Asikurtlar©

Zaman geçiyor, milli vicdan kanıyor

Zaman geçiyor, milli vicdan kanıyor
06 Nisan 2016 - 9:27 'de eklendi ve 4033 kez görüntülendi.

 

 

Salı günleri partilerin grup toplantıları yapılıyor ve millet kimin ne olduğunu, nerede durduğunu ve bu ülke için ne düşünüp ne yaptığını bizzat izleme fırsatı buluyor. MHP Genel Başkanı sayın Bahçeli’nin her zaman haklı ve doğru çıkan değerlendirmelerine, Türkiye’nin bu acıyı neden yaşadığını net biçimde ortaya koyan açıklamalarına gelmeden önce, AKP grup toplantısındaki sayın Başbakanın konuşmasına kısaca değinmek istiyorum.

Diyarbakır’a binlerce koruma ile gitmeyi meziyet zanneden sayın Başbakan, yine çelişki ve ibret alınacak itirafların zirvesinde dolaştı. Can yeleği giymeyi reddettiğini bir kahramanlık olarak anlatırken, aslında ülkeyi başbakanının can yeleği giyerek milletin karşısına çıkacak hale getirdiklerini itiraf ediyor. Meydana toplanan kalabalıkla övünüyor, ama orada neden bir tek Türk bayrağı bulunmadığını bir türlü izah edemiyor. Türkiye’nin bu hazin durumunu, terörün yeniden başlamasını 7 Haziran seçimlerine bağlamaya çabalaması ise ayrı bir komedi. Sayın Başbakan, yeniden tek başınıza iktidar olduğunuz 1 Kasım seçimlerinin üzerinden 5 aydan fazla zaman geçti. 14 yıldır da sizden başka hiçbir parti ülkeyi yönetmedi. Bu ülke size sıfır terörle teslim edilmişti. Son 5 ayda gelen şehit sayısı 300’ü, devri iktidarınızdaki şehit sayısı birkaç bini buldu. Milletin aklıyla alay etmeyin. Bu tablo, bu perişanlık, bu acı tamamen sizin eserinizdir.

İKTİDAR BOŞLUĞU
Biz sayın başbakana bir iyilik yapalım ve gerçeklerle yüzleşmesi için MHP grubunda sayın Bahçeli’nin konuşmasının bazı bölümlerini hatırlatalım:
Türkiye’de vahim bir yönetim sancısı, örtülemez fiili bir iktidar boşluğu vardır. Başımıza her ne geliyorsa ihmallerin sonucudur. Türkiye yoğun bakımda, ateş çemberindedir. Hiç kimse gözünü kapatmasın, şayet uyuyorsa doğrulsun; zira Türkiye tüm varlığıyla, tüm kaynak ve değerleriyle hedeftedir. Maalesef AKP’nin PKK’yla kurduğu kanunsuz ilişkilerin seyir defteri çukurlardan fışkırdı, hendeklerden çıktı, barikatların dibinde yırtılmış halde bulundu. Ne Cumhurbaşkanı, ne de Başbakan teröristlerin saldırı planlarını öngöremediler, yeni vahşi yöntemlerini okuyamadılar. Nusaybin’deki binaların yaklaşık yüzde 90’nına el yapımı patlayıcıların tuzaklandığı medyaya yansıyan düşündürücü gerçeklerdendir. Teröristler bunları yapıyorken, hükümet nerede geziyor, valiler, güvenlik ve istihbarat görevlileri neyle uğraşıyordu? Yüksekova’da şarkılı türkülü el yapımı bomba hazırlayıp çaydanlıkların içine yerleştiren şerefsizleri hiç mi gören, hiç mi duyan olmadı? Bomba yapımında kullanılan amonyum nitrat çuvalları elden ele gezerken hiç fark edilmemiştir.
Anlaşılan odur ki, Türkiye’miz yalnızca Allah’a emanettir.

DEVRİN ALİ GALİBİ
Ortada çok ciddi bir güvenlik ve istihbarat zaafı vardır ve kesindir. Başka ülkeleri bu kapsamda eleştirenlerin özeleştiri yaptıklarına, gerekli tedbirleri aldıklarına henüz şahit olunmuş da değildir. Karşımızda es geçemeyeceğimiz bir namertlik bulunmaktadır. Geçtiğimiz yılın Temmuz-Aralık ayları arasında, güvenlik güçlerinin teröristlere yönelik defalarca dile getirdiği operasyon teklifini vali ne hakla, hangi gerekçeyle geri çevirmiştir? Sayın Başbakan, bu devrin Ali Galibi’ni ne zamana kadar görevde tutacak, daha nereye kadar sabredeceksiniz? Terörle mücadeleye açık çek ve destek veriyoruz, doğrudur. Devletimizin ve güvenlik güçlerimizin sonuna kadar yanındayız, bu da şüphesizdir. Ancak biz, işbirlikçiliğe ortak değiliz, hiçbir zaman da olmayacağız.

AYAK SÜRÜME
Sayın Davutoğlu, bilesin ki zaman geçiyor, milli vicdan kanıyor. Ayak sürüme, ağırdan alma, suya yazı yazma. HDP’lilerin dokunulmazlık zırhını delelim, bunu millet istiyor. Mani olmayınız, engel çıkarmayınız, sadece adaletin önünü açınız ve PKK’lıları mahkemeye çıkarınız. Buna var mısınız? Buna tamam diyor musunuz? Sayın Başbakan size ayrıca tavsiyem şudur: Nusaybin ve diğer operasyon yapılan il ve ilçelerde yaşayan vatandaşlarımıza çağrıda bulunun. Onlara üç gün mühlet verin ve şehirleri tahliye etmelerini sağlayarak herkesi emniyetli yerlere alın. Arkasından da Nusaybin’de taş üstünde taş, baş üstünde baş koymayın. Şehitlerimizin kanını yerde bırakmayın. Şehadetlerin önü kesilmezse, hemen her ile giden kara haberler bitmezse, uyarıyorum, Türkiye iç savaşa sürüklenecek, Allah muhafaza Suriye’ye benzeyecektir. Erdoğan, son günlerdeki şehit sayısındaki artış sebebinin paralel yapıya yakın polis ve askerlerden kaynaklandığını dile getirmiştir. Bu itiraf delilli ve ispatlı bir tahkikatın neticesi ise ister paralel, ister yamuk, ister küp şeklinde olsun; vatan hainlerinin, devlet düşmanlarının, Türkiye’nin karşısında yer almış muhalif cephenin alayının birden hakkından gelmek hükümetin siyasi namus borcudur.

TÜRKİYE’YE HAKSIZLIK
ABD yönetiminin havalimanında Erdoğan’ı bir manga askerle karşılamaya layık bulması bir defa Türkiye’ye haksızlık ve saygısızlıktır. ABD, stratejik ve model ortaklığını kızağa almış gibidir. Vashington’da 50 dakikalık Kırmızı Oda seansı olurken, Ankara’da ABD Büyükelçiliği kendi vatandaşlarına tek tek saydığı 19 ilimize terör faaliyetleri gerekçesiyle gitmemelerini istemiştir. Bu ne aymazlık, nasıl bir akıl tutulmasıdır? Yıllarca terör örgütleriyle kapalı devre irtibat kuran, canilerin Kandil’de barınmasına ortam açan ABD’nin Türkiye’yi kötülemesi ve itibarıyla oynaması ayıplı, hastalıklı bir tavırdır. Erdoğan’ın ABD’de, bu ülkeyi kast ve ima ederek; üst aklın Türkiye’de oyun oynadığını söylemesi hazin ve ibret verici bir görüştür. Madem üst akıl tehlike saçmaktadır; o halde bugüne kadar Türkiye’nin 14 yıldır ABD yörüngesinde fırıl fırıl dönmesi, eline avucuna bakması nasıl izah edilecektir? Üst akıl tarafından kurgusu yapılan, senaryosu yazılan, Türkiye’yi kapsamına alan Büyük Ortadoğu Projesi’ne bizim köylü Mehmet Ağa mı eşbaşkan olmuştur?

KARABAĞ KARS KADAR TÜRK’TÜR
Yukarı Karabağ ihtilafı hak, hukuk ve barışçı yollardan çözülmeli, AGİT Minsk Grubu Azerbaycan egemenliğinde olması gereken topraklarda Ermeni zulmüne son verilmesiyle ilgili duruş sergilemelidir. Kardeş ülke Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne saygı ve riayet edilmelidir. Sonu nereye varırsa varsın, Milliyetçi Hareket Partisi Azerbaycanlı soydaşlarının güçlü bir şekilde yanındadır. Karabağ Kars kadar Türk’tür ve Türk’ün öz yurdudur.
Orhan Karataş

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER