SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Zembille mi indiniz?

Bu haber 04 Aralık 2014 - 19:05 'de eklendi ve 38 kez görüntülendi.

Yanaşma ve beslemeleri ve AKP sözcülerini dinlerken, zannedersiniz ki, bu ülkede 90 yıldır devleti idare edenler her şeyi yanlış yapmış, millete zulmetmiş, devleti işlemez hale getirmiş, sonra gökten zembille bu muhteremler inmiş ve işleri düzeltmiş.
Güdük zihniyet
Bu güdük zihniyete göre, AKP öncesinde bu ülkede doğru olan, iyi olan hiçbir şey yoktur. Devleti yönetenlerin tamamı kötü ve yanlış insanlardır. Bütün icraatlar hatalıdır. Milli eğitimden yargıya, Üniversitelerden Ordu’ya kadar oluşturulan bütün kurumlar ve devlet işleyişi hatalıdır. Üniter yapı, milli devlet, laik düzen uydurmadır ve mutlaka yıkılmalıdır. Kimsenin aklına da, “bunlar yanlışsa 91 yıldır bu ülke nasıl ayakta kaldı? Bu millet nasıl birbirini kucakladı? Bunları tartışmaya açmanızdan sonra ayrışmanın hızlanması, ülkenin bir bölünme eşiğine gelmesi, bütün söylediklerinizin yanlış ve kasıtlı olduğunun belgesi değil midir? Bunları yıkıp yerine ne koyacaksınız? Eğer her şey hatalıysa sizler nereden, hangi okullardan yetiştiniz? Bu devletin imkanlarıyla işgal ettiğiniz yerlere gelmediniz de, gökten zembille mi indiniz?” diye sormak gelmiyor.
Kimi kötülüyorsunuz?
Fazla uzağa gitmeden, daha dün sayın Cumhurbaşkanı’nın yaptığı konuşmadan örnekler verelim. Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri töreninde konuşuyor. Birileri fırtına çıkarmış, sel ve kuraklık yapmış, lisanımızı kötülemiş, millet ve medeniyet ruhumuzu köreltmeye çalışmış, ahlak damarlarımızı kesmiş. Ama ödülleri kime verelim diye bir çalışma yaparken, karşılarına bereket fışkıran bir liste çıkmış. Bu topraklar bugün de alimler, sanatçılar, münevverler yetiştiriyormuş. Hadi buyurun işin içinden çıkın. Sayın Cumhurbaşkanı birileri lisanımızı kötüledi, millet ve medeniyet ruhumuzu köreltti, ahlak damarlarımızı kesti ise bereket fışkıran bu liste nasıl oluştu? Cumhuriyetin 91 yıllık bir geçmişi var. Alimin, sanatçının, münevverin yetişmesi, domates yetişmesi gibi bir mevsimde olmayacağına göre, kalabalık liste oluşturan bugünkü alimler, sanatçılar, münevverler nasıl yetişti? Hepsi bir tarafa siz nasıl yetiştiniz ve bu makamlara geldiniz? Ne anlatmaya, kimi veya kimleri kötülemeye çalışıyorsunuz? Her şeyin normal, doğru ve haklı olabilmesi; insanların sanatçı, ilim adamı ve münevver sayılması için, mutlaka sizin gibi düşünmesi, size hizmet etmesi ve size destek vermesi mi gerekiyor?
Zaviye !
Sayın Cumhurbaşkanının sonraki cümleleri de ilginç: “Çok zaman işitiyoruz. Bizde sanatçı yetişmiyor diye. Hayır efendim, bal gibi yetişiyor. Ümitsizliğe rağmen, tekellere rağmen, mahalle baskısına rağmen Allah’a hamdolsun yetişiyor, hem de çok sayıda yetişiyor. Bu sanata ilme ve fikre hangi zaviyeden baktığınızla ilgili bir mesele.” Her cümlesi değil, her kelimesi tartışmalı. “Sanatçı yetişiyor yetişmiyor veya kim sanatçı kim değil” göreceli bir kavram olduğu için bir kenara bırakıyoruz. 12 yıl ülkeyi idare ettikten sonra, ümitsizlik, tekel ve mahalle baskısından söz etmek, bir itiraf değilse nedir? Nitekim bir sonraki cümle bu itirafı tamamlıyor. Sayın Cumhurbaşkanı sanata, ilme ve fikre evrensel bir boyutta değil, milli bir açıdan hiç değil, sadece kendi zaviyesinden bakıyor. Haliyle çıkardığı sonuç da, kendisiyle ve kendi menfaatleriyle sınırlı kalıyor.
Ödüller objektif mi?
Bir örnek daha. Sayın Cumhurbaşkanı, ” Nobel diyoruz değil mi? Nobel kararlarını objektif mi veriyor? Asla. Bunları görüyoruz. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi kararlarını objektif mi veriyor? Asla… Yine söylüyorum dünya beşten büyüktür.” Diyor. Nobel ve Birleşmiş Milletleri aynı cümle içinde kullanmak kel alaka olsa da, her ikisinin kararlarını objektif vermediği doğrudur. Ancak, bir başka doğru daha var. Sayın Cumhurbaşkanı siz kararlarınızı objektif mi veriyorsunuz? Mesela dağıttığınız ödüllerin, aklı karışıklara, sizi alkışlayanlara verilmesi bir tesadüf mü? Ya da tersinden soralım, sizin gibi düşünmeyen, sizi onaylamayan biri, ağzıyla kuş tutsa ve dünyanın en büyük edebi eserini, en önemli buluşunu meydana getirmiş olsa dahi, sizden ödül alma şansı var mı? Dünyanın beşten büyük olduğunu tekrarlayıp durmanız, bugüne kadar neyi değiştirdi? Birleşmiş Milletlerde sizi dinleme gereği bile duymadılar ve salonu boşattılar. Önemli olan ve itibar kazandıran şey söylemek değil, etkili olmak ve yapmaktır. Söylediklerinizle ilgili bir santimetre yol alındığını söyleyebilir misiniz?
Dünya farklı bakıyor
Bir hervele yapıldığını, bazı şeylerin çok hızlı geçildiğini de kabul ediyorum. Bunun sonucunda dünya gerçekten de Türkiye’ye farklı bakıyor. Nitekim, AKP dönemiyle ilgili bütün dünya medyasında çok ağır, çok yaralayıcı ve hatta çok rezil şeyler yazılıyor. Türkiye’nin ne kadar iyi yönetildiğini anlamak için, millet sırtından savrulan milyar dolarla yaptırılan kaçak saraylara bakılacağını zannetmek, bu tür acı ve ağır yazıların ve yayınların kaynağını oluşturuyor. AKP’nin büyüklük anlayışına uygun düşse de, milletin büyük bölümü yarın ne yiyeceğini düşünürken, milyarlarca dolar harcayıp kaçak saray yaptırarak, bütün geçmişini inkar edip kötüleyerek, herşeyi kendi menfaatiyle, kendi zihniyetiyle sınırlı tutarak, dünyada büyük devlet olan bir örnek henüz görülmedi.
Orhan Karataş

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.