SON DAKİKA

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

BÜYÜK YÜZLEŞME…

Gündem Yazıları

Yolsuzluğun Hesabını Veremeyenler Safsatalara Sarılıyor

Bu haber 06 Ocak 2014 - 10:57 'de eklendi ve 10 kez görüntülendi.

İSMAİL ÖZDEMİR

Recep Tayyip Erdoğan geride bıraktığımız hafta sonu bazı gazetecilerle İstanbul’da bir toplantı düzenledi. Görüşmesinde yaptığı konuşmasına bakıldığında, AKP’nin karşı karşıya olduğu “yolsuzluk, hırsızlık ve rüşvet alma” iddialarını atlatabilmek adına nasıl bir algı yönetimi yaptığını gözer önüne serdi.

Burada yaptığı açıklamasında yolsuzluk soruşturmasının aslında millete karşı yapılmış bir komplo olduğunu ifade etmiş. Zannedersiniz ki yatak odalarından para çıkan, bu paraları koyacak yer bulamayıp, gözüne ayakkabı kutularını kestirenler AKP’liler değil.

Bu işin millet ve memleketle tek alakası var o da aldatılan ve soyulan konumunda bulunmuş olmalarındandır. PKK ile yürüttükleri müzakerelerle, yolsuzlukla, rüşvet ve hırsızlıkla millete komplonun alasını kuran AKP iktidarı, gizledikleri yüzünün her hali ile deşifre olması karşısında şimdi rolleri değiştirerek sunmaya çalışıyor.

Erdoğan, partisinin ve daha önemlisi oğlu ile birlikte kendisinin de üzerine yoğunlaşan “yolsuzluk” suçlamasını dağıtmak için dikkatleri başka yöne çekmek istiyor. Komplo masalları da bunun en belirgin göstergesidir.

İktidarda öyle bir telaş hali hakim ki, söyledikleri her şeyde aslında kendilerini açığa düşürüyorlar. Mesela durumu kurtaralım derken Erdoğan’ın danışmanı olan Yalçın Akdoğan’ın TSK’ya kumpas kurulduğunu ima etmesi meselesinde olduğu gibi. 11 yıldır tek başına iktidar koltuğunda oturan ve lafa gelince mangalda kül bırakmayıp “askeri vesayet rejimini kaldırdıklarını” söyleyenler meğerse Yalçın Akdoğan’ın bu açıklamasına göre hiçbir şey yapmamışlar. Yapmadıkları gibi birilerinin TSK üzerinde kara faaliyetler yürütmelerini oturdukları yerden sadece seyretmişler.

Neresinden bakarsanız bakın çelişkiler yumağı ile dolu bir hareket biçimi izliyor AKP. Kendilerince bir kriz yönetimi ortaya koymaya çalışıyorlar ancak açıklarının her birini yine kendi ağızlarından ifade etmekten başka birşeye yaramıyor buda.

Halleri adeta apış arasından yırtılmaya başlayan paltolunun, atılan her adımla yırtığının biraz daha büyümesine benziyor. Sökük meydana çıktı bir kere, nereye giderlerse gitsinler, hangi hareketi yaparlarsa yapsınlar bunu kapatabilmeleri mümkün değildir. Ama tutturmuşlar bir “komplo” masalı hala hareket etme derdindeler!

AKP’nin peşine takılan çevreler de sürekli bu meseleyi toplumun dikkatine sunmaya çalışıyor. Hadi herşeyi bir kenara attık diyelim, bizzat kendisi tarafından bakan yapılan Erdoğan Bayraktar’ın, görevinden istifa etmeden önce, vazife süresi boyunca yaptığı her işi Erdoğan’ın talimatlarıyla yerine getirdiği ve bu sebeple kendisi suçlu olarak görülüyorsa asıl suçlunun Erdoğan’ın olduğunu ifade etmesini ve bu gerekçeyle, onu da istifaya davet etmesini nereye koymak gerekir?

Ama ne hikmetse bu mesele konuşulmuyor, konuşulması da istenmiyor. Şu mevzuların iyi anlaşılması ve her yerde tartışılması, tartıştırılması gerekir:

Yolsuzluğa bulaştığı ifşa olan kim? AKP!

Bu olay gündeme düşünce soruşturmayı yürüten savcıların işini engelleyecek adımlar atan kim? AKP!

Ülkedeki hukuk sistemini kökünden dinamitleyen girişim olarak ifade edilen Adli Kolluk Yönetmeliği değişikliğini, sırf soruşturma daha da fazla ileriye gitmesin, “ucu başka yerlere dokunmasın” diye yapan kim? AKP!

Soruşturmanın sağlıklı bir şekilde “yürütülmemesi” için polisleri görevden alan kim? AKP!

Yahu el insaf, hadi bunları unutturdunuz, “ABD-İsrail komplosu” masalıyla rezilliğinizin üzerini kapatmaya çalıştınız tamam da, yatak odalarından çıkan, ayakkabı kutularına gizlenmiş balya balya dolarları, çelik kasaları, para sayma makinelerini ne edeceksiniz? Bu nasıl bir anlayıştır ki, ortaya çıkan rezilliklerin hepsi de AKP’lilerin “yatak odalarında” kendisine yer bulmuştur?

Millet kıt kanaat geçim telaşının derdine düşmüşken, AKP’lilerin babalar ve oğullarıyla para desteleri arasında yatıp-kalkması hangi vicdanda kendisine yer bulabilir, hiç düşünmezmisiniz?

Derdi millet olan, kendisinin suçsuzluğundan ve dürüstlüğünden emin bir iktidar, devletin işleyişini sıkıntıya sokacak, devletin kurumlarını birbiri ile kavgalı hale getirecek, haklı ve haksızın ortaya çıkması için mücadele verenleri görevden alacak adımlar atar mı?

AKP ile Türkiye ağır yaralı bir hale gelmiştir. Devletin içi sırf bunların şahsi menfaat ve arzuları sebebiyle delik deşik edilmeye başlanmıştır. Niyeti devleti ve milleti korumak ve yaşatmak olan bir anlayışın bunları yapması mümkün değildir. Milletin birlik ve beraberliğini tahrip eden AKP iktidarı şimdi devleti de temelinden sarsacak adımlar atmaktadır.

AKP sayesinde hukuk düzeni alt üst olmuştur, demokrasi yerle bir edilmiştir, doğru ölçü namına kamu nizamında hiçbir şey bırakılmamıştır. Yapılan bu tahribatın ülkemizi götüreceği yerin, felaketin kendisi olduğu tüm delilleriyle beraber işaret ediliyor.

Doğrusunu isterseniz AKP’nin soruşturmayı destekleyici adımları atmayıp, mesela savcıların vazifelerini sağlıklı bir şekilde yürütmelerine yardımcı olmayıp, “kendi oğullarının” ifade vermesinin önüne geçecek adımlar atıp, bu türden hikayelere başvurması işimize de gelmiyor değil. Çünkü bizim elimizde somut deliller ve açık seçik örnek gösterebileceğimiz olaylar var. Peki AKP’nin ve Erdoğan’ın elinde boş laftan, kuru sözden, hadi kendi ifadesi ile söyleyelim “komplodan” başka birşey var mı?

İşte bugünlerde aklıyla alay ettiklerine inandıkları Türk Milleti 30 Mart günü yapılacak yerel seçimlerde bu ölçülerle sandığa gidecek. AKP kendi sonunu o gün görecektir, ancak bu şahitliğine rağmen yanlışlarıyla yüzleşebilecek mi onu da ilerleyen dönemlerde anlayacağız.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.