Asikurtlar©

Zengin ile fakir arasındaki uçurum büyüyor

Zengin ile fakir arasındaki uçurum büyüyor
22 Eylül 2016 - 2:00 'de eklendi ve 3930 kez görüntülendi.

TÜİK tarafından yılda bir kez yayınlanan “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2015” sonuçları, ekonomideki hal ve gidişin sıradan insanların, yaşam koşullarına etkisini ortaya koyuyor olması açısından özellikle büyük önem taşıyor. (1)

Araştırmanın ortaya koyduğu en önemli husus, gelir adaletsizliğindeki artış. En yüksek gelire sahip yüzde 20’lik grubun toplam gelirden aldığı pay, 2015 yılında, bir önceki yıla göre 0,6 puan artarak yüzde 46,5 çıkarken, en düşük gelire sahip yüzde 20’lik grubun aldığı pay ise 0,1 puan azalarak yüzde 6,1 olmuş durumda. Gelir dağılımı eşitsizliğini ölçen Gini Katsayısı esas alındığında, gelir eşitsizliği bir önceki yıla göre 0,006 puan artarak, 0,397 olarak tahmin edilmiş.

Özellikle orta sınıfın gelir kaybını ortaya koyan araştırma sonuçlarına göre, yoksulluk oranı bir önceki yıla göre 0,3 puanlık düşüş ile yüzde 14,7 olarak gerçekleşmiş. Araştırmaya göre; yoksulluk oranı, okur-yazar olmayanlar ve hiçbir okul bitirmeyenler ile lise ve dengi eğitim görmüş kesimler açısından bir önceki yıla göre düşerken, lise altı ve yüksek öğrenim görenler açısından artmış durumda. Yoksulluk halinin sürekli hale gelmesini gösteren Sürekli Yoksulluk Oranındaki yüzde 0,7’lik artış (2014’deki yüzde 15,1’lik oran 2016’da yüzde 15,8’ e yükselmiş) ekonomideki zayıflamanın istikrar kazandığını ortaya koyuyor olması açısından önemli.

“Beklenmedik harcamalar, evden uzakta bir haftalık tatil, ödeme zorluğu, iki günde bir et, tavuk, balık içeren yemek, evin ısınma ihtiyacı, çamaşır makinesi, renkli televizyon, telefon, otomobil sahipliği olarak belirlenen dokuz maddeden en az dördünü karşılayamayanların oranı” olarak tanımlanan ve 2014 yılında yüzde 29,4 olan Maddi Yoksunluk Oranı, yüzde 30,3’e yükselmiş durumda.

Son 10 yılda dışarıdan borç olarak sağlanan paradaki artışa paralel olarak sürekli düşen bu oranın, uzun yıllar sonra tekrar artıyor olması, ülkenin, dolayısıyla hane halklarının borç paraya ulaşmakta zorlandığını gösteriyor.

Araştırma kapsamında, nüfusun, yüzde 68,5’i yıpranmış ve eskimiş mobilyalarını yenileme ihtiyacını ekonomik nedenlerle karşılayamadığını, yüzde 67,9’u konut alımı ve konut masrafları dışında taksit ödemeleri veya borçları olduğunu ve yüzde 23,2’si konut masraflarının hanelerine çok yük getirdiğini beyan etmiş ki, bu tespit 2015 yıl, Hanehalkı Tüketim Harcaması istatistiklerini doğrular nitelikte.

1 Ağustos tarihinde yayınlanan ve 2014 yılı ve 2015 yılında, hane halkı bütçelerinden ana harcama kalemlerine ayrılan payların dağılımını ortaya koyan söz konusu çalışma; en zorunlu giderler olan gıda ve alkolsüz içecekler, konut-kira, giyim-ayakkabı, otel-lokanta pastane harcamalarına ayrılan paylardaki artış dışında, sağlık, eğitim, ulaştırma dahil diğer harcama kalemlerine ayrılan payın (kültür eğlence, haberleşme, alkollü içecekler ve sigara, ev eşyası) düştüğünü ortaya koyuyor. (2)

Bu gün yayınlanan “Gelir ve Yaşam Koşulları Araştırması, 2015” sonuçları, son dönem yayınlanan üretim, istihdam, ticaret ve milli gelir rakamlarıyla görünür hale gelen olumsuz tablonun, başta da söylediğimiz gibi, ekonominin gerçek objesi olan hane halklarının yaşam koşullarına etkisini ortaya koyuyor olması açısından önemli.

Ahmet Müfit

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER