SON DAKİKA

Yolsuzluk Yapanı Koruma Stratejisi Olmasın Bu?

Bu haber 18 Kasım 2014 - 10:00 'de eklendi ve 8 kez görüntülendi.

Avustralya’da G-20 Liderler Zirvesi’nin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Başbakan görünümlü Ahmet Davutoğlu, “Türkiye’nin dönem başkanlığında yolsuzluğa karşı bir stratejileri olacağını” söylemiş. Şaka ve yüzyılın esprisi gibi…

Daha önce de “Bütün milletimize sözümüzdür ki, tek bir lokma dahi olsa bu sofralara haram yaklaştırmayacağız.” şeklinde buna benzer şakalar ve espriler yapmıştı. Siyasete mizah katmayı çok seviyor anlaşılan. Fazladan kendini yormasına gerçekten hiç gerek yok, çünkü siyasetteki varlığı bile başlı başına bir mizahtır. Onun Recep Tayyip Erdoğan’ın güdümünde olduğu halde Başbakan sanılması bile mizahın besin kaynağıdır.

12 yıldır yolsuzluğun her türlüsüne bulaşmış, 9-10 ay önce yolsuzluğun en büyüğüne saplanmış AKP gibi bir partinin Genel Başkanı’nın kastettiğinin ‘yolsuzluğa karşı bir strateji mi’ yoksa “yolsuzluğu ortaya çıkaranlara karşı bir mücadele stratejisi mi” olacağını tam anlayamadık. Çünkü 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonundan sonra AKP’nin temel stratejisi yolsuzluğu, hırsızlığı, rüşveti ortaya çıkaran savcıları, emniyet mensuplarını görevden almak ve onları görev yerinden sürmek olmuştu. Yolsuzluğun üzerine giden herkesi sindirmeye çalıştılar. Medyada yolsuzluğun üzerine giden yazarları ya görevden aldırdılar, görevden aldıramadıklarını da her gün mahkeme kapılarına mahkum ettiler. Biz de bu baskının muhataplarından biriyiz. 17/25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun hangi boyutunu yazarsak yazalım, o yazımızdan dolayı muhakkak savcılığa ifadeye çağrılıyoruz. Herhalde sırf bu yüzden 10 kere savcılığa ve ifade vermek için adliyeye gittim. Çünkü Cumhurbaşkanı görünümlü Recep Tayyip Erdoğan böyle istiyor. Kimse yazmasın, konuşmasın bu olaylar unutulsun gitsin; o da saraylarda sefa sürsün.

Avustralya’da yolsuzluk üzerinden masallar anlatan Ahmet Davutoğlu, 17/25 Aralık operasyonundan sonra dünyanın en büyük yolsuzluğunu kapatma uğraşında bulunarak “Değişik konular bahane edilerek, son olarak 17 Aralık operasyonu sonrasında, hep Sayın Başbakanımız hedef alındı. Ak Parti kadroları hedef alındı. Hepimiz hedef alındık. Aslında hedef alınan kişiler değildi, Türkiye’nin istikbaliydi” şeklinde konuşmalar yapmış birisi olarak, bize bu yolsuzluk stratejisini anlatamadı!

Yapılan hırsızlık, yolsuzluk, rüşvet alıp vermeler neydi Sayın Davutoğlu?

Ya sizin bunları ortaya çıkaranlara karşı tutumunuz neydi?

Bundan sonra tüm hırsızlar, yolsuzluk yapanlar, rüşvet alanlar “bu bize darbe girişimidir” dediğinde serbest mi kalacaktır. Dosyaları takipsizlik kararı mı alacaktır? Yolsuzluk stratejisi dediğiniz bu mudur?

Ahmet Davutoğlu ya “yolsuzluğa karşı bir stratejimiz olacak” diyerek dalga geçiyor ya da kendisi AKP’nin yabancısı… Uyan Davutoğlu, uyan. Dünya hala AKP’nin yolsuzluklarını konuşuyor.

Ahmet Davutoğlu’nun AKP’ye yabancı bu demeçleri bana Nasrettin Hoca’nın bir fıkrasını hatırlattı.

Bir gün Nasrettin Hoca yabancı bir kentin çarşısında dolaşırken, yanına biri sokulup sormuş :

“Efendi! Bugün günlerden nedir?”

Hoca:

“Kusura bakma oğul!” demiş.”Ben bu memleketin yabancısıyım. Sen onu buralı birine sor!”

Ahmet Davutoğlu’nun Avustralya’daki hali de böyle bir şeydir. Keşke giderken yanında yolsuzluk ve rüşvet suçlamasıyla görevden alınan AKP’li dört bakanı da götürseydi. “Yolsuzluğa karşı bir stratejiyi” onlardan öğrenirdi.

Ahmet Davutoğlu Türkiye’ye döndüğünde KaçAK Saray’daki ustasının yanına bir uğrasın “Yolsuzluğa karşı ne stratejik” numaralar var hepsini öğrensin…

Hırsızı, rüşvetçiyi, yolsuzluk yapanı yakalayan polisler içerde; hırsız, rüşvetçi dışarıda…

Anlat bakalım Davutoğlu yolsuzluğa karşı dalga geçme stratejini?

Yıldıray Cicekyildiraycicek@gmail.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.