SON DAKİKA

Trump Ve Almanya

Gündem Yazıları

BEDAVA ÜLKÜCÜLÜK

Gündem Yazıları

KADER MAHKÛMLARINA AF

KÖŞE YAZILARI

Yeni bir hayal Ve Yeni bir Anayasa!

Bu haber 13 Kasım 2012 - 12:41 'de eklendi ve 22 kez görüntülendi.

Mustafa Ertekin

Türkiye’nin gündemini elli yıldır işgal eden Anayasa tartışmaları “yeni anayasa” taslağı ile yeni de bir boyut kazanmıştır.

 

Şimdiye kadar yapılan tüm tartışmalarda sivil anayasa özlemi dile getirilirdi.

 

Yani eski anayasalara üstü kapalı olarak sivil olmayan “askeri” dokundurması yapılırdı.

 

Böylece içerik tartışılmaz sadece sivil anayasa özlemi vurgulanarak demokrasiye bağlılık gibi bir vurgu ile siyaset yapılırdı.

 

Oysa şimdiye kadar yapılan anayasalar darbelerin ardından olsa da fizikken sivil hocalar tarafından yapılıp halkın yüksek oyu ile kabul edilmiş metinlerdir…

 

Zaten, Anayasamızın birçok maddesi 1983 den sonraki dönemlerde meclisimizde değiştirildiği için içerik olarak millet iradesinin dışında demokratik olmayan bir vaziyeti de çok yoktur…

 

Özetlediğim bu söylem ve tartışmalar elli yıldır sürdüğü için bir kenara bırakıp yeni Anayasa ile özlenen yeni hayalleri konuşmakta fayda vardır.

 

Meclis Anayasa komisyonunun kaleme alınan konuları henüz net bir şekilde dile getirmediği için komisyon görüşmelerinden yansıyan kısımları yorumlarımıza baz oluşturmaktadır.

 

Yeni Anayasanın en yeni şekli bana göre öngörülen Başkanlık sistemine dayanmaktadır.

 

AKP’nin üç dönemdir tek başına iktidar olması kuvvetler ayrılığı ilkesinin “kuvvetler birliği” diye yeni bir kavram üretmesine sebep olmuştur.

 

Zaten tartışmaların ana kaynağı burada düğümlenmektedir.

 

AKP’nin yasama ve yürütme gücünü yargı üzerinde de etkin hale getirmesi bu gücü kaybetmeme telaşını yaratmaktadır.

 

Demokrasiyle yönetilen ve senatosu olamayan ülkelerde parlamenter sistemin sigortası kuvvetler ayrılığı ilkesidir.

 

Yeni Anayasa taslağına bakınca Muhalefetin MHP ve CHP’nin temel itirazına bakınca meselenin bu ilkelerin tahrip olabileceğinden kaynaklandığı açıkça görülmektedir.

 

Yeni Anayasanın daha temel tarifler içermesi konusu doğru bir yaklaşımdır. Anayasaların toplumsal mutabakat metinleri olduğunu düşünürsek temel kriterleri belirlemesi zaten yeterlidir. Meclisten çıkacak idari, mali ve tali kanunların bu mutabakatın çerçevesini aşmaması yeterli olacağından temel tarifleri ve kriterleri seçmek her dönemden daha elzem hale gelmiştir.

 

Çünkü yeni anayasa ile toplumda birçok yeni umut ve hayal oluşturulmuştur.

 

Mesela, BDP’nin beklentileri ile diğer siyasi yelpazenin beklentileri taban tabana zıt bir içeriktedir. BDP özerk yönetim vesaire gibi konuların Anayasa güvencesine alınmasını isterken, MHP ülke bütünlüğünün korunması ve demokratik sistemin zenginleştirilmesi konusunda ciddi bir mücadele vermektedir.

 

CHP’nin demokratik sistemi savunurken bir kısım tabanı ile tavanı arasına sıkıştığı görülmektedir.

 

Hal böyle olunca iktidar gücünü çok rahat kullanan AKP kendi gücünü de koruyan gücünü Anayasa ile sürdürme uyanıklığı göstermektedir.

 

AKP Yeni Anayasa için bir taraftan “her kesimden katkı bekliyoruz” şovu yaparken, diğer taraftan yandaş STK’ların sesini medyada yükselterek “halk böyle istiyor” gösterisi yapmaktadır.

 

Bu gösteride elbette demokratik çerçevede görüş açıklayan STK’lar var.

 

Ancak medyada yandaş STK’ların öne çıkarılması ile başkanlık temasının kullanılması da manidardır.

 

Şu aşamada ismini vermeyeceğim etkin bir STK’nın bastırıp görüş olarak AKP kurmaylarının masasına bıraktığı “Anayasa teklif” kitapçığı zihinlerde hayal Başkanlık sistemi ile nasıl bir gücün elde edilmek istendiği konusunda fikir vermektedir.

 

Bu etkin STK’nın hazırladığı 85 maddelik kitapçıkta çok ilginç maddeler var.

 

Mesela Başkanın görev ve yetkileri bölümüne bakalım;

 

Şimdilik 52. Maddeye bakalım;

 

MADDE 52; “Bakanlar ve müsteşarların sayısını ve görevlerini başkan belirler.

 

Başkanın bu görevler uygun gördüğü isimler meclisin tasdiki ile göreve başlayabilirler.

 

Bakanlar ve müsteşarları Başkan istediği zaman azledebilir. Azil de meclis onayına gerek yoktur.

 

Yüksek dereceli hakimleri genel müdür ve üstü yüksek dereceli memurları valileri ve büyük elçileri başkan tayin eder. Bu tayinler meclisin onayına tabidir.

 

Başkanın,”bütçe kanunu dışında mecliste kabul edilen tüm kanunları veto etme yetkisi vardır.” Teklife bak be!

 

Değerli okurlar,bu madde Sultan Süleyman’ın fermanından değil,hukukun üstünlüğüne bağlı bir demokratik devletinde bulunan bir STK tarafından hazırlanıp kaleme alınmış ve Anayasa teklifi kitabı olarak dağıtılmış bir metinden alınmıştır.

 

Böyle bir maddenin hayalini kuran bir zihniyetin sizce demokrasi ve erkler ayrılığı gibi bir düşüncesi olabilir mi?

 

Bu düşünce ile Oluşturulan bir mutabakat metni kabul edilebilir mi?

 

….veya uzlaşmak gibi bir niyetin olduğu söylenebilir mi?

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok
YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.