Asikurtlar©

”ZORDA KALINCA CİCİ BABASININ ZIRHINA SIĞINMASIN SAKIN!”

”ZORDA KALINCA CİCİ BABASININ ZIRHINA SIĞINMASIN SAKIN!”
18 Ağustos 2015 - 13:00 'de eklendi ve 4210 kez görüntülendi.

”MHP’yi marjinal ve uç parti olarak nitelendiren acemi damat, sevgili(!) kayınpederinin uçlarda, yarlarda dolaştığını; çılgın ve marjinal bir cumhurbaşkanı örneği olduğunu unutmaktadır. Teşbihte hata olmaz diyerek ekleyelim: Deveyi yardan uçuran, bir tutam ottur.”

Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkan Yardımcısı – İstanbul Milletvekili Prof. Dr. E. Semih YALÇIN’ın “Erdoğan ve AKP Tarafından MHP’ye Saldırtılan Çaylak Politikacılar” hakkında yapmış olduğu açıklama aşağıdadır. Bilgilerinize sunulur. Saygılarımızla.
Türkiye’de her gün üçer beşer şehit cenazesi geldikçe, PKK militanları kudurmuş köpekler gibi saldırılarını artırdıkça, MHP’nin sanılandan da fazla haklı olduğu acı bir şekilde ortaya çıkmaktadır.
Yaşadığımız melun sürecin ve sonucun mimarı olan AKP’lilerse PKK’nın saldırıları karşısında suret-i Hak’ tan görünerek sahte, utanmaz ve pişkin bir milliyetçi tutum takınarak milleti kendilerine güldürmektedir.
AKP’liler; sanki ortaya çıkan tablonun en büyük müsebbibi değillermiş, akan kanda hiç sorumlulukları yokmuş gibi, bu ağır ve affedilmez vebalden sıyrılmaya çalışmaktadır.
Son günlerde bazı AKP’li çaylakların kanalizasyon kültürünü siyasete taşıyarak MHP’ye saldırmasının arkasında, kurşun gibi ağır bir suçluluk psikozu yatmaktadır.
Kimi AKP sözcü ve temsilcileri; rezalet ve günahlarını örtüp kamuoyundan gözlemek için zaten ağır ve elim durumdaki gündemi küfür edebiyatıyla kirletmekte, karartmaktadır. Bilhassa MHP’ye yönelik küfür edebiyatında iş o kadar ileri götürülmüştür ki bazılarının ağzından abdesthane çukurundan beter kokular yayılmaktadır.
Mesele bellidir: MHP, AKP’yi cürmümeşhut hâlinde yakalamıştır. AKP’liler bunu hazmedememekte, buna içerlemektedir.
Ülkede bütün kutuplaşmayı ve düşmanlığı körükleyen, çözüm sürecini devletin başına bela eden, PKK’yla masaya oturulması talimatını veren, bütün tavizlere rağmen bölücü örgüt silahlı saldırılarından vazgeçmeyince çark edip katıldığı şehit cenazelerinde rol çalma gayreti içinde sahte milliyetçi dil kullanabilen, cumhurbaşkanlığını bir tarafa bırakıp AKP’yi vesayet altında tutmaya devam eden makyavelist “çiftlik padişahı” hakkında MHP’nin takındığı haklı tavır; muhatabını büsbütün hiddetlendirmiştir. Bu yüzden de beslemelerine saldırı emri vermiştir.
Bunun üzerine önce Erdoğan’ın eski danışmanı ve konuşma metinlerinin yazarı Ankara Milletvekili Aydın Ünal, derhal MHP’ye ve onun liderine yakışıksız ve edepsiz tweetlerle saldırarak seviyeyi kanalizasyon boruları derekesine düşürmüştür.
Şurası çok açıktır ki Tayyip Erdoğan hâlâ AKP’ye egemendir ve bu partinin Aydın Ünal misali bazı milletvekilleri; “O”nun bendeleri, kapıkulları, uşakları ve beslemeleri arasından seçilmiştir.
Aydın Ünal isimli sözde milletinvekili, önüne konan kemiğin diyetini ödemek için dilini siyasetin debbağlığına adamıştır. Bunun için Türkiye’nin kanalizasyonlarında ne kadar malzeme varsa getirip ağzında geveleyerek AKP’nin yüzünü tükürük geçirmez meşine çevirmek için çabalamaktadır.
Aydın Ünal; MHP Genel Başkanı Sayın Devlet Bahçeli’ye yönelik aşağılık tweetlerini büyük bir pişkinlikle atarken bir de utanmadan nezaket, üslup, letafet ve zarafetten söz etmektedir.
MHP’lilerde olmadığını söylediği şeylerin, aslında kendisinde izi, tozu bile yoktur.
Anlaşılan Aydın Ünal’da zibidilik, cehalet, görgüsüzlük, sonradan görmelik ve ahlaksızlık; tehlikeli surette imtizaç etmektedir.
Onun sayesinde; Cumhurbaşkanının kimlerden danışmanlık hizmeti aldığını, kimlere metin yazdırdığını, hangi seviyedeki âdemlerle içli dışlı olduğunu, kamuoyu bir kez daha öğrenmiştir.
“Çiftlik padişahı” tarafından zincirlerinden çözülüp siyaset meydanına yollanan böylesi saldırgan ve ısırgan yaratıkların derhal yakalanarak dört duvar arasında tutulması ve Ankara’nın karantinaya alınması icap eder.
Çünkü Aydın Ünal’ın; sadece ağzından yayılan ufuneti değil, sahibi tarafından damarına zerk edilen saldırganlık ve ısırganlık virüsünü bütün kente yayması ihtimali vardır.
Kanaatimizce, en az PKK’nın bomba yüklü araçları kadar tehlikeli bu mahlûk, daha fazla Ankara halkına ve Türk toplumuna zarar vermeden bir an önce tıbbi müdahaleyle etkisiz hâle getirilmelidir.
Bu vesileyle birkaç cümleyle de Erdoğan’ın silah ve malzeme olarak kullandığı başka bir politika figüranına, yeni yetme bir AKP milletvekiline cevap vermek istiyoruz.
Tayyip Erdoğan, bütün varlığını siyasete sürmesine rağmen halkın desteğini kaybetmeye başladıktan sonra aile fertlerini de siyasi figür olarak kullanmaya başlamıştır. Başkanlık hevesi uğruna sadece kendi varlığını değil, bütün ailesini siyasetin çarkına çekmiş, birer birer sistemin dişlileri arasına sokmuştur. Yalan haberler yayarak sahte kahramanlar üreten yandaş medyanın oluşturduğu anaforda yakın çevresini dişlilere kaptırdığı için sıkışınca, şimdi de milletvekili olmasını sağladığı damadını piyasaya sürmüştür. Artık siyasette kayınpeder-damat dayanışması başlamıştır.
Erdoğan’ın siyaset meydanına sürdüğü acemi güreşçi Berat Albayrak, işi gücü bırakıp cici babasından aldığı güç ve cesaretle MHP’ye hücum etmektedir.
Kız gibi damat olması; eviyle, ailesiyle ilgilenmesi gerekirken yalancı pehlivanlığa soyunan Berat Efendi, desteye bile çıkacak mecali yokken başa güreşmeye heveslenmiştir.
Dünkü yazısında MHP’yi marjinal ve uç parti olarak nitelendiren acemi damat, sevgili(!) kayınpederinin uçlarda, yarlarda dolaştığını; çılgın ve marjinal bir cumhurbaşkanı örneği olduğunu unutmaktadır. Teşbihte hata olmaz diyerek ekleyelim: Deveyi yardan uçuran, bir tutam ottur.
Takındığımız üslubu beğenmeyerek MHP ve onun liderine dil uzatan Berat Efendi, MHP Liderini kastederek “Başka türlü üslup takınılır ya neyse…” diyerek efelenmektedir.
“Çiftlik padişahı”na pek güvenen damat efendi nasıl bir üslup takınacaksa takınsın da bir görelim!
Yalnız zorda kalınca cici babasının zırhına sığınmasın sakın!
Hele MHP’nin millîliğini tartıp ölçmek, damat efendinin boyunu ve çapını fersah fersah aşmaktadır.
Biz liderimize, camiamıza ve partimize uzanan o dile ne yapacağımızı biliriz. Berat Albayrak’ın cici babası da kendisini berat ettiremez.
Kayınpeder mirasıyla siyasi hovardalığa soyunanların, el gömleğiyle gerdeğe girenlerin, dayısının sopasıyla külhanlığa yeltenenlerin sonu hüsrandır. Bu gibilerin hükmü ve varlığı, dayandıkları gücün devamı süresincedir. Ondan sonrası tufandır.
Berat Albayrak, büyüklerin işi olan siyasete heves edeceğine kendisine cici babası sayesinde verilen gazete ve televizyondan oyuncaklarıyla vakit geçirmelidir. Böylesi kendisi için daha hayırlı olacaktır.
Son sözümüz Tayyip Erdoğan’adır: Vakur ve titiz bir devlet adamının yapması gereken ilk şey; ailesini ve yakınlarını siyasetten uzak tutmak, onların hırpalanmasına, ayakaltında ezilmesine izin vermemektir.

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER