SON DAKİKA

ZOR ZAMANDA DEVLET BAHÇELİ FAKTÖRÜ

Bu haber 09 Ekim 2017 - 22:02 'de eklendi ve 2.127 kez görüntülendi.

Sayın Devlet Bahçeli hakkında söylenecek çok söz var aslında, fakat hepsinin toplamı olarak şu sözünü söylemek yeterli olacaktır: “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben”…

Sayın Devlet Bahçeli bu sözü söyleyeli yıllar oldu…
İlk söylediğinde belki “siyasi bir mesaj”; “gönülleri okşamak” için “siyasi bir söylem” olarak nitelendirenler oldu, fakat yıllar sonra sözün gerçekliği zuhur etti…
Dosta güven, düşmana korku verdi…

Sayın Devlet Bahçeli, ülkemiz üzerinde oynan bir çok oyunu duruşu ile bozduğu gibi, Türk milletinin umudunu kaybetmeye yüz tuttuğu anda millete umut oldu…
..ve bölücüler hariç bir millet, “İyi ki varsın Devlet Bahçeli” diye haykırmaya başladı…

Bir milletinin geleceği, üzerinde yaşadığı vatan toprağının var olması ile eşdeğerdedir…
Ki, vatan toprağı giderse, millet yok olmuş demektir…

Sayın Devlet Bahçeli’nin yılar önce söylediği, “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” sözündeki “Önce ülkem ve milletim” vurgusu; ülkesi için neleri göze alabileceğini dört kelimelik bir ifadeyle ortaya koymuştur…

Yıllarca devam eden, fakat bugün şiddeti arttırılan; Türkiye’nin etrafında meydana gelen olaylara bakın!
Bütün bu olayların sebebi, Türkiye’yi yok etmeye yönelik sinsi bir oyudur ki; “dost” görünümlü, ama alçak ve kalleş olan aşağılıkların bunu bizzat organize ettiği aşikardır…
Nihayi hedefleri: Türkiye’nin yok olmasıdır.

Böylesine aşağılık bir organizasyon ortada iken, millet olarak daha da safları sıkıştırmak gerekmektir…
Çünkü her kopuş; her farklı söylem, alçak ve kalleş olan aşağılıkların işine yarayacaktır…

Siyasi partilerin amacı, ortaya koydukları siyasi ideoloji üzerinden ülkenin geleceğini teminat altına almaktır (tabiiki düşman emlerine çalışmıyorlar ise, bu böyledir). Çünkü ülkenin çıkarı herşeyden üstündür…
Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Mevzu bahis vatan ise, gerisi teferruattır” sözünde de anlatmak istediği gibi…

Son günlerde herkes Atatürk’ün, “Mevzu bahis vatan ise, gerisi teferruattır.” sözünü diline dolasa da; basitçe söylede de, iş uygulamaya gelince bunun sadece söylemde kaldığı da ortadadır…

İdeolojik bile olsa madem ki, ülke geleceğini siyasi partiler teminat altına alacak!.. (Çünkü siyasi partiler güzel bir ülke yönetim tablosu çizerek milletten oy ister ve ülke yönetimine talip olurlar) O zaman vatan toprağı Emperyalistler=Haçlı zihniyeti tarafından yeniden paylaşılmak ve Türk milleti yok edilmek istenirken, siyasi partiler ve onun yönetici kadrosu ve o partinin ideolojisine inanan kitle kime hizmet etmektedir?!..

Hani o “Bitti” dediğiniz MHP var ya!..
Hani o hiç beğenmediğiniz Devlet Bahçeli var ya?
İşte onlar Türk milletinin dönüm noktası!..
Belki şu cümlemi bile bazıları bugün anlamayacak, fakat birgün buları tarih yazacak…

Siyasi ideolojilerde doğal olarak her partiye göre değişmekle birlikte, yarım asırlık siyasi ömrü olan ve genel anlamda “milliyetçilik” düşüncesi üzerinden siyasi ideolojisini ortaya koyan MHP’deki bu siyasi ve toplumsal hayatın her alanına farklı yansımıştır…
Herkes bakmak istediği noktadan bakmıştır…
Kimisi “ırkçı” demiştir, kimisi “faşist”…

Olsun…
Kim ne derse desin…
Suçlamak kolaydır da, dinlemek ve anlamak zordur…
Yüzyıl sonra da olsa, o zaman gelince anlayacaksınız…

“Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” söylemiyle Sayın Devlet Bahçeli, siyaseti; partinin ve siyasi lider olarak kendi geleceğini bir kenara atıp, ülkenin geleceğini ön planda tutması, her siyasi liderin yapacağı bir davranış değildir…
Ki, bu devlet adamlığı gerektirir!..

Milletin yararına olan herşey, devletin yararınadır…
Milletin yararına olan her hususta Sayın Devlet Bahçeli, siyasi ideolojisi ne olursa olsun, ülkemizi yöneten hükümetin yanında yer almış, desteğini esirgememiştir…
Yani MHP=Lideri Devlet Bahçeli sadece siyaset yapmamıştır.

Geçmişe dönüp baktığımızda bunun çok farklı örnekleri vardır, fakat emperyalistlerin desteği ile gerçekleştirilen 15 Temmuz fetö darbe girişimine karşı mücadelede ve ülkemizin hemen yanıbaşında meydana gelen; ülkemiz için büyük tehdit unsuru olan Suriye ve Irak’ta gerçekleştirilen operasyonlar için ülkemizi yöneten hükümete verdiği destek siyaset ötesidir…
Ki, bu ve buna benzer hususlarda ortaya konması gereken tutum da, Atatürk’ün deyimiyle; “Mevzu bahis vatan ise, gerisi teferruattır”…

Sayın Devlet Bahçeli daha önce olduğu gibi, dün de Ankara Spor Salonu’nda gerçekleştirilen “Kerkük Sevdalıları Buluşuyor” temalı toplantıda; “Milliyetçi Hareket Partisi kahraman Türk askerinin duacısı ve destekçisidir. Bu süreçte Milliyetçi Hareket Partisi devletin ve hükümetin yanında sağlam, tavizsiz, milli çıkarlara uygun bir şekilde duracaktır.” kararlılığını bir kez daha ortaya koymuştur. Çünkü mesele, “partim ve ben”den önce “Önce ülkem ve milletim” meselesidir…

Ülkemiz etrafında meydana gelen olayları ve ileride meydana gelecek etkilerini Türk için, Türklük için Türkçe okuyup;
“Biz Türkmeneli dedikçe, birileri kudurmaktadır. Varsın kudursunlar, geciken aşılarını yapacak elbet birileri çıkacaktır. Kerkük neyse İstanbul odur diyoruz, anlamıyorlar. Musul Ankara’dır diyoruz, kalın kafaları almıyor. (…) Şunu hiç unutmayın, Kerkük’ün güvenliği Ankara’nın güvenliği demektir. Türkmeneli ateşe atılırsa Türkiye de yanmaktan kurtulamayacaktır. Gerçekler bu kadar acı ve alarm verici boyuttadır. Her mihnete katlanıp, her melaneti göğüsleyip mütecaviz emelleri kaynağında kesmek şarttır, fitneyi odağında kurutmak Türk devletinin en tabii hakkı, ertelenemez görevidir.” diyerek yapılması gerekenleri ortaya koyması ve hatta din ve ırk ayırımı yapmadan, “Irak’ın istikrar ve toprak bütünlüğü Türkiye için hayati niteliktedir.
Aynı durum hiç kuşku yok ki Suriye için de geçerlidir. Çünkü iki ülke bizim sınır komşumuz, tarihsel bağlarımızın olduğu ülkelerdir. Irak, tüm Iraklılarındır.
Suriye, burada yaşayan herkesindir.
Etnik farklılıkmış, mezhep ihtilafıymış, bunlar cehenneme giden yolun yapı taşlarıdır” diyerek uyarıda bulunması, aklı başında, vatanın ve milletin çıkarlarını herşeyden üstün tutan herkesin anlayacağı ve siyasi çıkar gözetmesizin görev kabul edip, uygulayıcılarına destek vereceği siyaset üstü meselelerdir…

Şahsi olarak elbette her koyun kendi bacağından asılacaktır…
Şahsi olarak her sorumluluk kişinin kendisine aittir…
Fakat Türk vatanının, Türk milletinin ve hatta islam coğrafyasının, mazlumun tek umudu Türkiye’dir!..
Toplumu, hatta toplumları ilgilendiren bir hususla ilgili olumsuz sonuç doğuracak bir durumda “şahsilikten” bahsetmek mümkün değildir!..

Emperyalistler iyi bilir ki; Türk yok olduğu zaman Müslümanlık bitecektir…
Onların Türk’e olan bütün düşmanlığı bunun içindir…
Haçlı zihniyeti yıllar önce Türk’ü bitirmek için her yolu denemiş, amaçlarına ulaşamamışlardır. Fakat bu açmalarından da vazgeçmiş değillerdir…
Ki, aynı Haçlı zihniyeti bugün Türk ve Türkiye üzerinde aynı oyun yeniden oynamaktadır…

Böyle bir aşamada, Türk, Türklük düşmanlarına karşı birlik içinde olmak yegane tek seçenek olmakla birlikte, bugün etrafınızda dönen kirli oyunları kendilerine siyasi çıkar elde etmek için kullananlar vardır.
Kullandırmayın!

Kişiliği, karekteri ve Devlet adamlığı ile devletleşip, millete umut olan Sayın Devlet Bahçeli’yi söylemler üzerinden yıpratmaya çalışanlar vardır.
Buna izin vermeyin!

Biliniz ki; bugün Sayın Devlet Bahçeli’nin sergilediği Devlet adamlığı olmasaydı!.. milli irade yerle bir olmuş, Ortadoğuda olduğu gibi Haçlı zihniyetine hizmet eden bir kukla başımıza dikilmiş olacaktı!..

Biliniz ki; bugün Sayın Devlet Bahçeli’nin sergilediği Devlet adamlığı tutumu olmasaydı; Türkiye’yi yöneten hükümet yalnız kalsaydı -MHP’de diğer bazı siyasi partilerin yaptığı gibi yapsaydı- hükümet Irak ve Suriye topraklarına asker gönderemeyecek; Türkiye’den top atışlarıyla Irak ve Suriye toprakları dövülemeyecek, aksine Irak ve Suriye’den Türk toprakları top atışlarıyla dövülecekti…

Türk’ün yok olup, bitmesi için her yol deneniyor…
Siyasi ve ekonomik kararlarla Türkiye dövülmeye çalışılıyor…

Mesela son gündem olayı: ABD, Türk vatandaşlarının vize işlemlerini askıya almış…
Sebep: ABD’nin İstanbul Başkonsolosluğu görevli birinin FETÖ soruşturması kapsamında tutuklanma kararı…
..ve buna misilleme olarak ABD’nin, Ankara Büyükelçiliği tutuklamayı gerekçe göstererek vize işlemlerini askıya alması…
Her fırsata ülkelerinde “bağımsız yargıdan” bahsedip, “çıkacak karara saygı duyulmasını” isteyenler, Türk yargısının verdiği karara saygı duymamışlardır…
Bunu Almanya yapılıyor…
Hollanda yapıyor…
Fransa yapıyor…
Kısacası: söz konusu Türk ve Türkiye ise, Haçlı zihniyeti bunu hep yapıyor…
Hatta Ortadoğu’daki bazı müslüman ülkelerin yöneticilerine de aldatmayın!
Onları, Haçlı zihniyetine hizmet eden kuklalardır…

Meydana gelen bunca olayı değerlendirdiğimiz zaman etrafımız ateş çemberi ve gün geçtikçe bu çember daraltmaya çalışıyorlar…

Böyle bir aşamada siyasi çıkar peşinde koşanın Türklüğünden şüphe etmek gerekir!..
Eğer aklımız başımıza almaz ise, emperyalistlerin bu kirli oyunlarını görmez isek veya görmezden gelir isek, Haçlı zihniyetinin yıllarca hayalini kurduğu hayalleri gerçek olursa, gidecek vatan toprağı bulamaz, emperyalistlere köle olarak yaşarız…

Sayın Devlet Bahçeli’nin hükümete olan desteği ve ortaya koyduğu tespitleri ile ülkemizin; dolayısıyla Türk dünyasına ve müslümanlığın geleceğine yön vermesi Türk düşmanları ile çıkar peşinde koşanların hoşuna gitmese de, milletin çoğunluğundan “İyi ki Devlet Bahçeli varmış” nidaları yükselmektedir…

Asırlar önce Kürşad çıkar gözetmedi…
Atık yüz yıl diyebiliriz. Atatürk yüzyıl önce siyasi çıkar gözetmedi…
Herşey Türk içindi…
Bezen bazı kullar bilmez, fakat Yüce Allah kişilerin niyetini hep bilir…
Sayın Devlet Bahçeli bugün ortaya koyduğu Devlet adamlığı ile hiçbir siyasi çıkar gözetmemektedir.
Yine herşey Türk içindir…

Türk milletinin içinden daha nice Kürşad’lar çıkacaktır…
Sayısal çoğunluk bazen hiç önemli değildir…
Bazen hiç ummadığın anda bir Kürşad çıkar ve bu ülkenin kaderini değiştirir…

Biri çıkar, “Önce ülkem ve milletim, sonra partim ve ben” der ve bir ülkenin kaderi değişir…

Bazen dua olursun, bazen dua eden…

Zor zamanda bu ülkenin kaderini değiştiren Sayın Devlet Bahçeli’yi Yüce Allah başımızdan eksik etmesin…

 

Cengiz KORKMAZ

Cengiz Korkmazcengiz@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.