Asikurtlar©

Yazmaya utanıyorum!..

Yazmaya utanıyorum!..
20 Temmuz 2015 - 20:34 'de eklendi ve 4105 kez görüntülendi.

Kundaktaki bebeği dahi gözünü kırpmadan katledebilen bir terör örgütü, nasıl oluyor da bizzat ülkeyi yönetenler eliyle direniş örgütü haline getirilerek muhatap alınabiliniyor? Bu yanlış siyasetin, bırakın diğer vahim sonuçlarını, ülkenin onurunda yıllarca sürecek bir yara açtığını yazmaya utanıyorum!
Bir terör örgütünün kodesteki elebaşısı nasıl oluyor da devlete istikamet çizer hale gelebiliyor, ben bunun yanlış bir siyaset olduğunu yazmaya utanıyorum!
TBMM çatısı altında ve hemen her yerde Türk Halkı için; Türkiye Halklar denilerek Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş felsefesinin temel direği olan, üstelik Anayasanın da hemen her maddesinde işaret ettiği Türk Devletinin halkının bütünlüğüne kast edilmesine karşın nasıl oluyor da hem siyaset hemde hukuk sessiz kalabiliyor ben yazmaya utanıyorum!
Ülkeyi yönetenlerin; nasıl oluyor da, on yılda dış borcu üç katına çıkarmalarını halka ekonomik başarı diye sunacak kadar pişkinleşebildiklerini yazmaya ben utanıyorum!
Yüzde onun üzerindeki işsizlik bir yana, sanayi sektöründeki yüzde yirmilik istihdama karşın çalışan nüfusun yüzde ellisinin hizmet sektöründe olmasının, aslında çalışan nüfusun yarısının garson olduğu anlamına geldiğini yazmaya utanıyorum!
Devlet kurumlarında uyduruk unvanlarla, yan yana çalışanları ücret ve özlük hakları açısından birbirinden ayırarak çalışma barışını bozan siyasetin yanlış bir siyaset olduğunu ben yazmaya utanıyorum!
Nasıl oluyor da ulusal bir kurumda odacı kadrosunda çalışan bir insan aynı kurumun genel müdürü olabiliyor, ben yazmaya gerçekten utanıyorum!
Son on yılda henüz çok küçük bir bölümü bitirilebilmiş iddialı dev projelerin; devletin borcundaki üç katı artışa rağmen, bunun yanında 102 milyon m2 vatan toprağını yabancılara satmamıza rağmen, yetmemiş 90 yılda yapılan ne varsa tamamına yakınını satmamıza rağmen, hazineden değilde yabancı sermaye tarafından yıllarca sürecek imtiyazlar karşılığı yapılmasının yanlış siyasetin bir sonucu olduğunu yazmaya utanıyorum!
Bir hukuk devletinde kayıtsız şartsız soruşturulması gereken yolsuzluk iddialarının hükumet ortaklığı için pazarlık konusu yapılmasının kabul edilemez olduğunu yazmaya ben utanıyorum!
Hukukun işletilmesinin ancak pazarlığa bağlı hale gelmesine rağmen nasıl oluyor da ülkeyi yönetenlerin vicdanlarının bunu bile kabul etmeyecek kadar körelebildiğini yazmaya ben utanıyorum!
Bir mahkeme kararı üzerine nasıl oluyor da iktidarın bir milletvekili ”Yargıtay, Danıştay, YSK, RTÜK şimdi de AYM. Yakında da TSK zıplar” diyebiliyor? Hadi milletvekili bunu diyerek devletin temel kurumlarını hasım olarak ilan ediyor. Peki nasıl oluyor da ne bir STK dan ne bir siyasi partiden yada herhangi bir kimseden, 13 yıldır yönettiği devleti hasım gören bu zihniyete bir tepki gelmiyor, bunu yazmaya ben utanıyorum!
Mütevaziliğin asaleti yerine, gösterişin itibar olarak sunulmasını; aklımızla alay etmek olduğunu yazmaya ben utanıyorum!
Bütün bunları yazmaya ben utanıyorum çünkü bunları yazarsam, insanlarımıza; sanki bunların farkında olacak akla ve algıya sahip değilmiş gibi davranmış olmaktan korkuyorum!

Şahap ÖZDEMİR

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER