22 Mayıs 2012 Salı
Live tracking and statistics
Paylas
Ermenilerin Van İsyanlari - 4 (1896-1915)

Ruslar Kafkasya’daki Ermenileri kendi tarafına çekmeye çalışıyordu..Sadettin Paşa, 23 Temmuz 1896 tarihli raporunda, konsoloslar tarafından yapılan bu ılımlı teklife rağmen isyancıların silah bırakmadıklarını, tavsiye ve nasihatleri kabul etmediklerini bildirmiştir.


İsyan, 10 Eylül 1896’da tekrar başlamıştır. 14-15 Eylül’de evlere sığınan Ermeni isyancılarla çatışmalar devam etmiştir.
Yaklaşık beş ay süren isyan, Ekim ayı sonlarında büyük oranda bastırılabilmiştir. Ancak tam anlamıyla bitirilmiştir de denilemez, çünkü 1897 yılında da devam etmiştir. Hariciye Nezaretinin 10 Ağustos 1897 tarihli dış temsilciliklere gönderdiği telgrafta:
"...Ayın 7’sinde Ermeni çeteleri Haydıranlı ve Mazkiri aşiretlerine saldırmış ve çok vahşiyane hareketlerde bulunmuşlardır, 116 kadın ve çocuğu öldürmüşlerdir. Takip edilen âsîler İran’a kaçmış olup hudut bölgelerinde gerekli tedbirler alınmıştır." şeklinde bilgi vermiştir.
Birinci Van isyanında umduklarını bulamayan ve başarısızlığa uğrayan Ermeniler bu defa propaganda yoluyla Şemsi Paşa’nın kendilerine işkence yaptığı yaygarasını yapmaya başlamışlardır.
İkinci Van İsyanı (1915)
Osmanlı Devleti 3 Ağustos 1914’te seferberlik ilan etmiştir. Seferberliğin ilanından yaklaşık 27 gün sonra yani 30 Ağustos 1914 tarihinde Zeytunlu Ermeniler Osmanlı bayrağı altında savaşmayı reddederek kendi subaylarının yönetiminde bir "Zeytun Fedayi Alayı" kurarak resmen isyan etmişlerdir.
Osmanlı Devleti henüz savaşa girmeden önce Rus-Ermeni yakınlaşması hakkında bilgi sahibi olmuştur. Alman Yarbaylarından Guse de Türkiye’deki Ermenilerin, Türkiye aleyhine taşıdıkları zararlı fikirleri, Rusların ilerlemeleri halinde eyleme dönüştürecekleri ve ayaklanacaklarının bilindiğini yazmıştır.
Bu amaçla, 19 Temmuz 1914 tarihli Rusların Kafkasya Ermenileri aracılığıyla yapmakta olduğu kışkırtmalara karşı alınacak önlemleri belirten 3. Ordu Komutanlığı emri çıkartılmıştır.
Emirde, Rusların Kafkasya’daki Ermeniler vasıtasıyla Türkiye’de bulunan Ermenileri teşkilatlandırıp Osmanlı Devletinden zaptedecekleri yerleri Ermenilere vererek istiklâllerini temin vaadiyle teşvik ettikleri, daha da ileri giderek bölgede yaşayan köylülerin giymiş oldukları kıyafetleri giyerek Ermenilerin yaşadıkları köylere silah ve cephane soktukları ve hatta Rus generallerinden Loris Melikof’un oğlunun bu maksatla Van’a gittiği haberi alınmış olduğu ve bunun için gerekli tedbirlerin alınması gereği bildirilmiştir.
6 Eylül 1914’te Başkomutanlık tarafından 3. Ordu Komutanlığına gönderilen mesajda, Van’daki Ermenilerle Rusların haberleştiklerinin istihbar edildiği bildirilmiştir.
Benzer bir telgraf 14 Eylül’de Erzurum Vali Vekili Defterdar Cemal Bey tarafından 3. Ordu Komutanlığına çekilmiştir.
Telgrafta: "Rus Hükümetinin Kafkasya’daki Ermenilere görülmedik derecede güvendikleri, onları kendi tarafına çekip Doğu Anadolu’da istedikleri anda isyan çıkartarak iç işlerimize karışmaya çalışacakları..." bildiriyordu.
18 Eylül 1914 tarihli Bitlis Valisi Mustafa Bey’den 3. Ordu Komutanlığına çekilmiş olan şifreli telgrafta:
"Seferberlikten sonra bu bölgedeki Ermeniler, komitelerin talimatlarına göre Kafkasya Ermenileriyle birleşerek Rus Ordusunun harekatını kolaylaştırmaya karar vermişlerdir" denilmiştir.
14 Ekim 1914’te Beyazıt Mutasarrıfı’nın Dahiliye Nezaretine gönderdiği mesajda ise 26 Eylül’de Van, Muş, Bitlis ve Kars’da Ermeni gönüllülerinin toplanarak saldırı hazırlıklarında bulunduklarını, hatta içlerinden birkaçının Van’a gittiklerini bildirmiştir.

yenicag


 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

BAŞBUĞ DİYORKİ

Türk töresinin bir diğer şartı da haddini bil¬mektir. Haddim bilmek... Ne kendinizi dev ayna¬sında göreceksiniz. Herkese yukarıdan bakacak¬sınız, ne de kendinizi aşağıdan göreceksiniz, aşa¬ğıdan bakacaksınız.
Alpaslan Türkeş -

En Cok OKUNANLAR

Şu anda 77 konuk çevrimiçi