SON DAKİKA

YUSUFİYELİ ÜLKÜCÜLER Mİ, KOLTUK DEĞNEĞİ DERNEĞİ Mİ?

Bu haber 07 Nisan 2010 - 19:48 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

Yeni Anayasa tartışmaları sürerken yandaş medyanın taraftar toplama ve halkı kandırma işlevi de son sürat devam etmekte.
5 Nisan 2010 tarihli Zaman gazetesinin “Yusufiyeli Ülkücüler Derneği’nden Yeni anayasaya tam destek” manşetiyle verdiği haberde, dernek başkanı Hasan İlter’in sırf 15. Maddenin kaldırılmasından dolayı yeni Anayasaya destek verilmesi gerektiğini söylediğini okuyoruz.

Haberin devamını okuduğumda, dernek başkanı Hasan İlter’in, ya değişiklik taslağını hiç okumadığı veya “Yusufiyeli-ülkücü” değil, “hapishane mahkumu” olduğu sonucuna varıyorum.

“Tavşana Havuç” misali yeni taslağa konulan 15. Madde, bakalım daha kaç tane tavşan avlayacak, zamanla göreceğiz.

15. Maddenin yürürlükten kaldırılması elbette çok önemlidir. 12 Eylül kara ihtilalını yapanların yargı önüne çıkartılması, hesap sorulması şarttır. Görevini yapmayan, memleketin komünist katiller tarafından işgal edilmesine göz yuman güvenlik güçlerinin, memleketi cansiparene savunan ve bu uğurda varını yoğunu ortaya koyan Ülkücü Türk gençliğine “terörist” muamelesi yapması, vatan hainliğinin bizatihi kendisidir ve 12 Eylül ihtilalını yapan vatan hainlerinden elbette hesap sorulması gerekir.

Fakat bir yanda hükmü şahsiyetleri ortadan kalkan 12 Eylül ihtilalcılarının dokunulmazlığını kaldırırken, diğer yanda AKP iktidarını dokunulmaz kılan maddeler getirmek ve bölücülüğü-ayrımcılığı kanunun koruma kalkanı altına almak hiçbir Türk Milliyetçisinin kabul edebileceği durum değildir.

Yeni Anayasa taslağında iktidarın uygulama ve işlerini, tıpkı 12 Eylülcülerin kendini “dokunulmaz, yargılanamaz” konuma soktuğu gibi, koruma kalkanına büründürmekte, üstelik “Bölücülüğü, birlik ve beraberliğe aykırı faaliyetleri” serbest bırakmakla kalmayıp bunları Anayasanın teminatı altına almaktadır.

Yeni Anayasa Taslağının 8 Maddesinde ;

“…69. Maddenin altıncı fıkrasının sonuna “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen düşünceler ile idarenin eylem ve işlemleri, odaklaşmanın tespitinde gözetilemez.” cümlesi eklenmiş, … beşinci ve sekizince maddeleri yürürlükten kaldırılmış…” ifadesi var.
Altıncı fıkranın sonuna “Meclis çalışmalarındaki oy ve sözler, Mecliste ileri sürülen düşünceler ile idarenin eylem ve işlemleri, odaklaşmanın tespitinde gözetilemez.” İfadesinin eklenmesinin anlamını “Yusufiyeli Ülküdaşımız” anlamadıysa ben açıklayayım.

Mecliste birisi çıkıp “Sayın Öcalan… “ derse, “aldığı kelleler” derse, “federasyon istiyoruz” derse, “vur gerilla vur, kürdistanı kur…” derse, “Türk yok Türkiyeli var” derse… bu ifadeler “kürsü dokunulmazlığı ve fikir özgürlüğü çerçevesinde” değerlendirilecek, bu sözleri sarf edenlere karşı duranlar, yani bizler ise “fikir hürriyetini engellemekten” yargılanacaktır.

“İdarenin eylem ve işlemleri odaklaşmanın tespitinden gözetilemez” ifadesi, AKP’nin bugüne kadarki icraatlarının tamamını aklamakta ve “yargılanamaz” hükmünü getirerek hükümeti dokunulmaz kılmaktadır. Yani 12 Eylülcülere yargı yolu açılırken, AKP iktidarının icraatlarına yargı yolu kapatılmaktadır.

Yeni Anayasa taslağındaki yine sekizinci maddesinde “69. Maddenin beşinci ve sekizinci fıkraları yürürlükten kaldırılmıştır” demektedir.

Kaldırıldığı söylenen mevcut anayasanın 69. Maddesinin beşinci fıkrası şöyledir.

“Bir siyasî partinin tüzüğü ve programının 68 inci maddenin dördüncü fıkrası hükümlerine aykırı bulunması halinde temelli kapatma kararı verilir.”

68. Maddenin dördüncü fıkrası ise şöyledir.

“Siyasî partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne, insan haklarına, eşitlik ve hukuk devleti ilkelerine, millet egemenliğine, demokratik ve lâik Cumhuriyet ilkelerine aykırı olamaz; sınıf veya zümre diktatörlüğünü veya herhangi bir tür diktatörlüğü savunmayı ve yerleştirmeyi amaçlayamaz; suç işlenmesini teşvik edemez.”

Yani AKP yeni Anayasa teklifi ile işte bu maddeyi yürürlükten kaldırmakta, siyasi partilerin tüzük ve programları ile eylemleri, Devletin bağımsızlığına, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne… Aykırı teşekkül edebileceğinin, faaliyet gösterebileceğinin önünü açmakta, üstelik bu faaliyetleri Anayasa teminatı altına almaktadır.

Yeni Anayasaya tam destek verdiğini açıklayan “Yusufiyeli Ülkücüler Derneği Başkanının”, taslağın sekizinci maddesini bir kez daha okuması, getirilen yeni hükümleri ve kaldırılan hükümleri “Ülkücü fikriyat çerçevesinde” değerlendirmesi gereklidir.

“Tavşana Havuç” misali, yeni Anayasaya konulan “12 Eylülcülere yargılanma yolunun açılması” elbette zulme ve haksızlığa uğrayan biz ülkücüler için çok önemlidir. Fakat 15 madde kaldırılırken “bölücülüğü ve birlik ve beraberliğe aykırı eylemleri ve AKP’nin 8 yıllık icraatını Anayasa koruması altına almak elbette hiçbir ülkücünün midesinin kaldıramayacağı bir durumdur.

Başta da dediğim gibi, şayet bu arkadaşlarımız gerçekten de “Yusufiyeli Ülkücüler” ise Zaman gazetesinde yayınlanan haberi tekzip ederler. Yok eğer “Yusufiyeli Ülkücü” değil de “Hapishane eski mahkumu” iseler, devam etsinler, sadece Zaman’a verdikleri “destek demeci yetmez, Vakit, YeniŞafak, Taraf gibi müttefiklerine de demeç versinler.”

Hasan İlter Beyefendi; Bırakın Yusufiyeli olmak şerefini taşımayı, bırakın Ülkücü olmayı, şayet ülkücülüğün zerresinden nasiplendiyseniz, AKP’nin ihanet Anayasasına verdiğiniz desteği geri çeker, bölücülüğü meşrulaştıran bu taslağı lanetlersiniz.

Yok illa desteğinizde ısrarlı iseniz, size “Koltuk Değneği-Engelliler Derneği” ismi daha çok yakışır, bilesiniz. Hem böylelikle AKP’ye daha çabuk “akredite” olursunuz.

Mapushaneleri “Yusufiye, Taşmedrese” yapan Ülkücüler, sizin de, sizin gibi koltuk değneklerinin de havsalası alamayacak kadar yücedirler.
***

Umarım, Zaman’a verdiğiniz “destek demeci” yalandır.{jcomments on}

Suleyman Celiksbs@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.