SON DAKİKA
istanbul bayan escort escort mersin

Yıkmakta buluşanlar

Bu haber 24 Ocak 2013 - 9:42 'de eklendi ve 23 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Kaç defa yazdım bilmiyorum. Defalarca anlatmaya çalıştım. İçeride ve dışarıda Türkiye ile meselesi olan ne kadar mihrak varsa, “fırsat bu fırsattır” diyerek harekete geçti. Aynı havayı teneffüs etmeye bile tahammülü olmayanlar, yıkmak, yok etmek ve paylaşmak için bir şer ittifakı oluşturdular.

Şer ittifakı

Bu ittifakın içinde, dünyada nesli tükenmiş ama bizde hala varlığını sürdüren kafası örümcek bağlamış ve bir yerlerden beslenen zavallı Marksistler var. Bu şer ittifakının içinde, gelinen noktada artık iyice zıvanadan çıkan, meydan okuyan ve mesafe kat eden hainler ve bölücüler var. Bu şer ittifakının içinde Cumhuriyetle ve Türk milleti ile hesabı olan yobaz ve bağnaz şeriat özlemcileri var. Ve bu şer ittifakının içinde kendilerini “liberal” olarak tanımlayan, birçok partiye sızmış, iş dünyasında yer tutmuş, sivil toplum örgütlerini ele geçirmiş, bürokrasiye yerleşmiş, medyada yuvalanmış ve çoğu zaman sureti haktan görünen birçoğu Yahudi dönmesi kıblesizler var. Doğal olarak birde bunların dışarıdaki uzantıları ve bunları kullanarak, bunlarla paslaşarak Türkiye üzerindeki hesaplarını hayata geçirmek isteyenler mihraklar var.

Hazmettirme görevi

Bunların birbirleriyle hiçbir ortak tarafları yoktur. Hatta birbirleriyle can düşmanıdırlar. Ancak hepsinin hedefi, Cumhuriyet Türkiye’sini yıkmak, Atatürk milliyetçiliğini yerle bir etmek ve kendi kafalarındaki düzenin alt yapısını oluşturmaktır. İşte bu hedef birliği bunları bir araya getiriyor. “Önce yıkalım, sonra herkes kendi yoluna gider” mantığı içinde, “al gülüm-ver gülüm” paslaşmalarıyla, milletin kafasını karıştırıyorlar. Kendilerinin bu milletin değerleriyle, bu milletin beklentileriyle, bu milletin varlığıyla hiçbir ortak tarafı olmadığı halde, özellikle en ağır ihanetleri hazmettirmede hayati görev üstleniyorlar. Birbirlerine yol açarak ve iktidara yakınlıklarıyla en olmadık yerlere kolayca terfi edip, her yerde boy gösterebiliyorlar. İmkanları sınırsızdır.

12 kötü adam

Artık, sonuç alma aşamasına geldiklerini düşünerek, daha açık ve daha rahat hareket ediyorlar. Bu yüzden zaman zaman birbirleriyle çatıştıkları, restleştikleri ve hatta yollarını ayırdıkları da oluyor. Hepsini ibretle izliyoruz. Burada isim verip, değirmenlerine su taşımak istemiyorum. Kim olduklarını kolaylıkla bulabilirsiniz. Başı MHP lideri sayın Bahçeli’nin ifşa ettiği 12 kötü adam çekiyor. Açın her hangi bir televizyon kanalını mutlaka onları görürsünüz. Sanki bu ülkenin başka hiç düşünen, fikir üreten, konuşan, yorumlayan aydını yokmuş gibi, hep onlar vardır. Gazete sayfalarında, Televizyon ekranlarında karşılıklı oturup, İmralı canisinin nasıl bir kahraman olduğunu ballandıra ballandıra anlatırken, “demokrasi, insan hakları, özgürlük, barış” gibi kavramları, gizli ve hain emellerine malzeme ederler. Yıllardır aynı şeyleri söyleye söyleye, bu milleti ihanete de, bölünmeye de, İmralı canisinin serbest bırakılmasına da, Kandil katillerinin şehre inmesine de alıştırdılar. Hem her anlamda beslenir, halay edemeyecekleri imkanlara kavuşurlar, hem de bu ülke ve bu milletle olan hesaplarını görme fırsatı yakalarlar. Bu ortamı sağladığı, bu imkanı oluşturduğu için AKP’ye sonsuz minnet duygularını her fırsatta dile getirmeyi de ihmal etmezler. AKP ve AKP düzeni bunlar için fırsattan öte, bulunmaz bir nimettir. Onlar da AKP için hedefe ulaşmakta vazgeçilmez ve yeri doldurulamaz araçlardır.

Birbirlerini tamamlıyorlar

Bizim anlayamadığımız ve bir türlü kabul edemediğimiz şey, Türk milletinin bu oyunu nasıl fark edemediğidir. Bu şer ittifakına itibar edilmesi ve ciddiye alınmasıdır. AKP ile bunların birbirlerini nasıl tamamladıklarının, nasıl aynı hedef için didindiklerinin görülememesidir. Bu durum heveslerini daha da arttırıyor. Hiçbir ölçü, hiçbir sınır tanımadan saldırıyorlar. Onun için İmralı canisi ile paslaşmak bu kadar sıradan hale geliyor. Onun için Diyarbakır kolayca PKK ve ihanet şebekelerine teslim edilebiliyor. Onun için Türkiye’nin milli değerleri, milli bayramları ve daha da acı olan milli varlığı ayaklar altına alınabiliyor. Onun için büyük Kürdistan hevesinde olan Barzani peşmergesi itibarlı şeref misafiri olarak ağırlanabiliyor. Onun için Türkiye NATO’nun korumasına muhtaç, yalnız ve güvenilmez durumlara düşebiliyor. Onun için bu ülkede paçavralar bayrak diye sallanıyor ve onun için bu ülke bölünmenin eşiğine getirilebiliyor.

MHP farkı

Türkiye bunları hak etmiyor. Türk milleti AKP’yi “bütün bunlara meydan versin, vatan-millet düşmanlarını öne çıkarsın, bölücü hevesleri kamçılasın” diye yeniden iktidar yapmadı. Ancak, ne yazık ki geldiğimiz nokta budur. Bu tablo içinde politikalarıyla, söylemiyle, lideriyle, duruşuyla ve icraatıyla Türk milletinin tek ve son şansının MHP olduğunu bir defa daha ortaya çıkmıştır. MHP, Türkiye Cumhuriyeti’nin sigortası durumundadır. Bütün oyunlara, bütün saldırılara, bütün tezgahlara rağmen TBMM’de bulunması Türk milletinin tarihi şansı olmuştur. Genel Başkan sayın Devlet Bahçeli’nin bütün dünyaya ilan ettiği gibi, varsın vatan millet düşmanları aynı safta toplansın, aynı kalıba girsin. MHP hepsine yetiyor ve Bozkurt gibi direniyor.

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.