SON DAKİKA

KAPANDAKİLER

KÖŞE YAZILARI

TÜRK MİLLETİ

Gündem Yazıları

Yeni Teslimat Yapıldı

Bu haber 25 Nisan 2014 - 9:55 'de eklendi ve 11 kez görüntülendi.

Orhan Karataş

Başbakan Erdoğan’ın Ermenistan iftiralarıyla ilgili açıklaması, Cumhurbaşkanlığı seçimi öncesinde AKP’nin çökmüş, bitmiş ve yok olmuş dış itibarını biraz olsun canlandırmak için yapılmış yeni bir teslimattan başka bir şey değildir.

Daha önce de örneklerini gördük. AKP ne zaman başta ABD olmak üzere, dışarıya şirin gözükmek istese, hemen bir teslimiyet gösterip, ülkenin varlığını ve birliğini yok etme pahasına bir teslimat yapar. Kıbrıs meselesinde bunu gördük. Adanın Ruma teslim edilmesinde en küçük bir tereddüt göstermediler, ancak Türk milletinin gazabından korkup geri çekildiler. Irak’ın parçalanarak, Kuzey’de bir Kürt devleti kurulmasında bunu gördük. Ermeni iftiralarının alenileşmesi çabalarında bunu gördük. Şimdi de bu iftiraların kabulüne gidecek kapıyı arkasına kadar aralamakta en küçük bir sakınca görmediler ki, bunun adı tarihe, şehitlere, bu ülkenin vatan olmasında emeği geçenlere ihanettir.

Daha da ümitlendiler

Yapılan açıklama bizi şaşırtmamıştır. Zira, biz AKP’nin nereden gelip nereye gittiğini, kime ve neye hizmet ettiğini bilenlerdeniz. İçeride ve dışarıdaki vatan-millet düşmanlarını AKP’nin varlığını ganimet sayıp paylarına düşeni almak için sıraya girdiklerini bu köşede defalarca duyurduk. İşte yeni bir örneği. Tarihi gerçekleri tersine çevirerek, Ermeni iftiralarına kapı aralamanın bu ülkeye ve millete sağladığı bir tek fayda gösterebilir misiniz? Olmadığı gibi, her teslimiyet ve yapılan her teslimat bu ülkeyle hesabı olanları daha da ümitlendirmiş, şımartmış ve azgınlaştırmıştır. Bu son açıklamayla birlikte Ermenistan tarafından gelen değerlendirmeleri ibretle izliyoruz. Nasıl iştahlı, nasıl ümitli bir şekilde hedeflerine ulaşabilme manifestoları yayınlıyorlar.

Hani normalleşme olacaktı?

Bu noktaya adım adım gelinmiştir. AKP iktidar olduğu sıralarda soykırım iftirasını kabul eden ülke sayısı sadece 9’du. AKP ile birlikte bu sayı birkaç defa katlandı. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün milli maç sebebiyle Erivan’a bir gezi yaptı bu sayı bir defa daha katlandı. Nitekim, bu ziyaret sonrasında Ermenistan tarafı bazı diplomatik taktikler dışında, iftiralarıyla ilgili zerre kadar geri adım atmamıştır. Türkiye ile ilgili yalan ve iftiralarını aynen sürdürmüş ve arkasında durmuştur. İlişkilerin gelişmesi için Türkiye’den yeni adımların atılmasını istemiştir. Yeni adımlardan kastedilen, Ermeni iftiralarının kabulünden başka bir şey olmamıştır. Aradan yıllar geçti. Geldiğimiz nokta ortadadır. O zaman “Normalleşme” açıklaması yapanlar, Ermenilerin hangi iftiralarından vazgeçtiklerini, hangi iyileştirmeyi yaptıklarını bir türlü ortaya koyamamışlardır. Tam tersine Ermenistan Cumhurbaşkanı ülkesinin gençliğine Ağrı’yı hedef göstermiştir.

Kaybeden hep Türkiye

AKP’nin bedelini bir defa daha ödüyoruz. Kaybeden, teslim olan hep Türk tarafı. Bu durum sadece Ermenilere karşı böyle olmuyor. Türkiye’nin taraf olduğu istinasız her alanda mutlaka kaybeden taraf biz oluyoruz. Herkes elini vicdanına koysun ve şu sorunun cevabını versin. AKP tek başına iktidar olarak yaklaşık 12 yıldır bu ülkeyi yönetiyor. Bu süre içinde Türkiye’nin faydasına olacak tek bir örnek, tek bir karar, tek bir gelişme gösterin? İkincisini sormuyorum, sadece bir tane örnek gösterebilen varsa beri gelsin. Teslimiyetten, dayatmalardan ve kayıptan başka hiç bir şey gösteremezsiniz. Yıllardır milleti pembe hayallerle oyaladı, sanal başarılarla avuttular. Böyle bir hükümetin varlığını fırsat bilen ne kadar, bölücü, hain, satılmış ve ülke millet düşmanı varsa harekete geçti ve büyük mesafeler aldılar.

En karanlık dönem

Türkiye AKP iktidarıyla birlikte tarihin en zor ve sıkıntılı dönemini yaşamaktadır. Bu tespit bize ait değildir. AKP ve beslemeleri dışında kalan ve aklı başında olan herkesin katıldığı ve dile getirdiği bir gerçektir. Bu kadarla kalsa şükredeceğiz. Zorluğa ve sıkıntıya bir süre daha katlanırız. Artık iş çığırından çıkmıştır. Türkiye hızla kan kaybetmektedir. İçerideki sefalete, talana, hırsızlığa, yolsuzluğa, ihanete dışarıdaki akıl almaz teslimatlar eklenmiştir. Kıbrıs’tan Kerkük’e, Balkanlar’dan Kafkaslara uzanan bir karanlık dönem yaşıyoruz. Kurtuluş savaşından sonraki en büyük tehdit ve tehlikelerle karşı karşıyayız.

Sorun Ermenistan’da

Komşularımızla iyi ilişkiler içinde olmak elbette en ideal olanıdır. Ancak bu karşılıklı menfaat ve saygı çerçevesinde olmalıdır. Ermenistan’a yönelik peşin bir düşmanlık içinde asla değiliz. Sorun, Ermenistan’ın Türkiye’ye ve Türk dünyasına karşı iftiraları ve açık düşmanlığıdır. Ermenistan’da yapılan bir araştırmada gençliğinin yüzde 90’ı Türkiye ile ilişkilerin bugünkü şartlarda ilerlemesini istemediklerini söylemişlerdir. Bilinçli ve kasıtlı politikalarla neredeyse bütün Ermenileri nefret ve kinle yetiştiriyorlar. Türkiye’nin bir kısım topraklarına sahip olmak gibi hastalıklı bir saplantıdan bir türlü kurtulamıyorlar. İki ülke sınırlarını belirleyen 1921 Kars Antlaşmasını tanımayan Ermenistan’dır. Türkiye’nin doğusuyla ilgili olarak, “Batı Ermenistan “diye söz eden ve hayal kuran Ermenistan’dır. Devlet arması, milli marşı, bağımsızlık bildirisi ve Anayasası ile Türk düşmanlığı mesajları veren Ermenistan’dır. Azerbaycan toprağı Karabağ’ı işgal eden, Hocalı katliamı ile soykırım yapan, Gürcistan ve Nahçıvan’dan bile toprak isteyen Ermenistan’dır. Türkleri tarihi düşman ilan eden ve bir “soykırım iftirası” ile dünyayı ayağa kaldıran yine Ermenistan’dır. Sırf Türk düşmanı diye topraklarında başta PKK olmak üzere, bütün bölücü örgütleri besleyen, Türk olmaktan başka hiçbir günahı olmayan diplomatlarımızı katleden, terörle özdeş hale gelen de Ermenistan’dır. Buna karşılık, Türkiye’nin Ermenistan’dan yalan ve iftiralarından vazgeçmesi dışında hiçbir talep ve beklentisi yoktur.

İyi niyet nerede?

Bundan sonra bu hain hesaplar çok daha fazla konuşulacak ve çok daha fazla sonuç alacaktır. Artık tazminat ve toprak talepleri gündeme gelecektir. Her bir teslimat bir sonrakine emsal teşkil ediyor. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde asla yaşanmamış ve AKP sonrasında da kesin olarak bir daha yaşanmayacak bu dönemi en iyi şekilde değerlendirebilmek için, bütün imkanlarını sonuna kadar kullanıyorlar ve sonuç alıyorlar. Bunun neresinde başarı, bunun neresinde fayda, bunun neresinde iyi niyet var? Bunun adı teslimat değil de nedir?

Orhan Karatasorhan@asikurtlar.com

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.