SON DAKİKA

Müzayede..

Gündem Yazıları

YUNAN OYUNU VE LOZAN…

Bu haber 11 Aralık 2017 - 20:42 'de eklendi ve 3.102 kez görüntülendi.

Türkiye’nin kuruluş manifestosu olan Lozan’ın Cumhurbaşkanın Yunanistan ziyareti ile gündeme gelmesi önemli bir süreç başlattı.
***
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “Dünyada yapılan tüm anlaşmaların zaman içinde güncellenmesi gerektiğini, Lozan için de bunun zamanının geldiğini” söylemesi, hatta kapsamlı bir güncelleme yapılabileceğini ilave etmesini yunanlılar çarpıtarak farklı bir tartışma iklimi oluşturdu.
***
Yunan Hükümet sözcüsünün “Erdoğan’ın demeci soru işaretleri yaratıyor, ilişkilerin temel taşı Lozan’a saygıdır” sözleri Sayın Erdoğan’ın sözlerinin yunanlılarca iyi anlaşılamadığını gösteriyor…
Yunanlılar ya ifadeyi anlayamadı, ya da çarpıtarak konuyu başka bir tartışma ortamına çekerek farklı boyut kazandırmak istiyorlar.
***
O sözcüye şunu hatırlatmakta fayda var; Türkiye’nin sınırları da Lozan’la çizilmiştir, Türkiye Cumhuriyeti istiklal mücadelesi ile kurulmuş, hukuken “bağımsız bir ülke” olarak Lozan Anlaşması’yla tanınmıştır.
Bu gerçeği de yunanlılara hatırlatmak lazım…
***
Kanaatime göre, Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın sözleri bana göre yunanlılar tarafından bilinçli olarak çarpıtılıyor.
Sayın Erdoğan sonradan maksadı konusunda açıklama yaptı, ancak Yunanlıların meseleyi çarpıtma girişimleri halen sürüyor…
***
Neden çarpıtıyorlar;
Çünkü Yunanistan “Ege ve Akdeniz’de işgal ettiği ve Yunan Cumhurbaşkanı’nın bile gidip törene katıldığı Türkiye’ye ait adaların” açıklamasını yapamayan yunalılar böyle bir çarpıtma ile suçlarını örtme telaşındadır…
***
Yunan hükümeti Batı Trakya’da Türk toplumuna karşı uygulanan hak ihlallerini açıklayamaz durumdadır…
Belki de yunan hükümeti Eğe adalarında yapmış olduğu hak gasplarının hesabının sorulacağından korkmaktadır…
Haklarımız gasp eden yunanlılar şimdi feryat ederek “karambol” yaratma sevdasındadır…
.***
Yunanistan’ın yıllardır hava ve deniz karasularımızı ihlal eden bir tutum içinde olması da önemli bir sorundur…
Yunanlıların Eğe denizini yunan gölüne çevirmek kurnazlığı ise meselenin başka bir boyutu…
***
Ancak; Tüm bunlara rağmen yunalıların oyununa gelmemek hele ki, “Lozan’ı tartışmak” gibi yanlış içine girmemek gerekir.
Bence Lozan’ı tartışmak yerine lozan’dan kaynaklanan haklarımız “söke söke alırız” demek daha anlaşılır olacaktır.
Yunan hükümeti tabiri caiz ise, daha tokadı vurmadan yere yatarak “mağduriyet senaryosuyla “mağdur rolü” oynamak niyetindedir.
Bunlara fırsat vermemek gerekir…
***
Şu gerçeği dünyaya karşı tekrar etmekte fayda var.
Bir kere Lozan Türkiye Cumhuriyeti Devletinin tapusudur.
630 Yıllık Türk devletini Anadolu’ya kadar yakmış yıkmış, işgal etmiş yedi düvele karşı verilen mücadelenin, Türk milletinin İstiklal mücadelesinin neticesidir Lozan…
***
Bu devlet Lozan’da kurulmadı, bu millet Lozan’da da millet olmadı.
Bu devlet milleti tarafından işgalden kurtarılarak istiklal mücadelesi ile kuruldu.
Lozan sorunları sulh eden, sınırları tescil eden hukuken dünyanın kabul ettiği bir Tapudur…
Bunu tartışmak demek Lozan öncesine dönmek demektir.
Lozan’ı tartışmak farkında mısınız bilmem ama, “serv’i hortlatmak” demektir!…
Bu hataya düşmemeliyiz…
***
Nitekim MHP lider Sayın Bahçeli bu konu dün önemli uyarılarda bulundu…
***
Bahçeli’nin “Biz, sonuna kadar Lozan Antlaşması’nı Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş ve hukuki senedi olduğunu kabul eder, fes takan takmayan ucubelerin haksız, hayasız ithamlarını reddederiz. Ancak Lozan’ı hak ettiği şekilde, muhtevasına sadık kalarak yeniden anlamlandırıp, kenara koyulan hükümlerinin uygulamaya geçilmesine de sıcak bakar, buna tamam deriz. Türkiye’deki gayri Müslüm azınlıklara gösterilen muamele ve müşfik tavrın aynısını Batı Trakya’daki soydaşlarımıza da gösterilmesini ısrarla talep ederiz. Lozan’ı kötülemek, örtülü ve kapalı ifadelerle Sevr’e methiyeler yağdıranları neşelendirecek, tekrardan umutlandıracaktır. Bunu da biliriz. Türkiye’nin varlığını tescil, yedi düvele de kabul ettiren 8 aylık Lozan mücadelesini bırakalım tarihçiler konuşsun, onlar değerlendirsin” sözleri hem meselenin önemini, hem de içinde barındırdığı tehlikelere dikkat çeken bir değerlendirmedir…
***

O halde bize düşen görev Lozan’ı deldirmemek, meşruiyetini yıpratmamaktır.
Aksi bir durum “serv sevdalılarını” neşelendirir…

 

Mustafa Ertekin

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.