SON DAKİKA

“Yumruk Vesayeti”

Bu haber 06 Ağustos 2014 - 10:23 'de eklendi ve 4 kez görüntülendi.

Şükrü Alnıaçık

İlkçağ’da şarabı, göğe çekilen Hz. İsa’nın kanı olarak gören Hıristiyanların bağbozumu şenlikleri zamanla festivallere dönüşmüştür.

Festivallerdeki sosyal gösterişin ekonomik neticesi olan süs ve takı merakı, kuyumculuk ve kozmetik taleplerini geliştirmiştir. Kokunun, baharatın ve altının kaynağına yapılan hücumlar, emperyalizmi doğurmuş. Böylece din adına şarap içen barbarlar, bir süre sonra Portekiz, İspanyol, İngiliz ve Fransız sömürge imparatorluklarını kurmuşlardır. Bizim “medeniyet dediğimiz tek dişi kalmış canavar” budur.

Avrupa’ya taşınan tonlarca altın, ticareti hızlandırmış, sermaye sınıfı, soylulardaki toprak mülkiyeti hakkının peşine düşmüştür. Evrimler ve devrimler sonucunda İngiltere’de Meşrutiyet, Fransa’da cumhuriyet kurulmuş, bugünkü demokrasiye doğru bu yoldan gelinmiştir.

Şimdi “Hocam, lafı üzümden getirip demokrasiye bağladın ya pes yani!..” diyenleri duyar gibi oluyorum ama Kültür- Medeniyet ilişkisi gerçekten de böyledir.

Sosyologlar ise orduları, inceledikleri alanın dışında tutma gayreti içindedir. Öyle ya “sosyo = toplum” olunca ordu bunun dışında kalmaktadır. Dolayısıyla, bu alanda çoğu Marksist olan Sosyologlar aşısından ilgi çekiçi bir şey yoktur. Oysa bir Tarihçi için ordu önemlidir. Hatta bazı toplumlar özelinde ordu, “toplumun ortası”dır.

Sivil demokrasinin ve kapitalist konforun bu kadar önde tutulmadığı binlerce yıl boyunca, cihangir kağanlar ve fetihçi komutanlar için ordu, devletin bütün müesseseleriyle hizmet ettiği esas unsurdu.

Hz. Muhammed’den önceki peygamberlerin eksiği ve önceki dinlerin İslam gibi “ekmel” olmasını önleyen faktör, “bir ordudan yoksunluk”tu.

Hz. Musa’nın ve Hz. İsa’nın birer Bedir savaşı yoktur. Onların Uhud’u, Hendek’i ve Hudeybiye’si de yoktur. Çünkü onlar ya devletsiz yaşamışlar ya da güçlü bir devletle uzlaşarak kendi dinlerini kalıcı kılmaya çalışmışlardır.

Böyle olunca da din, kültürle; mesela Hıristiyanlık inancı, Roma medeniyetiyle senteze girmek zorunda kalmış ve Hıristiyanlık, dejenere edilmiştir.

Son hak din olan İslam’ın böyle bir “bozulma lüksü” yoktur. Hz. Muhammed, bu yüzden önce bir ordu, sonra da devlet kurmuştur.

Devletlerin ve orduların dinle temasını en sağlıklı yürüten millet Türklerdir. Çünkü kendilerine Arapça gelen bu dini, Emevilerden farklı olarak bir “sultani mülk” gibi değil, “askeri emanet” gibi taşımışlardır.

Elalemin üzümü, şarabı, baharatı, nasıl Fransız İhtilaline, Sanayi Devrimine, emperyalizme ve demokrasiye varıncaya kadar bir çok dolaylı sonuç doğuruyorsa, Türk’ün askerlik kültürü de bizim hayatımızda buna benzer dolaylı neticeler ortaya çıkarmıştır.

Tarih’te atla ve savaşla arası pek iyi olmamış, geç Müslüman bir Pontus göçmeni, bunu bilmeyebilir. Ancak şunu net olarak ortaya koymak gerekir ki; bütün Türk Tarihi’nin en değerli mahsulü, ne Çin’deki Türk Piramitleri, ne Orhun Kitabeleri, ne de selatin camileridir.

Türklerin en önemli eseri, ne GAP, ne İstanbul köprüleri, ne hızlanan tren, ne de İMKB’de kayıtlı Türk şirketleridir. Türk Tarihi’nin ve Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük marka değeri, bütün fiziki ve metafizik kabiliyetleriyle “Türk Silahlı Kuvvetleri”dir.

Milli gücün en büyük unsuru olan TSK’nın sağladığı politik gücü, “analar ağlamasın” büyüsüyle ıskat eden şuursuzların, Türk toprağı sayılan Musul konsolosluğuna yapılacak baskını iki gün önce meclis kürsüsünden haber veren bir milletvekiline mecliste saldırması, milli gücün nasıl çarçur edildiğinin en açık göstergesidir.

Mecliste MHP Milletvekili Sinan Oğan’a yapılan alçakça saldırıyı kınıyor ve hükümeti, Ortadoğu’daki nevzuhur güçler karşısında, TSK’nın daimi potansiyel gücünü etkin bir şekilde kullanmaya davet ediyorum.

MHP Milletvekili, mecliste uğradığı yumruklu saldırıya sonuna kadar yumruklarıyla direnerek, “birey kimdir, bir toplulukta nasıl hareket eder”in dersini de vermiştir.

AKP Milletvekilleri ise “kurnaz kimdir, er meydanına çıkmadan intikam nasıl alınır” sorusuna cevap olacak bir örnek çalışma tablosu sergilemişlerdir.

Meclisin üzerindeki asker vesayetini kaldırmak için 12 yıldır hummalı bir çalışma sergileyen AKP’li vekillerin, MHP grubunu ve hatiplerini “yumruk vesayeti” altına almaya çalışması, TBMM tarihine kara bir leke olarak geçmiştir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.