12 ADALAR KONUSUNUN GERÇEĞİ…

09.03.2021
A+
A-

CEHALET YENİDEN HORTLADI

    Doğru tarih nasıl ve kimden öğrenilir. Yıllardır, bazı meczuplarca, başta Milli mücadele ve Lozan konusunda süpekelasyonlar yapılmaktadır.

    Bu konunun uzmanları ülkemizde; Genel ve yakın siyasi tarihimizi yazmış, özellikle Cumhuriyet öncesi yetişmiş Osmalı Devletinin okullarında eğitim görüş şöhretli hocalarımız başta Ord Prof Dr İsmail Hakkı Uzunçarşılı, olmak üzere, güvenebileceğimiz tarihçilerimiz şunlardır.

      Ord Prof Dr Fuat Köprülü, Prof Dr Tahir Taner, Prof Dr Hüseyin Namık Orkun, Prof Dr  Halil İnalcık, Prof Dr Zeki Velidi Togan, Prof Dr Osman Turan, Prof Dr Faruk Sümer, Prof Dr İbrahim Kafesoğlu, Prof Dr Mehmet Altan Köymen, Prof Dr Turan Yazgan, Prof Dr Enver Ziya Karal, Prof Dr Muharrem Ergin, Ord Prof Dr Reha Oğuz Türkkan, Prof Dr İlber Ortaylı, Prof Dr Osman Nedim Tuna, Prof Dr Veysel Donkuz, Tarihçi Yılmaz Öztuna ve Türkolog, Sümerologların yazdıkları muhteber ve doğru olarak kabul edilmektedir.

    Türkiye’nin bağımsızlığını tüm dünyaya kabul ettirdiği Lozan Antlaşması, kimilerine göre, büyük bir zafer kimilerine göre de, büyük bir hezimet, olarak adlandırılmaktadır. Bize göre Lozan yeniden millet olmamızın büyük bir başarısıdır. Musul, Kerkük ve Süleymaniye  konuların da eksikliklerimiz olsa bile? Lozan ile ilgili tartışmanın yoğunlaştığı konulardan biri de Ege Adaları ekseninde gelişmelerin yaşanması oldu. İsmet Paşa başkanlığında ki Türk heyeti Kasım 1922’de Lozan görüşmeleri için İsviçre’ye giderken Batı Trakya ve İstanbul işgal altındaydı ve düşman gemileri Çanakkale boğazında bekliyordu. Üstelik 12 Ada’da İtalyan ordusu, Ege Adaları’nda da Yunan ordusu bulunuyordu. Yani Lozan’dan çok daha önce Uşi Antlaşması ile  (18 Ekim 1912) söz konusu adalar bizim elimizden çıkmıştı. Bu Antlaşma İtalyan tarihinde Lozan antlaşması olarak geçmektedir.

     1912 tarihli 1. Balkan Savaşı sırasında Yunanistan’ın girdiği Gökçeada ve Bozcaada 1913 tarihli Atina Antlaşması ile geri alınmıştı. Gökçeada ve Bozcaada dışındaki tüm Ege Adaları ise Yunanistan’a verilmişti. Hayal üzerine tarih yazılamayacağı açık ve aşikardır. “On İki” adalar konusunda İsmet Paşa’nın suçlanmasını hiç anlamıyoruz. 1912 yılın da  Londra imzalanan Uşi Antlaşması sırasında paşa henüz Albay bile değildi ve Yemen’deki Ordu komutanı Ahmet İzzet Paşa’nın isyan bastıran ordusunda kurmay başkanı olarak görev yapıyordu. Bu kadar alt rütbeli bir subay Uluslararası büyük fakat bizim için hezimet olarak kabul ettiğimiz bir antlaşmaya imza attığına inanmak art niyettir, tamamen karalama kampanyasıdır.

    Lozan’da sadece İmroz, Bozcada ve Semadirek istendi. Bunları vermediler. Verilmeyen şeyin üzerine iki tabur askeri gönderecek, doğru dürüst bir gemimiz bile yoktu. Hayal üzere tarih yazılamayacağı çok açıktır. Bunun siyaseten kullanılması da fevkalade tehlikelidir. Türk tarihçiliği ve dış politikasına yakışan bir tavır değildir. Hep kendimizi aşağılarız, peki bundan hangi kazanımı elde edeceğinizi umuyorsunuz. Milli mücadele kahramanları ve önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları o gün inisiyatif alarak yeni bir devletin temellerini attılar, niçin bu duruma saygı göstermiyorsunuz. Feveranınız niçin Osmanlı Devleti yıkılarak yerine Türkiye Cumhuriyet’i Devleti kuruldu diyedir?

       Hazmedemediğiniz şey budur? Daha önce ki Milli Mücadele ile ilgili makalelerimde yazmış olduğum gibi artık tarihin yumurtasının çatlama zamanı gelmişti? Kadim Türk milleti bu kez kendi öz kimliği olan “Türkiye” adıyla tarih sahnesine çıktı. Şimdi gelin, hepimiz el, ele vererek bu ülkenin üniter yapısını korumak ve kollamak için mücadele edelim, bizim bu coğrafya da hiç bir dostumuz yoktur! Böyle bir durum daha ziyade Balkan ülkelerine mahsus bir hayalperestliktir. Bizler eski bir devletin hiç bir zaman bağımsızlığını kaybetmeyen vatandaşlarıyız? Bürokrasimizin, sivillerin ve askerlerin almış oldukları büyük bir miras vardır. Bu ciddiyeti mutlaka korumamız gerekiyor.

    Lozan Türkiye Cumhuriyet’i Devletinin kuruluş senedidir ve bağımsızlığımızın da tescillidir. Siyasi kararları beğenmeyebilirsiniz fakat  gücümüz nisbetinde mücadeleler verildi? Eleştiri yapmak başka şey hakaret, etmek  başka şeydir. Lozan’da bulunan Türk heyetini İsmet Paşa  başkanlığında, Hasan Saka, Dr Rıza Nur, Celal Bayar, Zekai Apaydın, Zülfü Tigrel, Münir Ertegün, Veli Saltıkgil gibi Ankara Hükümetinin temsilcileri olan milletvekilleri ile birlikte, üniversitede öğretim üyesi, hukukçu, tarihçi, hesap uzmanı ve siyasi delagasyon temsil etmiştir.

     Mübadele konusu Lozan’da Türkiye Cumhuriyet’inin imza ettiği çok önemli, bir karardır ve uygulanmasında ki eksiklikler olmasına rağmen! Özellikle tek kelime Rumca bilmeyen Karaman ve Hıristiyan Türklerin Yunanistana gönderilmesi gibi?

    “Lozan çok zorlu bir süreçti ve Türkiye Cumhuriyet’i Devleti kurularak tescil edildi bundan daha büyük başarı ne olabilir ki.”

Ali KARACA

09.03.2021

İSTANBUL

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.