Asikurtlar©

Yeni Yılda Bizi Neler Bekliyor?

Yeni Yılda Bizi Neler Bekliyor?
01 Ocak 2016 - 12:48 'de eklendi ve 4143 kez görüntülendi.

Türkiye kayıplarla, terörle, ihanetle birlikte her alanda derin çöküşün yaşandığı bir yılı geride bıraktı. Her yıl yeni bir ümit, yeni bir heyecandır. Ancak, ne bir ümidimiz, ne bir beklentimiz var. Daha da vahimi, çok daha zor ve sıkıntılı bir yılın bizi beklediğini söylemek zorundayız.

BARDAK TAŞTI

Bir kehanette bulunmuyoruz. Sadece bir tespit yapıyoruz. Bizi böyle düşünmeye iten şey, AKP’nin varlığıdır. Yaptıkları yapacaklarının teminatıdır. Bardak çoktan dolmuştur ve artık taşmaktadır. Dolayısı ile bundan sonra çok daha acı, çok daha vahim şeylere şahit olacak, çok daha büyük kayıplarla karşılaşacağız. Nitekim, yaptıkları açıklamalar, koydukları hedefler bunu gösteriyor. Ülkeyi yangın yerine çevirdiklerini itiraf ediyorlar, ama buradan çıkış için bir şeyler yapmak yerine, bütün işlerini güçlerini bıraktılar, memleketin halini unuttular, kendi özel hesaplarının peşine düştüler. Varsa yoksa başkanlık.

KALDIKLARI YERDEN DEVAM EDİYORLAR

Bu şartlarda bizi nelerin beklediğini tahmin etmek hiç de zor değildir. Türkiye tarihindeki en hayati, en kritik ve en önemli seçimi yaptı ve ne acıdır ki, ülkeyi bölünmenin eşiğine getirenlere bir defada daha iktidar verdi. Bunun anlamı, “kaldığınız yerden devam” edindir. Onlar da zaten öyle yapıyorlar. Eşiğine getirilen bölünmenin, başkanlık pazarlıklarıyla hayata geçirilmesi artık gündeme girmiştir. Nitekim, kirli ittifakın diğer ucundaki HDP bunu dillendirmeye başlamıştır. Buna rağmen AKP’nin tamamen göstermelik olan ve hazmettirmeyi hedefleyen tepkiler dışında, sonuca dair en küçük bir girişiminin olmadığını ibretle görüyoruz.Kaldı ki, daha önce yaptıkları pazarlıklarda hangi konularda anlaştıklarını açıklayamamışlardır. Dolmabahçe’de imzalanan Sevr anlaşmasının satır araları dikkatle incelendiğinde, bugünlerin ipuçlarını görmek mümkündür.

DEVLET ÇÖKERTİLDİ

Diğer alanlarda da durum farklı değildir. AKP ile birlikte hukukun içi boşaltılmış, demokrasi bir araç olarak görülmüş ve anlamsızlaştırılmış ve devlet çökertilmiştir. Kimlerin nerelere getirildiğini hayretle izliyoruz. Liyakat, yeterlilik, eğitim, tecrübe bir kenara bırakılmıştır. Devlet kurumlarında görev verilenler için tek ölçü AKP’yi can siparene savunup savunmadıklarıdır. Ayakta kalan, ümit veren hiçbir kurum yoktur, zaten bu şartlarda olması da imkansızdır. Terör başkente dayanmış ve ülke bölünme noktasına getirilmiştir. Dış itibar yerlerde sürünmektedir. Ekonomi her tarafından imdat sinyalleri vermekte, devletin resmi rakamları ağır ve derin bir çöküş yaşandığını ortaya koymaktadır. Zaten ülkeyi yönetenler de yaptıklarıyla değil, milleti korkutarak, kendileri dışındaki herkesi kötüleyip düşman ilan ederek bir çıkış yolu bulmaya çabalıyorlar. Bunlar da yetmedi, 35 yıl öncesinin ihtilaline sarılarak yaptıklarını temize çıkarmaya uğraşıyorlar.

BASKI VE ZULÜM ARTACAK

7 Haziran’da iktidarın her an ellerinden çıkabileceğini görmüşlerdir. Bir daha aynı duruma düşmemek için tedbir alacaklardır. Baskıyı, zulmü, karatmayı çok daha arttıracak, işlemez hale getirdikleri hukuku hepten yok edecek, demokrasinin zerresini dahi bırakmayacaklardır.Kendilerinden olmayana hayat hakkı tanımama anlayışını ve uygulamasını çok daha ileri taşıyacak, devleti kayıtsız şartsız biçimde AKP organına dönüştüreceklerdir. Baskının, zulmün, yok etmenin çok daha ileri götürüleceği ve bir parti diktatörlüğü kurulacağının işaretleri şimdiden geliyor.

AKP ÜLKENİN FELAKETİ OLDU

Neresinden bakılırsa bakılsın, AKP’ye bir defa daha iktidar vermek, bu ülkenin felaketi olmuştur. Sadece baskı ve zulmün artmasına, kendilerinden olmayana hayat hakkı tanınmasına bağlı olarak bunu söylemiyoruz. Bu durumun zaten gerilmiş olan toplumu çok daha gerecektir. Sokaklar uzun süredir gergin ve kızgındır. Toplum her alanda, çok yönlü olarak ayrıştırılmıştır. Tahammülsüzlük had safhadadır. Bir toplumsal patlamanın yaşanmasına ramak kaldığını bütün sosyologlar, bütün uzmanlar ısrarla söylemektedirler. AKP’nin tekrar iktidar olmasıyla birlikte, derin yara almış demokrasi ve hukuka güven hepten yok olmuştur. Daha önce toplumsal çöküş ve kargaşayla ilgili yapılan uyarıların karşılık bulması gibi çok büyük bir tehlikeyle karşı karşıya kalacağız. Diğer taraftan zaten fırsatı ganimet sayan ve hayal edemeyecekleri mesafeler alan hainler, vatan-millet düşmanları, terör örgütleri çok daha azmış ve harekete geçmişlerdir. Başımıza nelerin geleceğini bilmiyoruz.

HERKES TEDİRGİN VE ÜMİTSİZ

Yalan ve talana dayalı bir ekonominin ayakta kalması mümkün değildir. Nitekim, ağır bir çöküş yaşanmaktadır. Yatırım ve üretim yerlerde sürünmektedir. İhracat azalmış, işsizlik büyümüş, borç katlanmış, büyüme durmuştur. AKP tek başına iktidarı istikrar olarak nitelendirilmiş, ama piyasalara zerre kadar etki etmemiştir. Çünkü herkes tedirgin ve ümitsizdir. En küçük bir sarsıntıya bağlı olarak, dibe vurmuş olan ekonominin çok daha derin bir çöküş yaşayacağını ve dağılma göstereceğini yine bütün uzmanlar söylemektedirler. Yabancı sermayenin AKP’ye zerre kadar güvenmediği ve yavaş yavaş ülkeyi ettiği de düşünülecek olursa, bu alanda da büyük bir kaos kaçınılmazdır.

ÜLKE ELDEN GİDİYOR

Bu ülkede yaşayan akıl ve izan sahibi hiç kimsenin bu yazdıklarımıza itirazı olamaz. Tamamı ülkeyi idare edenlerin kendi beyanlarıyla ispatlıdır. 13 yıllık tek başına iktidarıyla ülkeyi istisnasız her alanda büyük ve derin bir bunalımla karşı karşıya bırakmış olan bir partiye, yeniden iktidar vermek, ihanetin, yalanın, talanın, bölünmenin kaldığı yerden çok daha ileri taşınmasından başka bir sonuç doğurmayacaktır. Çok daha acı olanı, ülke elden gidiyor.

SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER