DOLAR 5,7131
EURO 6,3023
ALTIN 275,8
BIST 102.769
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
İstanbul 26°C
Parçalı Bulutlu

ŞEYTAN TAŞLAMAKTAN TAVAF ETMEYE VAKİT BULAMAMAK

23.09.2010
237
A+
A-

Bu yazıyı ister bir sitayiş, isterse bir itiraf olarak değerlendirin. Hakikaten yıllardır şeytan taşlamaktan tavaf etmeye zaman bulamıyoruz.
Çok uzun zamandır kendi projelerimizle vatandaşın huzuruna çıkamıyoruz. Sürekli Türk düşmanlarının yanlışlarını konuşuyoruz. Hal böyle olunca da gündemi daima onlar oluşturuyor.
Özellikle son 8 yıldır AKP iktidarının uygulamaları/gizli niyetleri üzerine yoğunlaşan siyasi tartışmalar aslında tam da AKP’nin politik misyonuna hizmet etmektedir. Reklamın iyisi kötüsü olmaz mantığı bu duruma tam da oturmaktadır. Ne satıldığının bir önemi yok, ister pazarda limon, ister uluslar arası arenada vatan satılsın, aynıdır. Sonuçta AKP de zaten “ticari” bir zihniyetin ürünü değil mi?
Geldiğimiz noktada gördük ki vatandaş, kimin ne kadar haklı olduğuna göre değil, gündemi en çok kim belirliyorsa ona göre karar vermiyor mu?
Normalde AKP’nin %1 bile oy alamaması gerekirken 8 yıldır tek başına iktidar olmasının bana göre asıl sebebi, gündem belirleyici rolünü çok iyi becerebilmesidir.
“Allah indinde tek hak din İslam’dır” hakikatini yasaklamalarına rağmen vatandaş nezdinde “mütedeyyin, Müslüman” imajını korumaları, “Türk yok, Türkiyeli var,” demelerine rağmen “en milliyetçi lider” seçilebilmeleri, “PKK ile sürekli masaya oturup ülkeyi bölmeye çalışmaları” artık alenen yapmalarına rağmen “birlik ve beraberliğin teminatı” olarak görülmeleri, bebek katiline saygılar sunup şehitlerimize kelle demelerine rağmen hala %47 oy alabilmeleri… gerçekte bir pazarlama taktiğinin sonucudur.
Bölücü Ahmet Kaya ve Şivan Perver’e sahip çıktığında da alkış alıyor, idam edilen ülkücülerin mektubunu okuduğunda da alkış alıyorsa, vatandaşı suni gündemlerle nasıl efsunladığının, pazarlama taktiğinin nasıl başarılı olduğunun önemli bir göstergesi olmuyor mu bu durum?
Tüm siyasi partiler daima AKP’nin belirlediği gündem çerçevesinde tartışmaya katılmakta, “boşverin AKP’yi, bizim plan ve projelerimiz somut olarak şudur” diye vatandaşın huzuruna çıkılamamaktadır.
Gerçekte Türk Milliyetçiliğinin Plan ve projeleri vardır ama Türk düşmanlarının “planlı ve programlı” olarak gündem oluşturması bizi sürekli meşgul etmektedir.
Elbette AKP gibi oluşumlarının “siyasi ahlak” gibi bir fazilete ihtiyaç duymadıklarından, kazanmak için her şeyi yapmaları “ahlaklı siyaset” yapanların işini zorlaştırmaktadır.
Dediğim gibi şeytan taşlamaktan tavaf etmeye zaman bulunamamaktadır.
Fakat bu durum mutlaka bir şekilde aşılmalı ve kendi proje ve programlarımızla vatandaşa hitap etmeliyiz.
Bildiğim kadarıyla MHP’nin “yeni bir Anayasa taslağı hazırlığı” ve “Bölücülük ve terörü sonlandıracak plan ve projesi” çoktandır var. Ülke kalkınması için ekonomi politikası, yolsuzluğun ve yoksulluğun bitirilmesi için alınacak tedbirler çok uzun zamandır alanlarında uzman Türk Milliyetçilerinden oluşan çalışma grupları tarafından hazırlanmakta.
Türk Milliyetçileri, artık AKP’nin suni olarak oluşturduğu gündemden çıkıp kendi projeleri ile vatandaşa hitap etmeli ve ülkemizin sürüklendiği uçurumdan bir an önce kurtarmalıdır.
Unutulmamalıdır ki, AKP’nin oluşturduğu gündem etrafında tartışılarak AKP’nin gerçek yüzü halkımıza anlatılamaz. Şartlarını ve çerçevesini AKP’nin belirlediği bir gündem etrafında tartışmak daima AKP’yi kazandırmaktadır. Son 8 yıldır her türlü bölücülüğe kucak açmalarına, her türlü ihanet projelerine taşeronluk yapmalarına rağmen AKP’nin vatandaş nezdinde itibar kaybetmemesinin en önemli sebebi, gündemi sürekli AKP’nin oluşturması sebebiyledir.
Halkımızda Milliyetçi hassasiyet çok yüksektir. Bütün mesele o potansiyel hassasiyeti dinamik hale getirmektedir. Bunu yapacak tek güç de Türk Milliyetçiliğinin yegâne siyasi temsilcisi MHP’dir.
Ülkücülere düşen görev.
Kimse kızmasın ama ülkücüler maalesef bir konuda çok başarısız oldular.
Şimdiye kadar her partiyi iktidar yapan ülkücüler ne yazık ki kendi partilerini bir türlü iktidar yapamadılar. Bu, bizim çok büyük bir ayıbımızdır. Bu ayıptan kurtulmak için her ülkücü kafasını iki elinin arasına koyup düşünmelidir. Bilmelidir ki hiçbir gerekçe, Türk düşmanı AKP gibi partilere destek vermeyi meşrulaştıramaz.
Ülkücüler, hiç olmazsa ANAP’a, DYP’ye, AKP’ye açtıkları kredinin onda birini MHP’ye açmalı ve önümüzdeki seçimlerde MHP’nin tek başına iktidarı için ne gerekiyorsa yapmalıdır.
Başka türlü davranmak “Ülkücü namus ve haysiyete” aykırıdır ve bir kişi eğer ülkücüyüm diyorsa, öncelikle namus ve haysiyetine sahip çıkmalıdır. MHP’ye sahip çıkmalıdır.
MHP’ye sahip çıkmak, Türk Milleti’ne, Türk devletine sahip çıkmak demektir.{jcomments on}

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.