SON DAKİKA

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

METAL YORGUNLUĞU?

Gündem Yazıları

Yolsuzluğun Damarına Girdiler Ülkeyi Talan Ettiler

Bu haber 08 Ocak 2014 - 9:24 'de eklendi ve 12 kez görüntülendi.

İsmail Özdemir
AKP için iş işten çoktan geçti. 17 Aralık’ta başlayan ve birçok yönüyle ifşa olan yolsuzluk kamuoyu vicdanında kabul edilmesi asla mümkün olmayan bir tepkiyle karşılandı. 2002 yılında iktidara gelirken yolsuzlukla mücadele edeceği vaadi ile milletin karşısına çıkanların, aradan geçen 11 yıllık süre zarfında Cumhuriyet tarihimizin en büyük yolsuzluğunu, hırsızlığını ve ahlaksızlığını yaptığı anlaşıldı.

2002 yılı aralık ayında, yani AKP’nin iktidara gelişinin hemen arifesinde sözde yolsuzlukla AKP’nin tavrı hakkında “Ekibimiz bu yolsuzlukların damarına girmiş durumda. Bunları kısa zamanda ifşa edeceğiz. Sadece bu yolsuzlukların çözümü birçok şeyi halledecektir.” diyen Recep Tayyip Erdoğan, aradan geçen zaman içerisinde “damarına girdiklerini” söylediği yolsuzlukla ilgili neyi kast etmeye çalıştığını gözler önüne sermiştir.

Damardan girilen yolsuzluk ile AKP’li babalar ve oğulları ceplerini bırakın, yatak odalarını bile yolsuzluklardan, hırsızlıklardan, rüşvetlerden aldıkları paralarla doldurmuş, bu paraları koymak için çelik kasaları yatak odalarına yerleştirmeyi uygun bulmuş, sonra da koyacak başka bir yer bulamamış gibi ayakkabı kutularına balya balya para saklamıştır.

AKP öyle bir “damar” yakalamıştır ki, kimsenin hayatında görmediği, hayal dahi edemediği paraları vurgunlamıştır.

AKP’nin artık her yönüyle meşruiyetini kaybettiği ortadadır. Aradan geçen 11 yıllık süre zarfında AKP’liler kazanırken, zenginliğini günden güne artırırken, kaybeden ve günden güne geçim darboğazına girense hakkı yenilen, emeği sömürülen, parası çalınan Türk Milleti olmuştur. Millete hizmet etme yolunda göreve gelenler, milleti sömürme ve dolandırma yolunda vakitlerini harcamışlardır.

Bu yaşanılanlara milletin tahammülünün kalmadığı ortadadır. Bunu en iyi anlayanların başında iktidarda bulunan AKP geliyor. Komplo iddialarının, AKP’nin harama bulaşan kirli ve midelerin kabul etmeyeceği dünyasında, sarıldığı son dayanağı olduğu anlaşılmıştır. Neresinden tutup, neresinden çekerlerse çeksinler mızrak artık çuvala sığmıyor.

Herkes günü kurtarmanın daha doğrusu haramzadelikle elde ettiklerini koruyabilme telaşıyla, her gün farklı farklı iddialar ortaya atıyor. Komplo yemeyince, millet nezdinde kabul görmeyince de, bu sefer telaşa kapılan AKP cenahından birisi çıkıp paralel devlet, diğeri çıkıp TSK’yı da içine alan usulsüz yargılamalar, bir başkası da yolsuzluk operasyonun yapılmasıyla beraber birilerinin döviz vurgunu yaptığını iddia ediyor. Ancak ne hikmettir, kısa süre sonra yine AKP içinden birileri çıkıp bunların iddialarını yalanlıyor, kendi kendilerini açığa düşüyorlar. Ne diyelim kurban olduğumuz Allah verdikçe veriyor!

AKP’nin kendi hali içler acısıdır. Emin olun parti içerisindeki anlaşmazlıkları, çatışma ve gruplaşmaları bundan sonra müthiş bir ivme kazanacaktır. Bozulan denge, dikiş tutmayıp sökülen yama, düşen maskeler AKP’nin “en doğal halinin” millet tarafından görülmesinden kaynaklanıyor.

Yerel seçimlere kadar AKP durumu götürebilirse ne ala. Masallarla, uydurma bahanelerle, birbirlerini yalanlayan açıklamalarla 30 Mart günü milletin karşısına çıkacaklarını unutmasınlar. Yaşanılanları derin bir dikkat, hassas bir duyarlılıkla takip eden necip milletin yalana, talana, yolsuzluğa, hırsızlığa, rüşvete ve komplo masallarına ne cevap vereceğini o gün herkes görecektir.

Kendi menfi hesapları uğruna bu zamana dek aldatılan millet, bunların hesabını mutlaka sandıkta soracaktır.

AKP gerçek yüzünün ortaya çıkmasının akabinde bozulan dengesini devlet kurumlarına da yansıtmış durumdadır. Devletin ve milletin yaşayabilmesinin en temel koşulu olan adalet kökünden sarsılmış, vicdanı yansıtması gerekirken, memleketi idare etmek için iktidar yetkisi alanlar tarafından, vicdanların kabul etmeyeceği bir yapıya mahkûm edilmiştir.

Yolsuzluk soruşturmasının ilerleyişinin önüne geçilmek istendiği, üzerinin kapatılmaya çalışıldığı ve rezaletin boyutlarının gün yüzüne çıkmaması için yetkilerin ahlaksız ve kanun dışı olarak kaldırılmak istendiği bu yapının açtığı tahribat büyüktür.

Milletin arasına sözde barış süreci denilerek, PKK’nın meşrulaştırılması amacıyla ekilen ayrık otları, AKP’nin kepazeliklerinin, hırsızlık ve yolsuzluklarının daha fazla ortaya çıkmaması için devletin kurumları arasına da ekilmeye başlanmıştır.

Bir gerçeğin altı kalın ve kırmızıçizgilerle çizilmelidir. Ortada bulunan yolsuzluk olayının baş sorumlusu ve ipin ucunun nihai adres olarak çıktığı yer Recep Tayyip Erdoğan’ın kendisidir. AKP iktidarının usulsüzce, gayri ahlaki ve gayri kanuni olarak kendi adına aldığı önlemlerin, yargının ve soruşturmanın önünü tıkama girişimlerinin altında yatan en büyük neden budur.

Hal böyleyken Türkiye’nin bu hırsızlar takımından yetkiyi alması kaçınılmaz olmuştur. Siyaset sahasında, milleti temsil etme kudretine sahip, milletten başka bir yerde çare aramayan, ismi “dürüstlük, ahlak, fazilet, şeref, erdem ve namus” kavramlarında başka hiç kimsenin kendisiyle yarışamayacağı, yan yana dahi gelemeyeceği yeni bir iktidara, Türk Milleti’ne yol gösterecek bir lidere ve kadrolara ihtiyaç doğmuştur.

Devlet Bahçeli, MHP ve Ülkücü Hareket’in bu anlamda yetkiyi devralıp, memlekette yanan alevi söndürmesinin, bozulan düzeni yeniden tesis etmesinin, yapılan hırsızlıkların, yolsuzlukların, ihanetin hesabını sorarak, 21. Yüzyılın yükselen rakipsiz gücü konumuna Türkiye’yi taşımasının vakti çoktan gelmiştir.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.