Asikurtlar©

YENİ DÖNEM…

YENİ DÖNEM…
21 Mayıs 2016 - 9:51 'de eklendi ve 4128 kez görüntülendi.

 

 

Türkiye kanlı bir terör süreci yaşarken siyasette de yeni bir sürece girildiği görülmektedir.
Bu yeni süreçte adına ne dersek diyelim yeni bir döneme girilmiştir…..
Bu çerçevede de siyaset yeniden dizayn edilmek istenmektedir…
Sonuçta farklılaştırılmak istenen bir sistem meselesi ile karşı karşıyayız.
***
Çözüm süreci denen “çıkmaz sokakta” başlayan macera birçok koplikasyon üretti.
Kanlı ve alçak terör meselesi…
Seçim meselesi…
Geçim meselesi…
Dış politika ve Suriye meselesi ciddi sıkıntılar yaşatıyor.
Demokrasi ve sistem meselesini de ilave edersek birçok tartışmanın bir arada yaşandığı bir Türkiye manzarası ile karşı karşıyayız.
***
Meclisin Ana gündemine bakınca ilginç geliyor.
Dokunulmazlık meselesi…
Yeni Anayasa serüveni…
Partili Başkan veya doğrudan Başkanlık sistemi gibi tartışmalar siyaseti başka bir kulvara çekmiştir.
Tüm sorunlar sanki bitmiş de eksiğimiz sadece sistem kalmış gibi bir anlayış yayılıyor.
***
Haliyle…
Türkiye bu kulvarda ilerlerken tartışmaların boyut da farklılaşan bir siyaset manzarası ortaya çıkarıyor.
Demokrasi çerçevesinde uzlaşan değil, zıtlaşan bir siyasi hava var.
Böyle bir siyaset iklimi ile ne kadar ilerleriz bilmiyoruz.
***
Birkaç ay geriye dönersek…
Cumhurbaşkanın halkın seçmesiyle başlayan sistem tartışmaları 7 Haziran seçimlerinde yüksek sesle dile getirilmişti.
7 Haziran sonuçlarının bu tartışmaların gölgesinde kalması hükümet ortaklığı görüşmelerinin Başkanlık ve Yeni anayasa düellosuna dönüşmesi 1 Kasım seçimlerini doğurmuştu.
***
Bu süreçte ne oldu?
Bu süreçte ortaya çıkan Algı yönetimi 1 Kasım seçimlerinin sonucunu belirledi…
Belki de aklın değil öfkenin sonucu bugün yaşananlara zemin hazırladı..
Öfkenin neticesi olarak İktidar koltuğuna yeniden oturan AKP ve Davutoğlu kabinesi bile kısa süren bu dönemde “Başkanlık ve yeni Anayasa rüzgarının” şiddetine dayanamamıştır.
***
Netice itibari ile….
Sayın Erdoğan’ın “ya Başkanlık ya da partili Cumhurbaşkanı” arzusu Türk siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcıdır…
Artık Başkanlık veya partili cumhurbaşkanlığı Anayasaya rağmen açıkça konuşuluyor.
Mecliste yaşananların özeti bu arzudur…
Sayın Davutoğlu’nun bu görevlerini kendi tabiri ile “elinin tersiyle itmesi” yakın tarihimize yeni siyaset konseptinin de miladı olarak geçecektir…
Çünkü AKP artık doğal liderlik tabiri ile Parlamenter sistemden vazgeçmiş bir tablo ortaya koymaktadır…
***
AKP’nin yeni anayasa ısrarının ana teması sistem değişikliğini oluşturuyor.
Sayın Davutoğlu’nun gidişi de bu fırtınanın yarattığı anafor değil mi?
Dün AKP’de ilginç bir değişim yaşandı.
1 kasım seçimlerinde halkın oyunu alan Başbakan ve genel başkan dönemi bitti.
Yerine bir kanaatle yeni genel Başkan adayı ve aynı zamanda Başbakan adayı seçildi.
Sayın Binali yıldırım beye hayırlı uğurlu olsun…
Binali Yıldırım’ın göreve gelmesi rutin bir değişim gibi lanse edilse de Türkiye’nin yeni siyaset tercihinin başlangıcı olabilir.
Böyle bir değişim Davutoğlu seçilmiş olsa da AKP’nin güç dengelerinin halen farklı olduğunu göstergesidir…
Bu değişim AKP içinde farklı güç faktörünün halen etkin olduğunu göstermiştir…
***
Önümüzdeki günlerin gündemi ne olacak sorusunu yanıtı çok kısadır..
Özetle;
Sayın Erdoğan ne istiyor?
Başkanlık…
AKP ne istiyor?
Başkanlık…
Yani sistem değişimi…
***
Peki, sistem değişikliği nasıl olacak?
İşte mesele burada, yeni seçilecek Başbakanın bu değişiklik için çaba göstermesi gerekecek.
Sayın Binali Yıldırım’ın ilk sözü terörle mücadele kararlılığı oldu.
Belki de pazartesinden sonraki muhtemel gündemi dokunulmazlıklar ve yeni anayasa olacaktır…
***
Ne diyelim;
Türkiye’nin sistem sancısı ne gibi sonuçlar doğuracak gerçekten tahmini zor.
Fakat bu süreçte Türkiye’de yeni bir dönemin başladığını söyleyebiliriz…
Bu sert rüzgârın siyasi sonucu ne olur?
Nereye gider bekleyip görmekte yarar var…
Mustafa Ertekin

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER