22 Mayıs 2012 Salı
Live tracking and statistics
Paylas
DEMOKRASİ'Mİ ABD MENFAATLERİ'Mİ
Çarşamba, 16 Şubat 2011 21:38
Nereye kadar devam edeceği ve nerede duracağı belli değil. Aslında, nasıl başladığı da çok belirgin değil. Kuzey Afrika'nın en baskıcı rejime sahip ülkelerinden biri olan Tunus'ta 23 yıldır iktidarda olan Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali'nin ülkeden kaçmasıyla sonuçlanan Yasemin Devrimi'nin ilk kıvılcımı, geçtiğimiz Aralık ayında WikiLeaks sitesinde yayınlanan Tunus belgeleriyle çakmıştı. Belgelerde Tunus'ta adeta bir mafya gibi örgütlenen Bin Ali ve eşi Leyla'nın, kendilerine ve yakınlarına bu yolla büyük bir servet sağladığı anlatılıyordu. Ülkede bomba etkisi yaratan belge, üniversite diplomalarına rağmen iş bulamayan binlerce işsiz genci sokağa döktü. Her geçen gün çığ gibi büyüyen isyan sonunda Bin Ali'nin ülkeyi terk ederek Suudi Arabistan'a kaçmasıyla son buldu. Ancak bu kez de devrimin arkasında Amerika'nın olduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü.
Devrimi tetikleyen WikiLeaks, geçtiğimiz ay içerisinde, 2006 ve 2009 yıllarında ABD elçisinin Amerikan Dışişleri Bakanlığı'na gönderdiği raporları yayınladı. 2006 yılındaki mesajında "Başkan ve ailesi, iktidarları süresince yolsuzluklardan elde ettikleri servetleriyle ayrılıp bir Avrupa ülkesinde emeklilik hayatı sürmeyi planlıyor" diyen elçinin, 2009 yılında "Bin Ali'nin gitmesi için beklenen fırsatın Obama yönetiminin politikaları sayesinde mümkün olabileceğini" yazdığı görülüyor. Yine aynı rapora göre ABD elçisi, tavsiyeler bölümünde ise muhalefet partileriyle görüşmelere hız verilmesi gerektiğini, Avrupalı müttefiklerin de Tunuslu gençlerle temasa geçmek konusunda teşvik edilmesinin önemli olduğunu anlatmış. Bu sözler devrimin Amerika tarafından desteklenen gruplarca yapıldığı fikrini akıllara getirdi. Obama'nın Tunus halkına yönelik kutlama mesajı da bunu güçlendirdi.
Tunus' da bugün neler olup bittiğini ve yarının nelere gebe olduğunu, kimse bilmiyor ve sanırım merak da etmiyor. Çünkü henüz orada sular durulmadan, bir başka Arap ülkesi olan Mısır' da isyan başladı. Ancak, gelişmelerin seyri Tunus' da ki gibi olmadı. Mısır Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek, Tunus Devlet Başkanı Zeynel Abidin Bin Ali' den farklı bir tavır sergiledi. Tunus benzeri bir gelişme yaşanmasını bekleyenlere adeta meydan okurcasına; "Mısır'ı terk etmeyeceğim. Ülkemde öleceğim." ifadeleriyle karşılık verdi. Onun bu açıklamalarının ardından ABD Yönetimi, 30 yıllık müttefiki olan Cumhurbaşkanı Hüsnü Mübarek'in derhal istifa etmesi yönünde bir plan üzerinde aralıksız mesai yapıyor. Obama yönetimi, ordunun da desteğini alan Başkan Yardımcısı Ömer Süleyman'ın başında bulunacağı bir geçiş dönemi hükümetinin hemen kurulması konusunda Mısır'ın en üst düzey askeri komutanları ve siyasetçileriyle görüşüyor. Obama' nın göstericilere destek veren açıklamasının hemen ardından, her ne hikmetse 9 gün boyunca olaylara yönelik tek kelam dahi etmeyen Sayın Başbakanımız da aynı mealde bir açıklama yapmışlardır.
Önümüzdeki günlerin neler getireceğini kestirebilmek çok kolay değil elbette ancak, benim kişisel kanaatim; devrilen ve daha devrilecek olan Afrika ve Ortadoğu'daki dikta rejimlerinin yerine ikame edilecek olan yönetimlerin, bugünkünden daha demokratik olmaktan ziyade daha Amerikancı olacağı yönündedir.
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile