sardı. İnsanlar bitap. Umut solmakta olan bir çiçek gibi. Açıklamalarıyla ortalığı sakinleştirecek olan Başbakan Erdoğan, gergin olan ortamın kopmasına sebep oluyor. Hiç ummadığı bir şekilde protesto ediliyor. O, karşısında Feyzioğlu varmış gibi bağırıyor, efeleniyor. Lakin soluğu markette alıyor. İçişleri Bakanı Efkan Ala’nın da markete kaçtığı iddia ediliyor.

AKP Hükümeti sınıfta kaldı. Bu olaydan hemen sonra kurulması gereken kriz masası oluşturulmadı. Böylesine büyük bir facia yaşanmışken, bir tek Enerji Bakanı oradaydı. Manisa Belediye Başkanı ölü sayısı hakkında açıklama yaptı diye çok kızmış, yapamaz, olamaz diye bağırmaktadır. Neymiş yapamazmış. Yahu adam 300 ölü 351 ölü var dememiş… Siz 20 ölü var dediğiniz saatlerde resmi olmayan verilere göre, ölü sayısının 157 olduğunu açıklamış. Onun açıklamasından sonra siz gerçek rakam olan 151’i açıklamak zorunda kaldınız. Kızgınlığınız buna yoksa Belediye başkanı abartı da bulunmamıştır.

XXXXXXX

Sağlık Bakanı olay yerinde yoktur… Çalışma Bakanı yoktur. Çözüm denilen teslimiyet sürecinin önde gelen isimlerinden Beşir Atalay yoktur. Hüseyin Çelik neler söyleyeceğinin hazırlığını yapmaktadır. Hükümet çok fena terso gelmiştir. Süper güvenlikli diye açıklama yaptıkları, maliyeti 24 dolara indirdim diyen patronun şirketini korumak için öve öve bitiremeyenler, bunun bir kaza olduğunu söyleyerek olayın kapatılması gerektiğini buyurmuşlardır.

Halk patlama noktasına gelirse, ne kadar korunursan korun bir yere kaçmak, saklanmak zorunda kalırsın. Televizyonlar korkularından bu görüntüleri vermese de

Verenler oldu. Somalı bu hadiseleri yaşadı. Siz maden sahibini koruyacağım, hükümeti aklayacağım diye en yakını 1975 Hindistan’da olan olayı örnek verip, bakın tüm ileri teknolojisine rağmen Amerika’da 1907 yılındaki olayı verip, Türk milletinin zekasıyla dalga geçersen, düne kadar sana alkış pompalayan eller, yuh çekme hareketini yapmaya başlar.

XXXXXXX

Evet, 1800’lü yılları, 1907 yılını örnek göstererek, 2014’te meydana gelmiş bu vakayı bu işin doğasında var diye aklayamazsınız! Böyle yaparsanız, bu en acılı halinde bile insanları kendinize güldürürsünüz, hakaretler etmelerine neden olursunuz. Oysa çıkıp adamcasına, başsağlığı dileyip, ciğerinizin yandığını söyleseniz, bu faciada bir kasıt, bir ihmal var ise mutlaka araştırıp, bulunacağından söz etseniz, şirket sahibini koruma zırhını takınıp, “Askerlik yan gelip yatma yeri değildir, der gibi bu işin doğasında bu vardır ” demeniz, size yalakalık mesafesinde bulunanları ve gözleri açılmayanları mutlu etmiş olabilir; ancak bu haliniz, tavrınız, söylemleriniz acılı insanlar, yakınları ve gerçeği görenler tarafından çok yadırgandı. İster kale alın, ister almayın.

XXXXXXX

Başbakan Erdoğan irade buyurmuş, Cuma günü camilerde Soma şehitleri için dua edilecekmiş. Bu nasıl bir anlayıştır. Bu adam, Başbakan mı yoksa Şeyhülislamdan fetvayı almış olan padişah mıdır? Bu yaptığı, olay anından itibaren, dualarını eden, Kuran okumaya başlayan Türk milletine büyük bir hakarettir. Din adamlarına hakarettir… Diyanetin işine el atıp, dincilik yapmaktır.

Bu faciada takındığınız tavır, yaptığınız söylemler, açıklamalar sizi, hükümetinizi ve oluşturduğunuz iş çevrenizi kurtaramayacaktır. Tekrarlıyorum sayın Başbakan, 100 yıl önce Amerika’da meydana gelmiş olayı örnek gösterip Soma faciasında ne hükümet olarak kendinizi, ne de iznini verdiğiniz ruhsatını onayladığınız, 15 yaşında çocukların çalıştığı Soma maden şirketini aklayamazsınız!

Bu yaptığınız, neyden kaynaklandığı belli olmayan felakete alkış tutmak, felakete kaza deyip kutsallaştırmaktan öteye geçemez. Bu anlayış kimsenin işine yaramayacağı gibi, kimseyi de kurtaramaz.

Sağlıcakla kalın!

Not: Soma’da meydana gelen faciada hayatlarını kaybeden işçilerimize Allah’tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı diler, sabır ve metanet dilerim. Başın sağolsun Türkiye!

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.