SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Yumruk

Bu haber 25 Ocak 2014 - 8:50 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

İktidarın ne kadar yorgun, perişan, tutarsız, dağınık ve çaresiz olduğunun bir belgesi de meclisteki atmosferdir. AKP milletvekilleri, ortalığa saçılan yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık, yalan, talan, ihanet karşısında ne yapacaklarını bilemez durumdalar. Sussalar olmuyor, konuşsalar hiç olmuyor. Muhalefetin belgeli, bilgili yolsuzluk hatırlatmaları karşısında ne yapacaklarını, ne diyeceklerini bilemiyorlar ve çareyi bağırmakta, gerginlik çıkarmakta, hücum etmekte ve yumruk atmakta buluyorlar. Bunları yapmayanlar ise önce kendi partisinin yanlışlarını dile getiriyor, sonra da bu durumun yönetimi rahatsız etmesi karşısında, yolunu ayırmak zorunda kalıyor.

Benzer filmi daha önce izlemiştik

Ankara’daki uzun gazetecilik hayatımın önemli bir bölümünü parlamento çalışmalarını takip ederek geçirdim. Bugünkü kadar olmasa da benzer bir atmosferin DYP-ANAP döneminde yaşandığını hatırlıyorum. ANAP’ın tek başına iktidar yıllarından sonra hükümet etme şansı DYP’ye geçmişti. Koalisyonlarla da olsa iktidar fırsatını ele geçiren DYP, ANAP hakkındaki suçlamalarını bir yönüyle de emsal almış ve bugünküne benzer bir yolsuzluk ve rüşvet düzeni ortaya çıkmıştı. Birbirleri hakkında çok şey bildiklerinden tam bir dehşet dengesi oluşmuştu. Her kürsüye çıkan hırsızlık ve yolsuzlukları hatırlatıyor, karşı taraf kendi bildikleriyle cevap veriyordu. Her oturumda gerginlik ve kavga oluyor, hakaretler, küfürler havada uçuyor, çare çalışmaların bitirilmesinde bulunuyordu.

Yumrukla muktedir olma çabası

AKP’nin meclis genel kurulundaki halini televizyonlardan izlerken bunları hatırladım. Yolsuzluğun, rüşvetin, hırsızlığın tavan yaptığı, ihanetin sıradanlaştığı bir yerde ne itibar kalıyor, ne saygınlık. Söyleyecek sözü olmayanlar, ortaya çıkan bilgi ve belgeler karşısında ne yapacaklarını bilemeyenler, genel kuruldaki çoğunluğa güvenerek, Anayasayı, kanunları, iç tüzüğü bir kenara bırakıp; zorla, baskıyla ve parmak çoğunluğu ile işi götürmeye çabalıyorlar. Bu da yetmezse yumruk, tekme devreye giriyor. Bu yumruklar aslında milletin iradesine, ülkenin itibarına, meclisin saygınlığına atılıyor.

Tükenmiş hali

Çare ve çözüm bulması gereken iktidarın, tekme ve yumrukla meclisi çalıştırmaya kalkışması bir tükenmişlik halidir. Daha önce bu duruma düşen ANAP ve DYP gibi partiler sadece iktidardan değil, siyasetten silindi gittiler. AKP’de de zihniyet aynı, yöntem aynı ve haliyle sonucunda aynı olması kaçınılmazdır. Bütün bu ortalığa saçılanlar, mecliste yaşananlar ve bu milletin ibretle şahit oldukları, AKP’nin de siyasi ömrünü tamamladığının ve benzerleriyle aynı akıbete doğru hızla yürüdüğünün ispatıdır. Zaten bu kadar gerginliğin, telaşın, eşi-emsali görülmemiş ele geçirme, sindirme, susturma ve yargı başta olmak üzere devleti işlemez hale getirme gayretlerinin altına yatan sebep budur. Çözüldüklerini, tükendiklerini ve sona yaklaştıklarını kendileri de görüyor. Ancak bir fark var. Yolsuzluk ve hırsızlık yapılmış olsa da, hiçbir iktidar ülkenin varlığını ve birliğini bugünkü kadar tehlikeye atmamış ve tartışmaya açmamıştır. AKP tek başına iktidar olmayı büyük bir ganimet saymış, yalanı, talanı ve ihaneti tek ve değişmez siyaset haline getirmiş ve ülkenin bütün değerleriyle birlikte varlığını da tehlikeye düşürmüştür. Haliyle iktidarın kaybedilmesinin çok farklı sonuçları olacaktır.

Sosyal denge bozuldu

Arka arkaya üç defa ve büyük bir çoğunlukla tek başına iktidar olma fırsatı heba edilmekle kalmamış, ülkenin ve milletin başına büyük belalar açmışlardır. Türkiye Cumhuriyeti devleti içeride ve dışarıda tarihinde hiç olmadığı kadar zor durumlara sokulmuş, Peşmerge Barzani’den medet bekler hale düşürülmüştür. İmralı’daki bebek katili ülkenin gündemini belirlemektedir. Hükümeti göbeğinden yakalayıp her istediğini yaptıracak imkanlara kavuşmuştur. Hırsızlığın hangi boyutlara ulaştığını ve ne tür sonuçlar doğurduğunu içimiz sızlayarak takip ediyoruz. Ekonominin bütün göstergeleri imdat sinyalleri vermekte ve derin bir kriz her geçen gün daha da yaklaşmaktadır. Masal anlatmak, içi boş övünmelerle vakit geçirmek, makarna, kömür siparişleri vermek, paralı askerlerle gövde gösterisi yapmak artık kimseyi tatmin etmediği gibi, iç huzursuzluğu da arttırmak ve soysal dengeleri alt-üst etmektedir. İktidarın tekme ve yumrukla yürütüldüğü bir ülkenin sokaklarında huzur ve barış olması eşyanın tabiatına aykırıdır.

Dosyalar kabarıyor

Bütün bunların mutlaka bir sonucu olacaktır. İktidarın kaybedilmesiyle birlikte, kim gelirse gelsin devri sabık şimdiden bellidir ve bu durum AKP cenahının çaresizliğini ve beraberinde kızgınlığını ve saldırganlığını daha da arttırıyor. Yargı dahil devleti ele geçirerek, bütün kurumları doğrudan başbakana bağlayarak, kendilerinden başka hiç kimseye neredeyse hayat hakkı bile tanımayarak zaman kazanmaya ve bu dehşet düzenini devam ettirmeye uğraşıyorlar. Ancak, bu durum dosyaları daha da kabartmaktan, kapsamı daha da genişletmekten başka bir işe yaramıyor. Neresinden bakılırsa bakılsın, AKP uzatmaları oynamaktadır ve 30 Mart bir dönüm noktası olacak ve asıl yumruğu sabrı tükenen Türk milleti atacaktır.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.