Asikurtlar©

Yazının Bittiği Yer!

Yazının Bittiği Yer!
27 Haziran 2015 - 18:58 'de eklendi ve 4057 kez görüntülendi.

Şöyle bir bakıyorum, bugüne kadar bu adamların meydana getirdiği milli tehdit ve kaygılar konusunda yazmadığımız kalmamış! Daha ne yazalım?

Böyle terörle mücadele olmaz demişiz. Sandıktaki psikolojik ve fiziki baskıyı, yazmışız çizmişiz. Gitmişiz görmüşüz. Hatta Diyarbakır’dan basına demeç vermişiz. “Keleşli seçim olmasın” demişiz.

“İslamlaştığınız filan yok; gitgide yavşaklaşıyorsunuz” demişiz. “Analar ağlamasın” diyerek terörle mücadele olmaz; yanlış anlarlar. “Korktu” derler, “yendik” derler, “kazandık” der “taraftarlarına moral verirler” demişiz.

Dinleyen olmamış!.. Biz de tarihe not düşmüşüz.

“Devlet teröristle pazarlık yapmaz, terörü meşrulaştırmak, terörle mücadele edenlerin meşruiyetini tartışmaya açar” demişiz.

Dinlememiş; kumpas yemiş, gizli tanık adı altında, gey haham çırağından sahte itirafçısına kadar nice karanlık adamlara 40 yıllık askerleri yedirmişler.

“Hırsız oğlunuz da olsa sahip çıkmayın, dini siyasetin içine bu kadar sokmayın, din adamı kafasıyla strateji analizi yapmayın, terör işini askere bırakın” demişiz. Duymamışlar!..

Yazmıyorum artık ; hitabet üstü az siyaset dümbelekleri!.. Öküz aleyhisselamın danaları…

Kendini adam zanneden dalkavuklar!.. Yazmıyorum.

Ağzımızı bozmayalım, Ülkücü gazetesiyiz, basın ruhen muhaliftir, coşmayalım, edebimizi koruyalım dedik!..

Yahu bir kere de insan dönüp bakmaz mı “bu tertemiz adamlar bize ne diyor” diye…

Basında seküler kalem efendilerine rahmet okutacak dindar kalem köleleri yetiştirmeyi marifet saydınız.

İçlerinde “millet bölünse de Ermeni ninemin intikamını almış olurum” diyen dönmelerden “devlet yıkılsa dedemin ruhu şad olur” diyen gizli memleket düşmanlarına kadar her çeşit insan bulunan eski Marksistleri aldınız; baş tacı yaptınız.

Kerbela’dan kini olandan, Şeyh Sait isyanına kadar, Tehcir’den öcü olandan Hatay sorununa kadar, Celali’den Menemen olayına kadar devlete kini olan ne kadar adam, madam, esrük, erseyik varsa mezarından kaldırıp kürsüye çıkardınız!..

Neydi aslanım maksadınız?

“Askeri vesayeti kaldıracağız” dediniz terörist vesayeti altına girdiniz. Sivil kafanız, “Kobani düştü düşecek” derken; vasileriniz, yakarak yıkarak size Devlet Hastanesinin kapılarını açtırdılar.

Peşmerge’ye Kobani yolunu açmak, Kürt bayraklarıyla resm-i geçitler yapmak zorunda kaldınız.

Kaptırınca ceza yediğiniz alay sancağınızı bilmem!.. Garnizondaki Türk bayrağını bebeye şebeye çaldırdınız!..

“25 Sene iktidar olmaz, yozlaşırsınız, ağzınızın tadıyla gidin” dedik!.. “Para yemeyin, yüce divan yolunu kapamayın, Doğuda oy alıyorsunuz. Üzerinize varmayız, yapıcı oluruz” dedik kibar olduk, siz “çan çan” öttünüz!..

“Ahlaksızlık yapmayın, yetim malı çalmayın, kuvvetler ayrılığını ateşe atmayın, yargıdan kaçıp da sistemi tartışmaya açmayın!..” dedik; mızırdanıp durdunuz!..

“Devletin çivisini çıkarmayın, isyanı meşrulaştırmayın!.. Adamlar siyaset yapmıyor, ihtilal yapıyor bunlarla bir olup; Atlantik ötesinden güç alıp orduya çatmayın!..” Dedik; kasetin, kumpasın kaynağını hiç sorgulamadınız! Elinize temiz kirli ne geçtiyse çilekli dondurma gibi yaladınız!..

“Ordu milletin ortasıdır; yıkılırsa hepimiz altında kalırız” dedik Tayyip Efendi, Silivri’ye, Hasdal’a bir türlü doymadı!..

“Yılanla çuvala girilmez; çuval yamuk, o yamuk, nerenizi ısıracağı belli olmaz” dedik yer duydu siz duymadınız.

“Bunlar hayatlarını sahtekarlıklarına borçludur; yahu teröriste inanılmaz!.. Önce silah bıraksınlar; müzakere ondan sonra başlasın” dedik. Taş duvarlar anladı siz anlamadınız!..

Şimdi tutmuş, yok “sandıkta baskı vardı” Yok “Kandil’de korku vardı” Yok “yazarken elim kaydı…” Tüydü, yündü kıldı!.. Sahte sahte ağlıyorsunuz!..

Gözünüze dizinize dursun, devletsizler!..

Bilerek yapmadıysanız aptal; bilerek yaptıysanız yedi göbek hainsiniz!..

Haddizatında “Apoyla görüşme” meselesinden, tescilli şerefsizsiniz!..

Yazmıyorum artık “şöyle olursa şöyle olur, böyle olursa böyle olur” diye… Beter olun; bin beter!

Ne haliniz varsa görün!.. Yıkılsın sizin dergah dediğiniz çayhaneler, tekke sandığınız meyhaneler!..

Şimdi siz, suçunuz kabarıp arşa varınca, yargıdan tüymek için yeni maceralar, yeni ittifaklar ve yine iktidar peşindesiniz!..

Biz ise vatan aşığıyız; her şeye hazırız!.. 40 yıl muhalefette kalırız. 50 yıl dağda yaşarız!.. Gün olur, bağa iner bahçe duvarından da aşarız!.. Ama önce bugüne gelelim.

Ya erken seçim olur, sandıkta görüşürüz…

Ya da bu iki aptal kedi “serhildan fareleri”nin elinde oyuncak olur; biz hep birlikte gülüşürüz!..

Şükrü ALNIAÇIK

Etiketler :
SON DAKİKA HABERLERİ
İLGİLİ HABERLER